Ana içeriğe geç
Sözlük

yaygara ile cümle

yaygara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Dårskaben, hun slår sig løs og lokker og kender ikke til Skam;
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Dårskapen er en kåt kvinne, bare uforstand og uvitenhet.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Ðờn bà điên cuồng hay la lối, Nàng là ngu muội chẳng biết chi cả.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Ðờn bà điên_cuồng hay la_lối , Nàng là ngu_muội chẳng biết chi cả .
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Donna irrequieta è follia, una sciocca che non sa nulla
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Een dwaze vrouw is losbandig; zij is onverstandig en heeft geen inzicht.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.En dåraktig, yster kvinna är fåkunnigheten, och intet förstå hon.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Es ist aber ein törichtes, wildes Weib, voll Schwätzens, und weiß nichts;
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Gospa neumščina veliko ropoče, abotna je in ničesar ne ve.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Kebodohan adalah seperti wanita cerewet yang tidak berpengalaman dan tidak tahu malu
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.미련한 계집이 떠들며 어리석어서 아무 것도 알지 못하고
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.La folie est une femme bruyante, Stupide et ne sachant rien.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.La mujer necia es alborotadora; es libertina y no conoce la vergüenza
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Nebunia este o femeie gălăgioasă, proastă şi care nu ştie nimic.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Niewiasta głupia świegotliwa jest, prostaczka, i nic nieumiejąca;
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Tyhmyys on nainen, levoton ja yksinkertainen, eikä hän mistään mitään tiedä.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Žena bláznivá štěbetná, nesmyslná, a nic neumí.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Γυνη αφρων, θρασεια, ανοητος και μη γνωριζουσα μηδεν
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Безумната жена е бъбрица, Проста е и не знае нищо.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.Женщина безрассудная, шумливая, глупая и ничего не знающая
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.אשת כסילות המיה פתיות ובל ידעה מה׃
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.المرأة الجاهلة صخّابة حمقاء ولا تدري شيئا.
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.愚 昧 的 婦 人 喧 嚷 . 他 是 愚 蒙 、 一 無 所 知
Akılsız kadın yaygaracı Ve saftır, hiçbir şey bilmez.愚昧 的 婦人 喧嚷 . 他 是 愚蒙 、 一 無 所知
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.- Du ved, vi har brug for en protest underskriver.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.Sabes, necesitamos una solicitud para firmar.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.- Sai, c'è bisogno di firmare una petizione.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.Tu sais, nous avons besoin d'un signataire de la pétition.
-Bence bu ţehirden dört kiţi küresel yaygarayý tetiklemeli. -Bence dilekçe imzalatacak biri lazým.- Знаете ли, нуждаем се от подписване на петиция.
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.아시다시피 저희는 공공 의료 서비스를 제공하고 있는데요, 사람들은 항상 저에게 야단을 떱니다,
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.אתם יודעים, אנחנו מעניקים שירותי בריאות. ואנשים כל הזמן מתלוננים בפני, אתם יודעים,
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.نحن نقوم بتقديم خدمات صحيّة، الأشخاص كانوا دائما يثيرون جلبة لي
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.いつもみんなにブツブツ文句を言われます 私は 責務やデータや その他の価値あることに
Biliyorsunuz, biz sağlık hizmeti sağlıyoruz ve insanlar bana sürekli gelip yaygara yapıyorlar.你知啦,我哋提供公共醫療服務㗎嘛 好多人會向我抱怨
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Alla bryr sig för mycket om en soldats död.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Alle bekymrer sig for meget om en soldats død.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Kaikki pitävät kovasti melua yhden sotilaan kuolemasta.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Si fa sempre eccessivo scalpore per la morte di un soldato.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Todo el mundo monta un alboroto por la muerte de un soldado.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Todos fazem grande alarido com a morte de um soldado.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Wszyscy robią strasznie dużo szumu wokół śmierci jednego żołnierza.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Πολλή φασαρία για τον θάνατο ενός στρατιώτη.
Bir askerin ölümünden herkes çok fazla yaygara koparıyor.Все поднимают шум из-за смерти одного солдата.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi.Bobbie cho biết: "Đó là một điều gì đó thực hiện một fuss về,".
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."C'est si peu de chose pour faire toute une histoire", a déclaré Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Det är en så liten sak att bråka om", säger Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Det er sådan en lille ting at gøre vrøvl over," siger Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Es ist so ein kleines Ding zu viel Aufhebens machen", sagte Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Este un lucru mic pentru a face un tam-tam despre", a spus Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."E 'una piccola cosa per fare un polverone circa," ha detto Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Ez egy ilyen kis dolog, hogy egy nagy felhajtás", mondta Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Het is zo'n klein ding om een ophef maken over", aldus Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Ini seperti hal kecil untuk membuat keributan tentang," kata Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Je to taká maličkosť, aby sa o rozruch," povedal Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Je to taková maličkost, aby se o rozruch," řekl Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."이것은 문제를 일으키고 이러한 작은 일이"바비는 말했다.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Se on niin pieni asia nostaa meteli", sanoi Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."To je tako malo stvar, da je nerodno o tem," je dejal Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."To taki drobiazg, aby zamieszania", mówi Bobbie.
Bobbie "hakkında bir yaygara yapmak için böyle küçük bir şey," dedi."Είναι τόσο μικρό πράγμα να κάνει μια φασαρία", είπε ο Bobbie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod