Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.Której stałem się sługą według daru łaski Bożej, która mi jest dana według skutku mocy jego.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.vars tjänare jag har blivit i följd av den Guds nåds gåva som blev mig given genom hans mäktiga kraft.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.которого служителем сделался я по дару благодати Божией, данной мне действием силы Его.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.котрому став я служителем по дару благодати Божої, даної менї по дїйству сили Його.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.от Когото носи името всеки род на небесата и на земята,
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.אשר הייתי לה למשרת במתנת חסד אלהים הנתונה לי כפי פעלת גבורתו׃
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.الذي صرت انا خادما له حسب موهبة نعمة الله المعطاة لي حسب فعل قوته.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.我 作 了 這 福 音 的 執 事 、 是 照 神 的 恩 賜 . 這 恩 賜 是 照 他 運 行 的 大 能 賜 給 我 的
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.我 作 了 這 福音 的 執事 、 是 照 神 的 恩賜.這恩賜 是 照 他 運行 的 大能 賜給 我的
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Coelho logo abaixo da janela, de repente ela espalhar-se-lhe a mão, e fez um fragmento em o ar.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Conejo justo debajo de la ventana, de pronto se extendió su mano, e hizo un arranque en el aire.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Coniglio appena sotto la finestra, lei improvvisamente sparse la mano e fatto una strappare a l'aria.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Kanin lige under vinduet, hun pludselig spredt ud af hendes hånd, og lavet en ryk in luften.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Kanin precis under fönstret, spred hon plötsligt fram sin hand och gjorde ett ryck i luften.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Kelinci persis di bawah jendela, tiba-tiba menyebar tangannya, dan membuat merebut di udara.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.토끼는 창 아래에, 그녀는 갑자기 그녀의 손을 펼쳐, 및 납치했다 공기.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Konijn net onder het raam, ze plotseling verspreid haar hand, en een rukken gemaakt in van de lucht.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Králík těsně pod oknem, najednou rozšířil ruku, a dělal v chytnout vzduchu.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Králik tesne pod oknom, zrazu rozšíril ruku, a robil v chytiť vzduchu.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Lapin juste sous la fenêtre, elle a soudainement étalé sa main, et a fait un arraché de l'air.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Nyúl éppen az ablak alatt, hirtelen szét a kezét, és tett egy megragad a a levegő.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Rabbit chiar sub fereastra, ea brusc întins mîna, şi a făcut o apuca in aerul.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Rabbit chỉ dưới cửa sổ, cô đột nhiên trải ra tay, và một snatch không khí.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Rabbit tik pod oknom, je nenadoma širijo njene roke, in naredil ugrabil v zrak.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Rabbit tuż pod okno, nagle rozpostarła ręce i zrobił wyrwać w powietrza.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Rabbit vajaat ikkunan, hän yhtäkkiä levittää kätensä, ja teki siepata vuonna ilmaan.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Κουνέλι ακριβώς κάτω από το παράθυρο, ξαφνικά απλώνεται το χέρι της, και έκανε μια αρασέ στην τον αέρα.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Зайо точно под прозореца, тя изведнъж се разпространява протегна ръка, и за теглене в въздуха.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Кролик как раз под окном, она вдруг распространено ее руку, и сделал рывок в воздуха.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.Кролик якраз під вікном, вона раптом поширене її руку, і зробив ривок у повітря.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.הארנב ממש מתחת לחלון, היא פתאום להפיץ את ידה, ועשה לחטוף ב את האוויר.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.الأرنب فقط تحت النافذة ، وقالت انها انتشرت فجأة يدها ، وقدم في انتزاع الهواء.
Tavşan, pencerenin altında, sadece aniden elini yaymak, ve bir kapmak yaptı hava.空気。 彼女は何のホールドを取得していないが、彼女は少し悲鳴と秋を聞いて、
TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.일년내내 조금씩이라도 TED 경험을 확장시킬 길을 찾는 것입니다.
TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum..להרחיב את החוויה של טד במהלך השנה קצת
TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.لتوسيع تجربة تيد خلال هذه السنة أكثر قليلاً.
TED deneyimini biraz yıl içine yaymayı istiyorum.そのためのひとつの方法がブッククラブです
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.1つの使命を原動力 としています でもアイデアを広めるという 目的でやっていく中で
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Alles wat we hier bij TED doen, komt voort uit dezelfde missie: ideeën verspreiden.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Allt vi gör på TED drivs av samma kall, Vilket är att sprida idéer.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Minden, amit a TED-en teszünk, ugyanazt a célt szolgálja: terjeszteni az ötleteket.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Semua yang kita lakukan di TED didorong oleh misi yang sama, yakni untuk menyebarkan ide-ide.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Tất cả mọi thứ mà chúng tôi làm tại TED cũng là để thực hiện nhiệm vụ này, đó là để truyền bá những ý tưởng.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.우리가 TED에서 하는 모든 것들은 하나같이 같은 사명으로부터 비롯된 것입니다. 바로 아이디어를 확산하고자 하는 것이죠.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Todo lo que hacemos en TED se guía por la misma misión, que es difundir ideas.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Tutto quello che facciamo a TED è guidato dalla stessa missione, quella di diffondere le idee.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Unsere ganze Arbeit bei TED wird von derselben Mission bestimmt, der Verbreitung von Ideen.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Vše, co děláme v TEDu, má stejný cíl - tedy šířit myšlenky.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Vse, kar počnemo pri TED, žene isto poslanstvo, to je širjenje idej.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Wszystkiemu, co robimy w TED, przyświeca jeden cel: szerzenie idei.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Ό,τι κάνουμε στο TED ωθείται από την ίδια αποστολή, που είναι η διάδοση των ιδεών.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.Всё, что мы делаем на TED, следует одной миссии — распространять идеи.
TED'de yaptığımız her şey aynı misyona dayanıyor, o da fikirleri yaymak.كل شيئ نفعله في TED مدفوع بنفس المهمة، وهي نشر الأفكار.
TEDx markasını hediye etmekle aniden fikir yayma sanatıyla ilgili deneylerde binlerce sayıda artış gördük.Dând brandul nostru TEDx am avut brusc mii de experimente live în arta răspândirii ideilor.
TEDx markasını hediye etmekle aniden fikir yayma sanatıyla ilgili deneylerde binlerce sayıda artış gördük.Genom att ge bort vårt varumärke TED, så har vi plötsligt över tusen live events där man sprider idéer.
TEDx markasını hediye etmekle aniden fikir yayma sanatıyla ilgili deneylerde binlerce sayıda artış gördük.Przez stworzenie programu TEDx nagle mamy ponad tysiąc żywych eksperymentów sztuki szerzenia idei.
TEDx markasını hediye etmekle aniden fikir yayma sanatıyla ilgili deneylerde binlerce sayıda artış gördük.TEDx 브랜드를 나눠줌으로써 우리는 갑자기, 아이디어를 퍼트리는 기술들의 생생한 실험을 천 개 이상 지니게 되었습니다.
TEDx markasını hediye etmekle aniden fikir yayma sanatıyla ilgili deneylerde binlerce sayıda artış gördük.Uvoľnením našej značky TEDx máme zrazu cez tisíc živých experimentov v umení šírenia ideí.
TEDx markasını hediye etmekle aniden fikir yayma sanatıyla ilgili deneylerde binlerce sayıda artış gördük.Δίνοντας την μάρκα TEDx, ξαφνικά έχουμε χίλια-και ζωντανά πειράματα στην τέχνη της διάδοσης ιδεών.
TEDx markasını hediye etmekle aniden fikir yayma sanatıyla ilgili deneylerde binlerce sayıda artış gördük.בזה שמסרנו את מותג ה-TEDx שלנו, פתאום יש לנו יותר מאלף ניסויים חיים באמנות של הפצת רעיונות.