Bu aralıkta en yüksek enerjiyi 53 kHz'de yayarlar.The call reaches its highest amplitude at around 53 kHz.
Bu süreçte, bu küçük karadelikler, maddeyi uzakta yayarlar.In this process, these small black holes radiate away matter.
K türü bir yıldız olan HD 40307, turuncumsu renkte ışık yayar.As a K-type star, HD 40307 emits orange-tinted light.
Bu nedenle sistem kütle çekim dalgaları yayacaktır.Therefore the system will radiate gravitational waves.
Muhtar Sefer, Ali'nin annesini öldürdüğü dedikodusunu yayar.Alice finally gets the courage to tell her mother what happened.
Simone-de-Beauvoir Yaya Köprüsü, 2006'de tamamlandı. ^ "Notable Structures".Simone-de-Beauvoir foot bridge completed in 2006.
Sonunda kara delikler de "Hawking ışınımı" yayarak buharlaşacaklardı (yok olacaklardı).Eventually, black holes would evaporate by emitting Hawking radiation.
Her bir kuruk boru hatlarındaki buyruk kadar buyruk yayabilir.Each segment may curl under along its edges.
Merkezi yıldızdaki ışığı içine doğru çeker ve kızılötesi dalgaboylarında tekrar yayar.It absorbs light from the central star and re-radiates it at infrared wavelengths.
Çekirdeği diğer gaz devlerine göre daha soğuktur ve uzaya çok az ısı yayar.It has a much colder core than the other giant planets and radiates very little heat into space.
Elektriksel olarak aktif olan her cihaz manyetik ve elektrik alanları gibi farklı sinyaller yayar.Every device that is electrically active emits different signals like magnetic and electric fields.
Bu sayede konukevi ile kampüs arasında güvenli bir yaya trafiği sağlanmıştır.Thus, an efficient dialogue between human and system should be enabled.
Bir mikrogram (µg) kaliforniyum-252 saniyede 2,3 milyon nötron yayar.One microgram of Californium-252 can emit 2 million neutrons a second.
Bir atomun yayabileceği ışığın frekansları elektronların bulunabileceği seviyelere bağlıdır.The frequencies of light that an atom can emit are dependent on states the electrons can be in.
En yeni vurgu, organik ışık yayan diyotlar ve organik polimer güneş pilleri üzerinedir.Most recent emphasis is on organic light emitting diodes and organic polymer solar cells.
Yaylaya araçla ya da yaya olarak ulaşma imkanı vardır.It is easily accessed by foot or car.
Şarkı, grubun dördüncü albümü Ultra Beatdown 'dan çıkan ilk tekli olarak yayanlandı.The song was released as the first single from their fourth album Ultra Beatdown.
Solaklar, genelde yaya birlikti.In any case, the axles would normally be sprung.
Örneğin hidrojen atomları 21.12 cm'lik dalgaboyunda spesifik bir radyo dalgası yayar.For example, many hydrogen atoms emit a radio wave photon that has a wavelength of 21.12 cm.
Keskin bir anason kokusu yayar.Abdomen with a large ochreous anal tuft.
Yapıya bir yaya yolu ile ulaşılıyor.The springs are reached by a tramping track.
Her iki yanında demirden yaya üst geçitleri bulunmaktadır.Mid rib raised both sides of the leaf.
Keita'nın kuzeni Sidi Yaya Keita'da profesyonel futbolcudur.Keita's nephew, Seydou Keita, was also a footballer.
Boğaziçi Köprüsü 1978'den beri yaya trafiğine kapalıdır.The bridge was closed to vehicular traffic in 1978.
Yaya olarak otuz yedi hac yaptı.He hit 37 as a pitcher.
Anten: Elektromanyetik enerjiyi uzaya yayar.Aventure Électronique took over the space.
Kıyısındaki 18 kilometrelik bölüm ise yaya yürüyüş veya bisiklet yolu yapılmıştır.Most of the demolished route is either highway or bicycle path.
1965 yılında Yayalar Köyü arazisi üzerinde kurulmuştur.In 1953, Dishon was established on village land.
Yaz aylarında köyde yayacılık kültürü vardır.During the summer months, there are cultural demonstrations at the monument.
Sarı ışık, yaya trafiğinin çok yoğun olmadığı gerekçesiyle iptal edildi.The yellow light was abandoned because of generally unhurried pedestrian traffic.
Hangi izotop 1 ci radyasyon yayarsa o sağlık için zararlıdır.Exposure of the transistor to ionizing radiation causes radiation damage.
Aynı zamanda yayalar için bir yol da hizmete alındı.Eventually, a gateway to the Internet was also provided.
Ancak Taksim yayalaştırma projesi tamamlanmıştır.The broad gauge construction is completed.
Size başka bir örnek vereceğim, ve bu mesajı nasıl yayacağınızla ilgili.I'll give you another example, and it's how you move this message.
Onlar da meyva ile beslenirler ve bu meyvaların tohumlarını yayarlar.They also feed on fruit, and they disperse the seeds of these fruits.
Hollanda'da her yıl on beş çocuk trafikte bisiklette iken veya yaya olarak... ...öldürülüyor.Each year fifteen children are killed as a cyclist or as a pedestrian in traffic in the Netherlands.
Şimdi bunu şehirdeki diğer bölgelere yayacağız.And we plan to extend this to other parts of the city.
Atlanmı üç gün üç gece yayarsın... Koruyabíılirsen beğendigin atı seçGuard my horses for three days and three nights.
Yayap Zeka'nın Robotik'te de uzun bir tarihi vardır.There's also a long history of AI in Robotics.
Çünkü kitabın her noktası ışık yayacaktır. Kitaptan yansıyan iki tane ışık ışını seçeceğim.So let me pick one light rays that goes like this and hits the mirror
Bunu güzel ve sıcak bir duygu yayar düşünüyorsunuz?Think it gives off a pretty and warm feeling?
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.If I had really been a egotist, I would have put it into a virus and released it in the room.
Bu sütunu kısaltabiliriz de, biraz daha yayabiliriz de.I said we can shorten the column, we can spread it out to cover the couch.
Bazılarına göre yasadışı materyalleri yayarak bu işten çok para kazanıyorsunuz.Some say that you've made a lot of money by spreading illegal material.
Yaya kadar yer kaplıyorum.I have the same footprint as a pedestrian;
Kalabalık alanı diğer yayalarla paylaşabilmek için ... ...yeterli kabiliyete sahibim.I have the same unique capability to deal with other pedestrians in a crowded space.
Ultrasonik güç çevirici esasen modelin içerisine odaklanmış bir ultrasonik dalga demeti yayar.So the ultrasonic transducer emits basically an ultrasonic beam that focuses inside the phantom.
Güneş ya da bir ampul gibi ışık yayan özel nesneler ışık kaynakları olarak bilinirler.The special, light-emitting objects, like the sun or a lightbulb, are known as sources of light.
Mesajlarını yayan biz olacağız.We are going to spread the message.
Polen yayan diğer hayvanlarda var, yarasalar gibi, yarasalar da tehlikede.There are other animals that pollinate, like bats, and bats are in trouble too.
Onu da bilmeyen yayan yürürsün.Who don't ride it either walks on foot.
Bu örnekte kütle, bir yaya bağlı ağır bir toptur.Here its a spring with a heavy metal ball.
Tek başıma ve yayaydım.I was alone on foot.
Yayabildiğin kadar yay.Just spread it as wide as possible.
200 yıl önce, Paris'te yeni bir tip yaya ceşidi ortaya cıktı.200 years ago, a new type of pedestrian appeared in Paris.
Ve yukarıda, bir dizi yaya yürüyüş yolları mevcut.And up above, you've got a series of pedestrian walkways.
Bütün bunlar bu yozlaşmayı, destekleyen etkisini hepimize yayarak ortadan kaldırabilir.Each of these would fix this corruption by spreading out the influence of funders to all of us.
Çok sayıda CO2 yayan?Which was emitting the most CO2?
Fikirleri ne olursa olsun bunu yayabilmeyi başaran insanlar, kazanır.That people who can spread ideas, regardless of what those ideas are, win.
Güneş ışığın tüm renklerini yayar, aynı şekilde kaleminize de ışığın tüm renkleri gönderilir.Well, the sun emits all colors of light, so light of all colors is hitting your pencil.