Ana içeriğe geç
Sözlük

yayma ile cümle

yayma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.Y creo que es una idea que merece ser difundida.
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.Και πιστεύω ότι είναι μια ιδέα που αξίζει να διαδοθεί.
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.И мисля, че това е идея, която заслужава да бъде разпространена.
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.И я думаю, эта идея достойна распространения.
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.І я думаю, що це ідея, варта поширення.
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.ואני סבור שזה רעיון ששווה להפיץ.
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.وأعتقد أنها فكرة تستحق النشر.
Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.ありがとうございました
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.Dan duurt het geen dagen om deze informatie te vertrekken aan de juiste mensen. Het kan automatisch gebeuren.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.그리고 며칠씩 걸려 필요한 사람들에게 정보를 전달하는 대신 자동으로 전달되게 할 수 있습니다.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.Zamiast iść kilka dni, informacje trafią tam, gdzie trzeba automatycznie.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.К тому же, вместо суток на распространение информации нуждающимся в ней людям, это произойдёт автоматически.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.ואז, במקום שייקח ימים כדי להעביר את המידע הזה לאנשים שצריכים אותו יותר מכל, זה יכול לקרות באופן אוטומטי.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.وبالتالي، وبدل استغراق أيام لنشر هذه المعلومات على الناس الذي يحتاجونها أكثر، يمكن أن تحصل أوتوماتيكيا.
Ve bu bilgiyi en çok ihtiyaç duyan insanlara yaymak günlerce sürmektense, otomatik olarak yapılabilecek.情報を必要とする人々に向けて 時間をかけて手動で送信する必要もありません 分散ネットワークや
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.At udbrede den information til resten af Afrika, er vigtigt.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Daarom is de verspreiding van die informatie over de rest van Afrika belangrijk.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Die Verbreitung dieser Information überall in Afrika ist wichtig.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Donc en diffusant cette information à - dans toute l'Afrique est important.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Então, divulgar essa informação por todo o resto de África é importante.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.E quindi diffondere queste informazioni -- per tutto il territorio africano è importante.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Så att sprida den informationen till resten av Afrika är extremt viktigt.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Si astfel, diseminand aceasta informatie catre restul Africii e important.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Šíření takových informací po celé Africe je důležité.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Szerzenie tego typu informacji na całym obszarze Afryki jest niezwykle ważne.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Y entonces si esa información se reparte al -- resto de Africa es importante.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.І поширення цієї інформації по решті Африки є важливим.
Ve bu bilgiyi yaymak -- Afrikanın gerisinde çok önemli.Так вот, очень важно распространение этой информации по всей Африке.
Ve bu bilgiyi yaymak --그래서 이런 정보들을
Ve bu bilgiyi yaymak --Például ennek az információnak az elterjesztése
Ve bu bilgiyi yaymak --Разпространяването на подобна информация в
Ve bu bilgiyi yaymak --לכן הפצת המידע
Ve bu bilgiyi yaymak --لذلك نشر تلك المعلومة لـ
Ve bu bilgiyi yaymak --アフリカ全土に伝えることが重要だ
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.A já si myslím, že to je myšlenka, o které stojí za to mluvit.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.A myslím si, že toto bola myšlienka, o ktorú sa treba podeliť.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Dan saya pikir ini adalah ide yang pantas untuk disebarkan.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Dat leek me wel een idee dat de moeite waard is.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.E ho pensato che questa fosse un'idea che vale la pena diffondere.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.E pensei que esta fosse uma ideia que valesse a pena divulgar.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.In menim, da je to ideja, vredna, da jo širimo. Hvala.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.그리고 저는 이것이 널리 전할 가치가 있는 아이디어라고 생각했습니다.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Og jeg tænkte, at det var en ide, der var værd at sprede.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Și m-am gândit că aceasta e o idee care merită răspândită.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Tôi nghĩ đó là một ý tưởng đáng lan tỏa.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Tym więcej pokoju będzie na naszej planecie.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Úgy gondoltam, ez egy terjesztésre érdemes gondolat.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Y pensé que valía la pena compartir esta idea.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Και πιστεύω οτι αυτή ήταν μια ιδέα που άξιζε να διαδοθεί.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.И мне кажется, что об этом стоит рассказывать людям.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.І я подумала, що це ідея, якою варто поділитись.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.Та си помислих, че това е идея, която си стува да бъде споделена.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.וכוכב הלכת שלנו יהיה שליו יותר. וחשבתי שזהו רעיון שראוי להפיצו.
Ve düşündüm ki, işte bu yaymaya değer bir fikirdi.وأعتقد أن هذه فكرة تستحق الإنتشار
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.만약 당신의 목적이 아이디어를 확산하는 것이라면 당신은 어떤 순간에 16 00:00:41,628 --> 00:00:44,362 오로지 영어로 말하고 있다는 사실에 직면하게 됩니다.
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.A jestliže je vaším cílem šířit myšlenky, v určité chvíli narazíte na fakt, že mluvíte jen anglicky.
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.Ale realizując tę misję w końcu stanęliśmy przed faktem, że to wszystko jest po angielsku.
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.In če je tvoj cilj širjenje idej, se na določeni točki soočiš z dejstvom, da govoriš samo angleško.
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.Имея такую цель, в какой-то момент сталкиваешься с фактом, что ты знаешь только английский.
Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.وإذا كان هدفك نشر الأفكار، في وقت ما ستواجه بحقيقة أنك تتحدث فقط الإنجليزية.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod