Ana içeriğe geç
Sözlük

yay ile cümle

yay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar İncil'i tüm dünyaya yaydılar.They spread the Gospel all over the world.
Onların hepsi paralarını geri almak için yaygara koparıyor.They're all clamoring to get their money back.
Onlar yaya olarak bir yere gitmeyi reddettiler.They refused to go anywhere on foot.
Onun evleniyor söylentisi kasabanın etrafında yayılıyor.The rumor that she's getting married is spreading around town.
Onun yüzünde bir gülümseme yayılıyordu.A smile spread across her face.
O, söylentinin yayılmasını engellemeye çalıştı.She tried to prevent the rumor from spreading.
Dedikoduyu tüm kasabaya yaydı.She spread the gossip all over the town.
O, kanepede yayılıp oturuyordu.She was lounging on the sofa.
Tostunun üstüne kalınca bal yaydı.She spread honey thickly on her toast.
Tereyağını ekmeğin üzerine yaydı.She spread the butter on the bread.
O yaygın olarak tanınmaktadır.She is widely known.
Onun yararları hakkında yaygara yaptı.She made a fuss about her benefits.
O iki yıldır bir yayıncılık şirketinde.She has been with a publishing company for two years.
Yayın yönetmeni el yazısı kitaba baktı.The editor glanced over the manuscript.
Editör ve yayıncı benim kuzenimdir.The editor and publisher is my cousin.
Yaya olarak ne kadar zaman alır?How long does it take on foot?
Yayan mı gideceksin yoksa otobüsle mi?Are you going on foot or by bus?
Niçin kitapçıya yaya gitmiyoruz?Why don't we go to the bookstore on foot?
Şiddet suçu banliyölere yayıldı.Violent crime spread into the suburbs.
Şimdiye kadar yayınlanmış tüm diyetleri denedim ama hala kilo kaybetmedim.I have tried every diet that has ever been published and I still haven't lost weight.
Fırtınadan kısa bir süre sonra radyo istasyonu yayına geri döndü.The radio station came back on the air shortly after the storm.
Boşanma bugünlerde daha yaygın oluyor.Divorce is becoming more common nowadays.
Hikaye yayıldı.The story wandered.
Esperantoyu yayın!Spread Esperanto!
Ok yaydan çıktı.The die is cast.
O program şu anda yayınlanıyor.That program is now being broadcast.
Onun ölüm haberi yayıldı.The news of his death spread.
Romanları Fransızca olarak da yayınlanmaktadır.His novels also appear in French.
Büyük bir savaşçı güç yayar. O ölümüne savaşmak zorunda değildir.A great warrior radiates strength. He doesn't have to fight to the death.
Otobüs şoförü yayayı görmedi.The bus driver didn't see the pedestrian.
Steve Miller Band, 2010'un Haziranında yeni bir albüm yayınladı.The Steve Miller Band released a new album in June of 2010.
Ok yaydan çıktı. Tekrarlıyorum: Ok yaydan çıktı.The die is cast. I repeat: The die is cast.
Bu yaygın bir hata.This is a common error.
Yaya gitmeyi bisikletle gitmeye tercih ederim.I prefer going by foot to bicycling.
Bu söylentileri kim yaydı?Who spread these rumours?
Zehir bütün vücuduna yayıldı.The poison spread through his whole body.
Şehir merkezi sadece yaya trafiğine değil tümüne kapalı olmalıdır.The city center should be closed to all but pedestrian traffic.
Budizm Hindistan'dan yayıldı.Buddhism came out of India.
Koyomi bir yay ve oklar satın aldı.Koyomi bought a bow and arrows.
Yerli Amerikalılar ok ve yayla savaştılar.Native Americans fought with bow and arrow.
Kitap 1689 yılında yayınlandı.The book was published in 1689.
Futbol oyunu şu an yayında.The football game is now being broadcast.
Futbol maçı şu anda yayınlanıyor.The football game is now being broadcast.
Virüsün daha fazla yayılmasını engellemek için ciddi tedbirler alınmalı.Drastic measures must be taken to prevent the further spread of the virus.
İnsanlar genlerin kendilerini yaymak için kullandığı araçlardır.Humans are the vehicles that genes use to propagate themselves.
Biz kitabının yayınlanmasını bekliyoruz.We are expecting the publication of his book.
Televizyon istasyonları günde yirmi dört saat yayın yapar.Television stations broadcast 24 hours a day.
Amerikanın sesi Washington'dan yayın yapar.Voice of America broadcasts from Washington.
Radyo istasyonu çok güçlü bir sinyal yayıyor.The radio station broadcasts a very strong signal.
Bir ızgara çok ısı yayar.A grill puts out a lot of heat.
Kitap şimdi yayın için hazır.The book is now ready for publication.
Kanser farklı organlara yayıldı.The cancer had spread to several organs.
Hastalık ne oranda yayıldı.At what rate did the illness spread?
O bilgiyi yayınlayamam. O özel.I cannot release that information. It is private.
Su çiçeği çocuklarda yaygın bir hastalıktır.Chicken pox is a common sickness in children.
Bir İngiliz anahtarı, yaygın olarak kullanılan bir araçtır.A wrench is a commonly used tool.
Bu roman ne zaman yayınlandı?When was this novel published?
En tanınmış kitaplarını 60'lı ve 70'li yıllarda yayınladı.During the 60s and 70s, she published her most famous books.
Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı.A dreary landscape spread out for miles in all directions.
Bu kitap, ölümünden sonra yayımlandı.The book was published posthumously.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod