Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.Powiedzcie, że te wypadki nie spowodują emisji materiału do środiska, które będą trujące na setki tysięcy lat.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.Řeknětemi, že důsledku těch nehod se do prostředí nedostane materiál, který je jedovatý po stovek tisíc let.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.Spuneţi-mi că acele accidente nu vor pune materiale în mediu care e otrăvitor pentru sute de mii de ani.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.אמרו לי שכל התאונות הללו לא הולכים להפיץ חומר בסביבה שיישאר רעיל למשך מאות אלפי שנים.
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.أخبروني أن تلك الحوادث لن تقوم بترك مواد في البيئة مواد سامة لمئات الآلاف من السنوات
Bana bu kazaların çevreye yüzbinlerce yıl boyunca zehirli kalan hiç bir madde yaymayacağını söyleyin.交通事故により 生活環境に放出されないと限りません 毎日走っているそれらのトラックや電車が
Bedenimizin karakteristik bir koku yaymaya başladığı zamana bakalımEsaminiamo il momento in cui i nostri corpi iniziano a emettere un odore caratteristico.
Bedenimizin karakteristik bir koku yaymaya başladığı zamana bakalım몸이 특유의 체취를 내뿜기 시작할 때가 언제인지 볼게요.
Bedenimizin karakteristik bir koku yaymaya başladığı zamana bakalımPodemos olhar para a altura em que os nossos corpos começam a emitir um odor característico.
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varBekymringer af min egen ligge tungt i mit bryst; Hvilket du vil udbrede, at den perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varBetegségeinket az enyém hazugság nehéz a mellemen, melyik akarsz terjeszteni, hogy ez perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varChagrins de ma propre mensonge lourd dans ma poitrine; Que tu veux propager, de l'avoir prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDolores de la mentira de mi propia pesada en mi pecho, lo que tú quieres propagar, a su prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDolori della mia menzogna pesanti nel mio petto; che tu vuoi propagare, alla sua prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDores de mentira minha própria pesado em meu peito, o que tu queres propagar, para tê-lo prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varDuka dari kebohongan-Ku sendiri berat di dadaku; yang engkau menyebarkan layu, untuk memilikinya perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs lời nói dối của ta nặng trong vú của tôi, ngươi héo tuyên truyền, nó perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs moje lastne laži težko v mojih prsi; Katero hočeš širijo, da so ga perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varGriefs تكمن الخاصة بالألغام الثقيلة في صدري ؛ نشر أي أنت الذبول ، لأنها قد perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varKummer meiner eigenen liegen schwer in meiner Brust; Welche wirst du zu propagieren, um es prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest var내 가슴에 심한 내 자신의 거짓말의 슬픔, 그대가 시들고 전파, 그것이 perst 가지고
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSmarten van mijn eigen liggen zwaar in mijn borst, die gij wilt verspreiden, om het te laten prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSmutek z mego leżą ciężkich w piersiach, Które ty propagują, jego perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSorger i min egen ligger tungt i mitt bröst, som du vissnar propagera till att den perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSuferinţele de minciună propria Mea grele în piept mea; care le-ai propaga vei, să îl perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varSurut minun omien valheen raskas rinnassani; Mitä tahdot etenevät, on se perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varŽalý ja sám leží ťažké v mojej hrudi, ktorú si chceš množiť, aby si to napriek tomu
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varŽaly já sám leží těžké v mé hrudi, kterou jsi chceš množit, aby si to prest
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varΠόνους μου το δικό βρίσκονται βαριά στο στήθος μου? Ποια θέλεις διαδίδουν, να έχουν perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varСкорби моей собственной лежат тяжелым в моей груди; Какой ты будешь распространять, чтобы он ПерсТ
