Ana içeriğe geç
Sözlük

yayma ile cümle

yayma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.A hasiči z L.A. a Červený kříž také používali Twitter k šíření zpráv a aktualit.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.Az Los Angeles-i tűzoltóság és a Vörös Kereszt szintén a Twittert használta a friss információk eljuttatására.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.L.A. 소방국과 적십자도 뉴스와 새소식을 알리기 위해 Twitter를 사용했습니다.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.l-au folosit şi ei pentru a difuza ştiri şi actualizări.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.l'ont utilisé également pour diffuser des informations et des mises à jour
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.Myös Los Angelesin paloasema ja Punainen Risti käyttivät sitä tapahtumista tiedottamiseen.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.Požiarnici v Los Angels a Červený kríž poskytovali informácie prostredníctvom Twitteru.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.Straż pożarna w L.A. oraz Czerwony Krzyż także korzystały z Twittera.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.Twitterで情報を伝えました。 この出来事では、たくさんの人々がTwitterで情報を配信し、
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.И пожарное депо Лос Анжелеса, и Красный Крест распространяли новости через Твиттер.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.І пожежне депо Лос-Анжелеса, і Червоний Хрест розповсюджували новини через Твіттер.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.גם מכבי האש והצלב האדום השתמשו בו כדי לפרסם חדשות ועדכונים.
İtfaiyesi ve Kızıl Haçı bunu haberleri yaymak ve güncellemek için kullandı.وإستخدمتها إدارة إطفاء الحرائق بلوس آنجلوس والصليب الأحمر لمتابعة الأخبار والتحديثات ايضا.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.El término "materia oscura" se debe a la incapacidad de este tipo de materia de emitir o absorber luz.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.Il nome "materia oscura" è dato dal fatto che questa materia non è in grado di emettere o assorbire la luce.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir."암흑 물질"이라는 이름은 빛을 발산하거나 흡수하지 못하는 이 물질의 특성에 뿌리를 둡니다.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.Man nennt sie so, weil sie kein Licht absorbiert oder ausstrahlt.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.Numele de "materie neagră" își are originea în incapacitatea sa de a emite sau absorbi lumină.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.Το όνομα "σκοτεινή ύλη" προέρχεται από την ανικανότητα της ύλης να εκπέμψει ή να απορροφήσει το φως.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.Името "тъмна материя" произхожда от тази невъзможност на материята да отделя или абсорбира светлина.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.Название "тёмная материя" происходит от этой неспособности материи испускать или поглощать свет.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.השם "חומר אפל" מגיע מחוסר היכולת של החומר לקלוט או להחזיר אור.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.وسميت ب"المادة المظلمة" لعدم قدرتها على بعث أو امتصاص الضوء.
"Karanlık madde" adı da bu madde türünün ışık yaymamasından ve emmemesinden gelir.暗黒物質は銀河に重力を加え
Kayýt için, dernek, kuruluþunu yöneten kurallarýný bildirmelidir; ama bunu alenen yayma zorunluluðu yoktur.Um registriert zu werden, muss der Verband seine Satzung anmelden, die er jedoch nicht veröffentlichen muss.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.Asi bych si měl o něm zase něco přečíst, nerad bych o něm šířil nějaké pomluvy.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.Eu provavelmente deveria ler sobre isso de novo. Eu não quero espalhar mentiras sobre Linus Pauling.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.Ich sollte wahrscheinlich darauf noch einmal nachlesen. Ich will nicht Lügen zu verbreiten über Linus Pauling.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.Jeg burde nok læse op på det, igen. Jeg ønsker jo ikke at sprede løgne og Linus Pauling.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.아마도 다시 한번 더 그것을 읽어야 될 것 같네요. 라이너스 폴링에 대한 거짓말을 퍼뜨리고 싶지는 않으니깐요.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.Powinienem pewnie przeczytać o nim jeszcze raz, nie chcę tu rozsiewać jakichś kłamliwych plotek o jego życiu.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.Probablemente debería leer sobre eso otra vez. No quiero decir mentiras acerca de Linus Pauling.
Kesinlikle onun hakkında daha çok okumalıyım çünkü onun hakkında yalanlar yaymak istemem.Мабуть, при нагоді ще раз про це почитаю, аби, не дай боже, не поширювати плітки про Лайнуса Полінга.
L.A. Times'da haberi yaymak için Twitter'a başvurdu ve ana sayfada bir Tweet paylaştılar ve L.A.Il Los Angeles Times si avvalse di Twitter, e mise un feed sulla home page.
L.A. Times'da haberi yaymak için Twitter'a başvurdu ve ana sayfada bir Tweet paylaştılar ve L.A.L.A. Times korzystał z Twittera by rozsyłać wiadomości, a link do ich profilu pojawił się na stronie głównej.
L.A. Times'da haberi yaymak için Twitter'a başvurdu ve ana sayfada bir Tweet paylaştılar ve L.A.Tờ L.A Times dùng Twitter để truyền đi các thông tin và đặt Twitter feed trên trang nhất,
L.A. Times'da haberi yaymak için Twitter'a başvurdu ve ana sayfada bir Tweet paylaştılar ve L.A.WebサイトのフロントページにTwitterフィードを入れたのです。
L.A. Times'da haberi yaymak için Twitter'a başvurdu ve ana sayfada bir Tweet paylaştılar ve L.A.גם הלוס אנג'לס טיימס השתמש בטוויטר כדי לפרסם מידע,
L.A. Times'da haberi yaymak için Twitter'a başvurdu ve ana sayfada bir Tweet paylaştılar ve L.A.فقد تحولت صحيفة لوس آنجلوس تايمز الى تويتر لمتابعة المعلومات أيضا،
Malcolm, öğretiyi yaymak için seyahatlere gönderiliyordu.말 콤 메시지를 전파 하는로에 보냈습니다.
Malcolm, öğretiyi yaymak için seyahatlere gönderiliyordu.Malcolm wurde geschickt um die Lehre zu verbreiten.
Malcolm, öğretiyi yaymak için seyahatlere gönderiliyordu.Ο Μάλκολμ στάλθηκε στο δρόμο να διαδώσει το μήνυμα.
Malcolm, öğretiyi yaymak için seyahatlere gönderiliyordu.مالكوم أرسل على الطريق لينشر الرسالة.
Malcolm tahliye olduğunda, çok alevliydi. Doğru zamanda, doğru yerdeydi ve öğretiyi yaymaya hazırdı.말 콤이 나왔을 때 그의 가득 차 있었다. 그는 그가 있어 적절 한 시기에 오른쪽을 너무 가득 먹은
Malcolm tahliye olduğunda, çok alevliydi. Doğru zamanda, doğru yerdeydi ve öğretiyi yaymaya hazırdı.عندما خرج مالكوم، كان مليء بالنيران. كان قد تشبع بالنيران لدرجة أنه خرج في الوقت المناسب
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!내가 복음을 전할지라도 자랑할 것이 없음은 내가 부득불 할 일임이라 만일 복음을 전하지 아니하면 내게 화가 있을 것임이로라
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!Non è infatti per me un vanto predicare il vangelo; è un dovere per me: guai a me se non predicassi il vangelo
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!Коли бо благовіствую, нема мені слави, примус бо на менї лежить, і горе мені, коли не благовіствую!
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!אם אבשר את הבשורה אין לי תהלה כי החובה מטלת עלי ואוי לי אם לא אבשר׃
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!لانه ان كنت ابشر فليس لي فخر اذ الضرورة موضوعة عليّ. فويل لي ان كنت لا ابشر.
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!我 傳 福 音 原 沒 有 可 誇 的 . 因 為 我 是 不 得 已 的 . 若 不 傳 福 音 、 我 便 有 禍 了
Müjdeyi yayıyorum diye övünmeye hakkım yok. Çünkü bunu yapmakla yükümlüyüm. Müjdeyi yaymazsam vay halime!我 傳 福音 原 沒有可誇 的 . 因為 我 是 不得已 的 . 若 不 傳 福音 、 我 便 有 禍了
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Am trimes cu el şi pe fratele a cărui laudă în Evanghelie este răspîndită prin toate Bisericile.
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.A poslali sme s ním brata, ktorý má chválu v evanjeliu po všetkých sboroch,
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.A posłaliśmy wespół z nim brata, który ma chwałę w Ewangielii po wszystkich zborach;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Con lui abbiamo inviato pure il fratello che ha lode in tutte le Chiese a motivo del vangelo
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.E juntamente com ele enviamos o irmão cujo louvor no evangelho se tem espalhado por todas as igrejas;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Elküldöttük pedig vele együtt amaz atyafit is, a ki az összes gyülekezetekben dícséretes az evangyéliomért;
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.Ja me lähetämme hänen kanssaan veljen, jota evankeliumin julistamisesta kiitetään kaikissa seurakunnissa
Müjdeyi yayma çabalarından ötürü bütün kiliselerce övülen bir kardeşi de onunla birlikte gönderiyoruz.또 저와 함께 한 형제를 보내었으니 이 사람은 복음으로서 모든 교회에서 칭찬을 받는 자요
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod