Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Kunt u de enorme spiegel van de hemel uitspreiden zoals Hij dat doet?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Mondd meg nékünk, mit szóljunk néki? A setétség miatt semmit sem kezdhetünk.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?moreš li ti kakor On razpeti nebeški obok, da trdno stoji kakor zlito zrcalo?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ông có thế trải bầu trời ra với Ðức Chúa Trời chăng? Nó vốn vững chắc như một tấm kính đúc.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ông có thế trải bầu_trời ra với Ðức_Chúa_Trời chăng ? Nó vốn vững_chắc như một tấm kính đúc .
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Peux-tu comme lui étendre les cieux, Aussi solides qu`un miroir de fonte?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Poţi tu să întinzi cerurile ca El, tari ca o oglindă turnată?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Poukaž nám, co bychom řekli jemu; nebo nemůžeme ani řeči zpořádati pro temnost.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Rozťahoval si s ním nebeskú oblohu, však? Silnú, jako liate zrkadlo.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Εξηπλωσας μετ' αυτου το στερεωμα το δυνατον ως κατοπτρον χυτον;
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Можеш ли като Него да разпростреш небето, Което, като леяно огледало е здраво?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?Ты ли с Ним распростер небеса, твердые, как литое зеркало?
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?תרקיע עמו לשחקים חזקים כראי מוצק׃
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?هل صفّحت معه الجلد الممكّن كالمرآة المسبوكة.
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?你 豈 能 與 神 同 鋪 穹 蒼 麼 . 這 穹 蒼 堅 硬 、 如 同 鑄 成 的 鏡 子
Dökme tunç bir ayna kadar sert olan gökkubbeyi Onunla birlikte yayabilir misin?你 豈能與神 同 鋪穹蒼麼.這穹蒼堅 硬 、 如同 鑄成 的 鏡子
Dolayısıyla da daha yüksek dalgaboyunda... ...buradakinden daha yüksek dalgaboyunda ışık yayar.그래서 빛을 더 긴 파장으로 즉 이곳보다 더 빨간 파장을 내보냅니다
Dolayısıyla da daha yüksek dalgaboyunda... ...buradakinden daha yüksek dalgaboyunda ışık yayar.To znamená, že bude vyzařovat světlo o vyšší vlnové délce.
Eğer ben matematiği bu iki şey etrafında yayacaksam bunlar çelişmemeli.Yanlış olmamalı.이 가정들은 수학을 확장하려고 할 때 매우 중요합니다 확장 결과가 두 가정과 모순되어서는 안 됩니다 둘 중 하나라도 거짓이 되어서는 안 됩니다
Eğer bu parçacığı yayan bir protona sahipseniz protonunuz nötrona dönüşecektir. - -Jeśli proton emituje pozyton, to ucieka od niego cały ładunek dodatni i proton staje się neutronem.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Als ik echt een egoïst was geweest, had ik het in een virus gestopt en in de ruimte verspreid.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Daca as fi fost intr-adevar un egocentric, l-as fi pus intr-un virus si l-as fi eliberat in incapere.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Ha nagyon egoista lettem volna, egy vírusba tettem volna, és szabadon engedtem volna a teremben.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Jeżeli byłbym naprawdę egotystyczny, umieściłbym ją w wirusie i rozpylił na sali.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.제가 아주 이기적인 사람이었다면, 아마 여기에 바이러스를 담아서 이방안에 뿌렸을겁니다.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Nếu như tôi là một kẻ tự tôn tự phụ, tôi có thể đã biến nó thành một loại vi-rút và thả nó vào căn phòng này.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Se fossi stato davvero egocentrico, lo avrei inserito in un virus e rilasciato nella stanza.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Se tivesse sido egoísta, tê-lo-ia colocado num vírus e espalhava-o pela sala.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Si fuera un ególatra lo habría puesto en un virus y lo habría esparcido por la sala.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Si j'avais été un prétentieux, je l'aurais mis dans un virus et je l'aurais lâché dans la salle.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Αν ήμουν πραγματικά εγωιστής, θα το είχα βάλει σε έναν ιό και θα το είχα κυκλοφορήσει στην αίθουσα.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Ако наистина бях самолюбец, щях да я поставя във вирус и да го пусна в залата.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.Если бы я был эгоцентристом, я бы сделал запись на вирусе и распространил бы его в зале.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.אילו הייתי באמת אגואיסט, הייתי שם זאת לתוך וירוס ומשחרר אותו באולם.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.ولو كنت بالفعل متبجحا، لكان بإمكاني وضعها في فيروس ونشرها في القاعة.
Eğer gerçekten bir egoist olsaydım onu bir virüsün içine koyup odaya yayardım.ウイルスに入れて部屋に放ったでしょうね (笑)
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.Blízko Eiffelovy věže.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.Dél-Hucker mellõl.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.Een voetgangersbrug aan de Eiffeltoren.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.Eine kleine bei Bir-Hakeim.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.Pe un pod pietonal de lângă Turnul Eiffel.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.- Solferino.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde. Ya sen?- С Бир-Хакема.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.Σε μία για πεζούς κοντά στον πύργο του "ιφελ.
Eyfel Kulesi'ne yakın yaya köprüsünde.- На един до Айфеловата кула.
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Die ihr auf schönen Eselinnen reitet, die ihr auf Teppichen sitzet, und die ihr auf dem Wege gehet: singet!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Hỡi các người cỡi con lừa bạch , Ngồi trên khảm , Ði bộ trên đường_cái , khá hát mừng !
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Hỡi các người cỡi con lừa bạch, Ngồi trên khảm, Ði bộ trên đường cái, khá hát mừng!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!I, som rider på rødgrå Æsler, I, som sidder på Tæpper, I, som færdes på Vejene, syng!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!"흰 나귀를 탄 자들, 귀한 화문석에 앉은 자들, 길에 행하는 자들아 선파할지어다"
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Kteříž jezdíte na bílých oslicích, kteříž bydlíte při Middin, a kteříž chodíte po cestách, vypravujtež,
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!k ültök fehér szamarakon, Kik ültök a szõnyegeken És a kik gyalog jártok: [mind] énekeljetek!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Premišljajte to vi, ki jezdite na belih oslicah, ki sedite na lepih preprogah, in vi, ki greste po poti!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Syng, I som rider på lyse aseninner, I som sitter på eders tepper, og I som vandrer på veien!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Voi, cari călăriţi pe măgăriţe albe, Voi, cari şedeţi pe covoare, Şi voi, cari umblaţi pe drum, -cîntaţi!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Voi, che cavalcate asine bianche, seduti su gualdrappe, voi che procedete sulla via, raccontate
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Υμνολογειτε οι επιβαινοντες επι λευκων ονων, οι καθημενοι εις το κρινειν, και οι περιπατουντες εν ταις οδοις.
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!Ездящие на ослицах белых, сидящие на коврах и ходящие по дороге, пойте песнь!
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!רכבי אתנות צחרות ישבי על מדין והלכי על דרך שיחו׃
Ey semerleri pahalı boz eşeklere binenler, Ey yoldan yaya gidenler, dinleyin!ايها الراكبون الاتن الصحر الجالسون على طنافس والسالكون في الطريق سبحوا.