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varСкърби на моята собствена лъжа, тежки в гърдите ми, което ти искаш да се разпространяват, за да го perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varהצער של שקר עצמי שלי כבדות בחזה שלי, מה אתה להפיץ לנבול, לקבל את זה perst
Benim meme ağır maden kendi yalan acılarımıza; Sen solgunluk yaymak, prest varザインの多くを持つ:汝が示すようになたことは、この愛は自分の私のあまりに多くの悲しみを追加して蓄え。
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Csináld, amit mondom, te gyáva!", És végül ő szét a kezét megint, és tette másik ragadhatja a levegőben.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Czy jak powiem, tchórzu!" I w końcu ona się rękę ponownie, a wykonane innego wyrwać się w powietrzu.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Dělej, jak ti říkám, ty zbabělče!" A nakonec se šíří ruku znovu, a dělal další úryvek ve vzduchu.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak.'Fai come ti dico, vigliacco!' E finalmente stese la mano, e fatto strappare un altro in aria.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Gör som jag säger dig, du feg!" Och till sist hon bredde ut sin hand igen och gjorde annan rycka i luften.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Haz lo que te digo, cobarde! 'Y, finalmente, ella extendió su mano de nuevo, y se otra arrebatar en el aire.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak.'내가, 겁쟁이대로! 마'와 마지막에 그녀는 다시 그녀의 손을 펼쳐, 만들어가요 허공에 또 다른 납치. 이번에는 두 작은 울음소리가 거기 있었다
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Rob, ako ti hovorím, ty Zbabelec!" A nakoniec si rozšíril ruku znova, a robil ďalšie úryvok vo vzduchu.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Să vă spun eu cum, laşule!" Şi în cele din urmă ea a întins mîna din nou, şi a făcut un alt apuca în aer.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Να, όπως σας λέω, δειλέ!" Και επιτέλους άπλωσε το χέρι της και πάλι, και έκανε άλλο αρπάξει στον αέρα.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Да, както аз ви кажа, страхливец!" И най-сетне той разпери ръката си отново, и друг грабне във въздуха.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak."Роби, як я кажу тобі: ти боягуз!" І, нарешті, вона розсунула руку знову, і зробив інший схопити в повітрі.
'Ben, korkak size!' Ve son olarak yine elini yaymak, ve havada başka bir kapmak.空気中の別のスナッチ。この時間は、2つの小さな悲鳴があった 割れたガラスのとより多くのサウンド。
Bilgiyi topluma yayma yolumuz Medeniyet Başlangıç Kiti ile.Este conocimiento se distribuye a la comunidad a través del Kit de Iniciación de Civilizaciones
Bilgiyi topluma yayma yolumuz Medeniyet Başlangıç Kiti ile.Мы распространяем эти знания в обществе посредством Civilization Starter Kit.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Hacer que algo sea conocido al público; promulgar información.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Membuat sesuatu dikenal oleh masyarakat, untuk menyebarluaskan informasi.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.[Pubblicità] Rendere noto qualcosa al pubblico;per promulgare informazioni.
Bir bilgiyi kamuyla paylaşmak, bilgiyi yaymak.Да направиш нещо познато на обществото; да разпространяваш информация.
Birleşik Devletler tarzı katı önlemleri yaymayı hedefliyor.모두 미국식의 보호 규제를 전 세계에 더욱 강하게 퍼트리는 것이 목적이죠.
Birleşik Devletler tarzı katı önlemleri yaymayı hedefliyor."protezione" in stile Stati Uniti, in tutto il mondo.
Birleşik Devletler tarzı katı önlemleri yaymayı hedefliyor.VS-stijl van bescherming over de hele wereld.
Birleşik Devletler tarzı katı önlemleri yaymayı hedefliyor.שואף להפיץ אפילו חזק יותר הגנות בסגנון ארה"ב ברחבי העולם.
Birleşik Devletler tarzı katı önlemleri yaymayı hedefliyor.世界に広めるのが目的だ アメリカの経済が発展途上の時は
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.A maioria do pólen que nos causa alergias é de plantas que usam o vento para disseminar o pólen.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.A szénanáthát is virágpor okozza, ami olyan növényről származik, mely a szél segítségével szaporodik.
Bizde bahar nezlesine neden olan polenlerin çoğu polen yaymak için rüzgarı kullanan bitkilerden gelir.Đa số phấn hoa gây cảm mạo cho chúng ta là từ những thực vật phát tán hạt phấn nhờ gió.