Ana içeriğe geç
Sözlük

yayma ile cümle

yayma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Önce taksi şöforlerine 6 saat boyunca yaymaya değer fikirlerle ilham verdik.Eran taxistas inspirados por seis horas de "ideas que valen la pena difundir".
Önce taksi şöforlerine 6 saat boyunca yaymaya değer fikirlerle ilham verdik.Таксисты, воодушевлённые 6-ю часами идей, достойных распространения.
Peki cevap ne olmalıydı? Cevap sadece demokrasiyi yayma fikrini bırakmak mı olmalıydı?Apakah jalan keluarnya adalah menghapus ide dari demokrasi?
Peki cevap ne olmalıydı? Cevap sadece demokrasiyi yayma fikrini bırakmak mı olmalıydı?A resposta é simplesmente desistirmos da ideia de democracia?
Peki cevap ne olmalıydı? Cevap sadece demokrasiyi yayma fikrini bırakmak mı olmalıydı?Λοιπόν, ποια είναι η απάντηση σε αυτό; Μήπως είναι απλά να εγκαταλείψουμε την ιδέα της δημοκρατίας;
Peki cevap ne olmalıydı? Cevap sadece demokrasiyi yayma fikrini bırakmak mı olmalıydı?Забросить совсем наши мечты о демократии?
Peki, ödülüm nedir? Müjdeyi karşılıksız yaymak ve böylece Müjdeyi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.그런즉 내 상이 무엇이냐 내가 복음을 전할 때에 값 없이 전하고 복음으로 인하여 내게 있는 권을 다 쓰지 아니하는 이것이로라
Peki, ödülüm nedir? Müjdeyi karşılıksız yaymak ve böylece Müjdeyi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.И тъй, аз така тичам, не към нещо неизвестно; така удрям, не като че бия въздуха;
Peki, ödülüm nedir? Müjdeyi karşılıksız yaymak ve böylece Müjdeyi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.ועתה מה הוא שכרי הלא זה שאבשר בשורת המשיח בלא מחיר לבלתי השתמש להנאת עצמי ברשיון הנתן לי בבשורה׃
Peki, ödülüm nedir? Müjdeyi karşılıksız yaymak ve böylece Müjdeyi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.فما هو اجري اذ وانا ابشر اجعل انجيل المسيح بلا نفقة حتى لم استعمل سلطاني في الانجيل.
Peki, ödülüm nedir? Müjdeyi karşılıksız yaymak ve böylece Müjdeyi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.既 是 這 樣 、 我 的 賞 賜 是 甚 麼 呢 . 就 是 我 傳 福 音 的 時 候 、 叫 人 不 花 錢 得 福 音 、 免 得 用 盡 我 傳 福 音 的 權 柄
Peki, ödülüm nedir? Müjdeyi karşılıksız yaymak ve böylece Müjdeyi yaymaktan doğan hakkımı kullanmamaktır.既 是 這樣 、 我 的 賞賜 是 甚麼 呢 . 就是 我 傳 福音 的 時候 、 叫人 不 花錢 得 福音 、 免得 用盡 我 傳 福音 的 權柄
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.A forró gáznak csupán emissziós vonalai vannak, tehát ez nem folytonos.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Een heet gas produceert alleen emissielijnen, geen continuüm.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Ein heißes Gas erzeugt nur Emissionslinien, kein Kontinuum.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.반면 가열된 기체는 방출선(emission lines) 만을 만듭니다. 연속된 스펙트럼이 아니죠.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Gorący gaz daje widmo liniowe, nie ma tu ciągłości.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Un gas caldo produce solo linee di emissione non continue
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Un gas caliente sólo produce líneas de emisión, no es continuo.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Un gaz chaud lui ne produit que des raies d'émission, pas un continuum.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Un gaz fierbinte produce numai linii de emisie, nu spectru continuu.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.А спектр горячего газа будет состоять только из отдельных линий излучения. Непрерывности уже не будет.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.Един горещ газ произвежда само емисионни линии, без континуум.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.גז חם יוצר רק קוי פליטה, אין רציפות.
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.الغاز الساخن يصدر خطوطًا منبعثة غير متواصلة
Sıcak gaz aslında sadece doğrusal yayma (emisyon) yapar, sürekliliği yoktur.連続スペクトルは発しません もし熱い物体の前に、冷たいガスを
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Apoi am decis să ne extindem.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık. Diğer ülkelere gittik. Dediğim gibi Danimarka'ya gittik.След това решихме да разширим мащаба и отидохме в други държави.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Eldöntöttük, hogy kiterjesztjük.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Foi então que decidimos aumentar o projecto.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.그리고 프로젝트 규모를 키우기로 했습니다.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Luego decidimos hacerlo crecer.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.On a alors décidé de monter en puissance.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Quindi abbiamo deciso di ingrandire il tutto.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Så besluttede vi os for at opskalere det.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Sau đó chúng tôi đã quyết định mở rộng nó.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.We beslisten toen om het op te schalen.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Wir wollten es dann eine Nummer größer machen.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Zaczęliśmy działać na większą skalę.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Αργότερα αποφασίσαμε να επεκταθούμε.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.А потім ми вирішили розповсюдити цю модель у інших країнах
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.Мы решили вырасти.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.והחלטנו להגדיל את הפרוייקט.
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.عندها قررنا توسيع نطاق المشروع .
Sonra bu işi büyük ölçeğe yayma kararı aldık.他の国々を訪れました 前にも言ったように、デンマークを訪れました
Sonra, Elijah Mohammed'in öğretisini yaymak için, Malcolm hapishane müzakere takımına katıldı veDanach trat Malcolm dem Debatierclub im Gefängnis bei, um die Lehren von Elijah Muhammad zu verbreiten.
Sonra, Elijah Mohammed'in öğretisini yaymak için, Malcolm hapishane müzakere takımına katıldı ve나중에, 엘리야 무하마드의 가르침을 전파 도움을 주는, 말 콤 감옥 토론 팀 합류 경쟁
Sonra, Elijah Mohammed'in öğretisini yaymak için, Malcolm hapishane müzakere takımına katıldı veفيما بعد، مالكوم انضم لفريق المناظرة في السجن، ليساعد على نشر تعاليم محمد أليجاه
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.부족을 모으는 더 큰 부족을 찾아내고 아이디어를 퍼뜨리고 또 퍼뜨리는 겁니다.
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.שמפיצים את הרעיון שמפיץ את הרעיון. וזה הופך למשהו הרבה יותר גדול מאיתנו.
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.أحشد قبيلتك والتي بدورها ستحشد قبائل اخرى وذلك سينشر الفكرة
Sonrasında da kabileler kuran kabileleri kurup fikrimizi yayıcak fikri yaymalarını sağlamak.アイデアをひろめ、さらにアイデアを広めると 自分たちよりはるかに大きい集団になるのです
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.al cărei slujitor am fost făcut eu, după darul harului lui Dumnezeu, dat mie prin lucrarea puterii Lui.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.do qual fui feito ministro, segundo o dom da graça de Deus, que me foi dada conforme a operação do seu poder.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.hvis Tjener jeg er bleven ifølge den Guds Nådes Gave, som blev given mig ved hans Magts Virkekraft.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.hvis tjener jeg er blitt efter den Guds nådes gave som er mig gitt ved virksomheten av hans makt.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.katerega služabnik sem postal po daru milosti Božje, podeljene mi po delovanju moči njegove.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.이 복음을 위하여 그의 능력이 역사하시는대로 내게 주신 하나님의 은혜의 선물을 따라 내가 일군이 되었노라
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.Kteréhož já učiněn jsem slouha z daru milosti Boží mně dané, podle působení moci jeho.
Tanrının etkin gücüyle bana verilen lütuf armağanı uyarınca bu Müjdeyi yaymakla görevlendirildim.ktorého som sa stal služobníkom podľa daru milosti Božej, ktorá mi je daná podľa pôsobenia jeho moci.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod