Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varСкорби моей собственной лежат тяжелым в моей груди; Какой ты будешь распространять, чтобы он ПерсТ
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varСкърби на моята собствена лъжа, тежки в гърдите ми, което ти искаш да се разпространяват, за да го perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varהצער של שקר עצמי שלי כבדות בחזה שלי, מה אתה להפיץ לנבול, לקבל את זה perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varザインの多くを持つ:汝が示すようになたことは、この愛は自分の私のあまりに多くの悲しみを追加して蓄え。
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Csináld, amit mondom, te gyáva!", És végül ő szét a kezét megint, és tette másik ragadhatja a levegőben.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Czy jak powiem, tchórzu!" I w końcu ona się rękę ponownie, a wykonane innego wyrwać się w powietrzu.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Dělej, jak ti říkám, ty zbabělče!" A nakonec se šíří ruku znovu, a dělal další úryvek ve vzduchu.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak.'Fai come ti dico, vigliacco!' E finalmente stese la mano, e fatto strappare un altro in aria.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Gör som jag säger dig, du feg!" Och till sist hon bredde ut sin hand igen och gjorde annan rycka i luften.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Haz lo que te digo, cobarde! 'Y, finalmente, ella extendió su mano de nuevo, y se otra arrebatar en el aire.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak.'내가, 겁쟁이대로! 마'와 마지막에 그녀는 다시 그녀의 손을 펼쳐, 만들어가요 허공에 또 다른 납치. 이번에는 두 작은 울음소리가 거기 있었다
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Rob, ako ti hovorím, ty Zbabelec!" A nakoniec si rozšíril ruku znova, a robil ďalšie úryvok vo vzduchu.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Să vă spun eu cum, laşule!" Şi în cele din urmă ea a întins mîna din nou, şi a făcut un alt apuca în aer.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Να, όπως σας λέω, δειλέ!" Και επιτέλους άπλωσε το χέρι της και πάλι, και έκανε άλλο αρπάξει στον αέρα.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Да, както аз ви кажа, страхливец!" И най-сетне той разпери ръката си отново, и друг грабне във въздуха.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Роби, як я кажу тобі: ти боягуз!" І, нарешті, вона розсунула руку знову, і зробив інший схопити в повітрі.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak.空気中の別のスナッチ。この時間は、2つの小さな悲鳴があった 割れたガラスのとより多くのサウンド。
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Hacer que algo sea conocido al público; promulgar información.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Membuat sesuatu dikenal oleh masyarakat, untuk menyebarluaskan informasi.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.[Pubblicità] Rendere noto qualcosa al pubblico;per promulgare informazioni.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Да направиш нещо познато на обществото; да разпространяваш информация.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.A maioria do pólen que nos causa alergias é de plantas que usam o vento para disseminar o pólen.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.A szénanáthát is virágpor okozza, ami olyan növényről származik, mely a szél segítségével szaporodik.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.Đa số phấn hoa gây cảm mạo cho chúng ta là từ những thực vật phát tán hạt phấn nhờ gió.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.Det meste af det pollen der giver os høfeber er fra planter der bruger vinden til at sprede pollenet.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.우리에게 꽃가루 알레르기를 일으키기도 하는 꽃가루들의 대부분은 바람을 통해서 먼 곳으로 전달이 됩니다.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.Todo ese polen que nos produce fiebre de heno viene de plantas que utilizan el viento para diseminar su polen.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.Väčšina peľu, ktorý nám spôsobuje sennú nádchu, je z rastlín, ktoré na rozšírenie peľu používajú vietor.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.Většina pylu, který nám způsobuje sennou rýmu, pochází z rostlin, které používají vítr k rozšíření pylu.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.Пилок, який викликає алергію, належить рослинам, які розпилюють пилок за допомогою вітру.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.וזה למעשה די יעיל לזיהוי ועוד. רוב האבקנים שגורמים לנו לקדחת השחת באים מצמחים שמשמשים ברוח
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.風を使って花粉を広める 植物のものです とても非効率的な方法なので
Bu bütün kültürlerde var, doğru mu? Fakat bunun dinle ve dini yaymakla ilgisi yok.Maar dit gaat niet over religie, het gaat niet over bekeren.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.A gazdák keményen dolgoznak azért, hogy elterjesszék az ideológiákat a többieknek.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Die Träger arbeiten hart daran, diese Ideen auf andere zu übertragen.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gastheren verspreiden ijverig deze ideeën naar anderen.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gazda lucrează din greu ca să răspândească aceste idei la alții.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gli infettati si danno da fare per diffondere queste idee ad altri.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Gostitelji se močno trudijo, da bi razširili te ideje na druge.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Hostitelé pracují těžce, aby tyto myšlenky předali druhým.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.숙주는 사상들을 퍼뜨리기 위해 노력합니다.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Les hôtes travaillent dur pour répandre ces idées.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Nosiciele ciężko pracują, by rozprzestrzenić te idee na innych.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Nuestros anfitriones trabajan duro para esparcir estas ideas.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Os hospedeiros trabalham duramente para propagar estas ideias aos outros.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Värdarna arbetar hårt med att sprida dessa idéer till andra.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Οι ξενιστές κοπιάζουν για να εξαπλώσουν τις ιδέες τους σε άλλους.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Носители идей стараются распространить их среди других.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.Приемниците много се стараят да разпространят тези идеи към останалите.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.המארחים מתאמצים מאד להפיץ רעיונות אלה לאחרים.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.الطفيليات تعمل جاهدة لنشر أفكارها للآخرين.
Bu fikirlerin sahipleri, bunları başkalarına yaymak için çok çalışıyorlar.私は哲学者ですが 職業病の一つは
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!♫ CO2排出 やめよう!できる!できる!♫
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!Hãy thực hiện điều này! ♫ ♫ Tránh việc thải ra khí các bon!
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!Hozd meg ezt a döntést! Kerüld a széndioxid kibocsátást!
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!Ia decizia asta! ♫ ♫ Evită emisiile de carbon!
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!Je to možné!
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!♫ 자동차를 덜 사용하도록 하세요! 결단을 내리세요! ♫
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!Neem die beslissing! ♫ ♫ Vermijd koolstofuitstoot!
Buna karar ver! ♫ ♫ Karbon yaymaktan kaçın!Podejmijcie tę decyzję! ♫ ♫ Unikajcie emisji tlenku węgla!