Tom'un son filmi şimdi yayınlandı. Adı "Tatoeba: Hatalı ağ geçidi".Tom's latest movie just came out. It's called "Tatoeba: Bad Gateway".
Akne, özellikle gençler arasında çok yaygın bir sorundur.Acne is a very common problem, especially among teenagers.
Tom hızlı bir yayadır.Tom is a fast walker.
Tom yaygın bir isim.Tom is a common name.
Tom daha önce üç kitap yayımladı.Tom has already published three books.
Tom yayıncılık işinde.Tom is in the publishing business.
Cenaze yolu boyunca sessizlik hüküm sürdü. (yaygındı)Silence prevailed along the funeral route.
Bu haberi kim yayıyor olabilir?Who could be spreading that news?
O bilgiyi muhtemelen kim yayıyor?Who is likely to be spreading that information?
Bozuk İngilizce dünyanın en yaygın dilidir.Bad English is the most widespread language in the world.
Biz yayında mıyız?Are we on the air?
T harfi yaygın bir ünsüzdür.The letter T is a common consonant.
Dışkı ile beslenme köpeklerde yaygındır.Coprophagia is common in dogs.
Bu yaygın bir isim.It's a common name.
Ebola vücut sıvıları yoluyla insandan insana yayılır.Ebola spreads from person to person through bodily fluids.
Bu yaygın olarak kullanılan bir teknik.It's a commonly-used technique.
Dang Aedes aegypti sivrisinekleri tarafından yayılır.Dengue is spread by Aedes aegypti mosquitoes.
Esperantodaki en yaygın üçüncü harf "e" dir.The third most frequent letter in Esperanto is "e".
Esperantodaki en yaygın on dördüncü harf "m" dir.The fourteenth most common letter in Esperanto is "m".
Bu muhtıra Resmi Gazete'de yayınlanır.This memorandum shall be published in the Federal Register.
Bu program, iki haftada bir yayınlanır.This program is broadcast biweekly.
Bu program iki haftada bir yayınlanır.This program is broadcast every other week.
Uydu fırlatma canlı olarak yayınlandı.The satellite launch was broadcast live.
Sarhoş bir TV sunucusu, canlı yayın esnasında istifra etti.A drunk TV presenter vomited during a live broadcast.
Ülkemizde bu tür bir ayrımcılık çok yaygın değildir.This type of discrimination isn't very widespread in our country.
Kurşun yaygın bir çevre kirleticidir.Lead is a common environmental pollutant.
Haberi yayacağım.I'll spread the word.
Bu yaygaranın ne hakkında olduğunu bilmiyorum.I don't know what all the fuss is about.
Bu çok yaygın bir hata.That's a very common mistake.
Tom konuyla ilgili birçok makale yayınladı.Tom has published many papers on the subject.
Tom Mary'nin yaylanmasını istedi.Tom wanted Mary to go away.
Söylenti hızla yayıldı.The rumor spread quickly.
Söylentiler hızla yayıldı.The rumors spread quickly.
Yazılımın 1.5.0 sürümü henüz yayınlandı.Version 1.5.0 of the software has just been released.
"Sauna" Finceden ödünç alınmış yaygın olarak kullanılan birkaç sözcükten biridir."Sauna" is one of the few widely used words that have been borrowed from Finnish.
O, kişisel bloğunda yaygın yanlış düşünceler üzerine olan makalesini yayınladı.She published her article on common misconceptions to her personal blog.
Yazınız bugün yayınlandı.Your article was published today.
Bu resimleri zaten yayınladık.We've already published these pictures.
İlk olarak bir yayıncıya ihtiyacımız var.We need a publisher first.
Bu kitabı kim yayınladı?Who published this book?
Kızlar Mary hakkında birçok uydurma söylenti ve yalanlar yaydılar.The girls spread many false rumors and lies about Mary.
Çürüyen cesetlerden pis bir koku yayıldı.A stench emanated from the rotting corpses.
Salgın dünya çapında yayıldı.The epidemic spread worldwide.
Tom, Batı medyasında yaygın bir biçimde seçim hilesiyle suçlandı.Tom was widely accused in the Western media of election fraud.
Dan bilimsel makalelerini yayımlamak için baskı altındaydı.Dan was under pressure to publish his scientific articles.
Dan bir kitap yayınlamak istedi.Dan wanted to publish a book.
Dan makalelerini nasıl yayınlatacağını arkadaşlarıyla tartıştı.Dan discussed with his friends how to have his articles published.
Kafein en yaygın tüketilen psikoaktif ilaçtır.Caffeine is the most widely consumed psychoactive drug.
Yakında Mary'nin hamilelik haberi yayılır.The news of Mary's pregnancy will soon get around.
Mars güney yarım kürede oluşan yaylalar içeriyor.Mars contains highlands which occur in the southern hemisphere.
1986'da Sally Ride To Space and Back başlıklı bir kitap yayınladı.In 1986, Sally Ride published a children's book titled To Space and Back.
Hangisi daha yaygın?Which is more common?
Önümüzdeki haftanın iş planı henüz yayınlanmadı.The rota for the next week had not been released yet.
Dan, Linda'nın hikayesini yayınlamayı reddetti.Dan refused to publish Linda's story.
Dan yayın evinden iki tane kitap sipariş etti.Dan ordered two books from the publishing house.
Tom'un yazdığı kitap asla yayınlanmadı.The book Tom wrote was never published.
O aslında oldukça yaygın.It's quite common actually.
Bütün bu yaygara ne hakkındaydı?What was all the fuss about?
Pedofili muhtemelen insanların düşündüğünden daha yaygındır.Pedophilia is probably more common than people think.
Ataerkil sistem her zaman daha yaygın olmuştur.The patriarchal system has always been more prevalent.