Annem böyle yaygın insanlarla ilişkili olduğunu bilseydi ne derdi!What would Ma say if she knew you associated with such common people!
"Nasıl geldin?" "Yaya olarak."„How did you come?“ „By foot.“
Ahlaki evrenin yayı uzun, ancak adalete doğru eğilir.The arc of the moral universe is long, but it bends toward justice.
O, Fince'de iki kitap yayınladı.He published two books in Finnish.
Konuşma özgürlüğü özellikle yayımcılar için önemlidir.Freedom of speech is especially important to broadcasters.
O örgüt hiçbiri güvenilir olamayacak kadar çok bilgiyi yaymaktadır.That organization disseminates a lot of information, none of which can be trusted.
Şüphelinin adı yayınlanmadı.The suspect's name hasn't been released.
Kahkaha izleyiciler arasında yayıldı.Laughter rippled through the audience.
Spor yayıncılığına girmek istiyorum.I want to go into sports broadcasting.
Karar yaygın öfkeye neden oldu.The decision caused widespread anger.
Seyirciler arasında kıkırdamalar yayıldı.Giggles rippled through the audience.
Bu Boston'da yaygın bir uygulama mıdır?Is this a common practice in Boston?
Kurbanın adı yayınlanmadı.The victim's name wasn't released.
Yayın tarihi ilan edilmedi.No publication date was announced.
Göktaşı çarpmaları ne kadar yaygındır?How common are meteorite strikes?
Tom Jackson birçok kitap yayınladı.Tom Jackson has published many books.
Tom bulgularını yeni yayınladı.Tom has just published his findings.
Cerrahi hatalar ne kadar yaygındır?How common are surgical errors?
Yayla avlanma sezonu bugün açılıyor.Bow hunting season opens today.
Yangın yayılmaya devam ediyor.The fire continues to spread.
Sağduyu o kadar yaygın değildir.Common sense isn't so common.
O yaygın bir bilgi değil.That's not common knowledge.
Tüm yayınlarınızı okudum.I've read all of your posts.
Haberi yaymamız gerekir.We need to spread the word.
Enfeksiyon yayılıyor.The infection is spreading.
Yaygın bir korku vardı.There was widespread fear.
Bu yaygın bir şey midir?Is this a common thing?
Bu ne kadar yaygın?How widespread is it?
Bu çok yaygındır.This is very common.
Neden bütün bu yaygara?Why all the fuss?
Kelimeyi yay.Spread the word.
Bu yaygın bir yanlış anlamadır.This is a common misconception.
Tom, Mary'nin trajik romanını isteksiz olarak yayınladı.Tom reluctantly published Mary's tragic novel.
Bence daha az yaygara daha iyi yaptı.The less fuss made the better, in my opinion.
Haberi Avonlea sayesinde hızla yayıldı.The news spread quickly through Avonlea.
Kitap yayıncılığına nasıl girdiniz?How did you get involved in book publishing?
Böyle sorunlar ne kadar yaygın?How common are problems like this?
Ben zaten üç kitap yayınladım.I've already published three books.
O tür sorunlar ne kadar yaygın?How common are these kinds of problems?
Büyük yaygara nedir?What's the big fuss?
O ne kadar yaygın?How common is that?
Kıskançlık ve açgözlülük, cinayetin en yaygın etkenlerinden ikisidir.Jealousy and greed are two of the most common motivators of murder.
Bugünden sonra el yazmasını bir yayınevine göndermek istiyorum.After today, I want to send the manuscript to a publishing house.
Difteri o zaman yaygın bir hastalıktı.Diphteria was a common disease at the time.
Çok eski bir kitapla Almanca öğreniyorum. O 1970 yılında yayınlandı.I'm learning German with a very old book. It was published in the year 1970.
Ateş hızla yayıldı.The fire quickly spread.
Onu Japonya'nın kamu yayıncısı NHK tarafından üretilen bir belgeselde gördüm.I saw it in a documentary produced by NHK, Japan' s public broadcaster.
Kentsel yayılım çevresel olarak zarar verir.Urban sprawl is environmentally damaging.
Giyotin, Fransız Devrimi sırasında yaygın bir şekilde kullanıldı.The guillotine was widely used during the French Revolution.
O yaygın bir deyim.It's a common idiom.
Akraba kayırma doğu ülkelerinde yaygındır.Nepotism is widespread in Eastern countries.
Uzay araştırması insan türünün yayılması ve devamı için gereklidir.Space research is necessary for the propagation and continuation of the human species.
Abaküs, Orta Çağ'da yaygın olarak kullanılmıştır.The abacus was widely used in the Middle Ages.
Bizi izlemeye devam edin. Canlı yayınımız kısa süre içinde geri dönecek.Stay tuned. Our live stream will return shortly.
Jambon ve tostun nefis kokuları havaya yayıldı.Delectable odors of ham and toast pervaded the air.
Ayı saldırıları burada yaygın mıdır?Are bear attacks common around here?
Bisikletler egzersiz sağlayan ve kirliliği yaymayan bir ulaştırma şeklidir.Bicycles are a form of transportation that provides exercise and does not emit pollution.
Sodyum bikarbonat, yaygın olarak kabartma tozu olarak bilinir.Sodium bicarbonate is commonly known as baking soda.
Yayım nerede?Where is my bow?
Leyla geniş bir alana yayılan bir çiftlikte yaşıyordu.Layla lived on a sprawling ranch.