Ve eğer amacınız fikirleri yaymaksa, bir noktadan sonra sadece İngilizce konuştuğunuzun farkına varıyorsunuz.自分たちが英語しか使っていない という事実に突き当たりました 私たちのしていることの根っこに あるのは 繋がりです
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.E as ferramentas para o distribuir livremente, sob licenças abertas nunca foram tão baratas e generalizadas.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.이 도구들은 저작권도 없이 자유롭게 쓸 수 있습니다. 이렇게 저렴하고, 접근이 쉬웠던 적이 여지껏 없었습니다.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.Środki do ich darmowego rozpowszechniania nigdy nie były tańsze i bardziej rozpowszechnione.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.Và các dụng cụ để phân phối nó miễn phí, bản quyền mỡ cũng chưa bao giờ rẻ và nhiều như thế.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.והיכולת להפיץ את זה בחופשיות, תחת רישיון פתוח, מעולם לא היתה כה זולה או פשוטה.
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.والأدوات لكي توزعه بحرية وبتراخيص مفتوحة لم تكن أيضًا أرخص من ذلك ولا أكثر توافرًا
Ve onları özgürce, açık lisanslarla yaymak için gereken yazılımlar hiç bu kadar ucuz ve yaygın olmamıştı.自由配布されるこの道具が 現在こんなに安く簡単に手に入るのです ブログにビデオシリーズを載せたところ
Ve proton olabilmek için elektron yayması gerekir.Żeby stać się naładowanym protonem, musi wyemitować elektron.
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.A, jasne, ked už šťastie -- my chceme "radosť pre svet".
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.A proposito di felicità, vogliamo "joy to the world".
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.Dan tentunya, karena kebahagiaan -- kita ingin "Joy to the world."
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.És mivel boldogságról van szó, ezért "gyönyört a világnak".
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.In seveda, ker je tema sreča - želimo "joy to the world".
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.Och förstås, å grund av lycka - vi vill ha "joy to the world."
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.samozřejmě, od štěstí -- my chceme "radost pro svět".
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.Şi normal, dacă avem fericire -- vrem "fericire întregii lumi."
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.Và tất nhiên, vì niềm vui -- chúng tôi muốn "niềm vui tới thế giới".
Ve tabi ki, "dünyaya yaymak istediğimiz mutluluk" için.Και φυσικά, αφού η ευτυχία - θέλουμε " χαρά για τον κόσμο."
Yapmanızı istiyorum. Talep etmenizi istiyorum. Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.Je veux que vous le fassiez, je veux que vous le demandiez, et je pense que cette idée mérite d'être partagée.
Yine helyum parçacığı yaymak zorundayız.Naposledy tedy, musí být uvolněno helium.
Yine helyum parçacığı yaymak zorundayız.Po raz kolejny mamy do czynienia z emisją cząstki alfa.