Ana içeriğe geç
Sözlük

yay ile cümle

yay kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu ayrıntılar yayınlanmayacak.These details won't be published.
Mary Kate'in ebeveynleri hakkında yanlış söylentiler yaydı.Mary spread false rumors about Kate's parents.
Mary Kate hakkında ahlaksız söylentiler yaydı.Mary spread vicious rumors about Kate.
Sigara içme yasağı bildirimi dün restoranın dışında yayınlandı.Notification of the smoking ban was posted outside the restaurant yesterday.
Bu yaygın bir Fransız ifadesidir.It's a common French expression.
Bu büyük savaş, zamana yayılmış durumdadır.This huge war has been prolonged.
Başarısızlık korkusu dünyadaki en yaygın korkulardan biridir.The fear of failure is one of the most common fears in the world.
Sıtma sivrisinekler tarafından yayılan bir hastalıktır.Malaria is a disease spread by mosquitoes.
Spiral doğada en yaygın geometrik biçimlerinden biridir.The spiral is one of the most common geometrical forms in nature.
O yanlış söylentiler yayıyor.He's spreading false rumors.
Bu hiç nadir değil. Aslında o çok yaygın.It's not at all uncommon. In fact, it's very common.
Yabancı düşmanlığı gettolarda yaygın bir tutumdur.Xenophobia is a widespread attitude in ghettos.
İmparatorluk komşularının yayılmacı eğilimlerin bir sonucu olarak düştü.The empire fell as a result of the expansionist tendencies of its neighbors.
Savaş imparatorluğun yayılmacı eğilimlerini kontrol etti.The battle checked the empire's expansionist tendencies.
Açlık ve hastalık en alt sınıflar arasında yaygındır.Starvation and disease were rampant among the lowest classes.
Sağ duyu çok yaygın değil.Common sense is not so common.
Bu yaygın bir durumdur.This is a common occurrence.
Daha fazla bilinci yaymamız gerekiyor.We need to spread more awareness.
Bütün yaygarayı kes!Stop all the fuss!
Bu kelime artık yaygın olarak kullanılmamaktadır.This word is no longer commonly used.
Bu bugünlerde oldukça yaygın.That's pretty common these days.
Video orman yangını gibi yayıldı.The video went viral.
Video virüs gibi yayıldı.The video went viral.
O pozitif en yaygın kan grubudur.O positive is the most common blood type.
Yayın balıklarının hiç pulu yoktur.Catfish have no scales.
Bütün bu yaygaradan bıktım.I'm sick of all this fuss.
Oraya yaya olarak gitmek mümkün mü?Is it possible to get there on foot?
Bu kitap sadece Fransızca olarak yayınlanmaktadır.This book is only published in French.
Bu kitabın bir Fransızca çevirisi 2013 yılında yayınlandı.A French translation of this book was published in 2013.
Yaylan bakalım, ne dersin?Bugger off, will you?
Tom üç kitap yayınladı.Tom has published three books.
Tom yeni bir albüm yayınladı.Tom has released a new album.
Bu yaygın bir yazım hatasıdır.This is a common misspelling.
Dedikodu orman yangını gibi okul çevresinde yayıldı.The gossip spread around the school like wildfire.
2013 yılında, Tom Jackson gemi tarihi hakkında bir kitap yayınladı.In 2013, Tom Jackson published a book about the history of shipbuilding.
Yağma, tecavüz ve talan, savaş sırasında yaygındır.Looting, raping, and plundering are common during wartime.
Kışın yün şapka giymek, insanlar arasında yaygındır.It is common for people to wear wool hats in winter.
Tom İnstagramda köpek yavrusunun bir resmini yayınladı.Tom posted a picture of his puppy on Instagram.
Yüksek hızlı trenler Avrupa'da yaygındır.High speed trains are common in Europe.
Onlar kitabımı yayınlamayı reddettiler.They refused to publish my book.
Benim kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was forced to self-publish my book.
Kitabımı kendim yayınlamak zorunda kaldım.I was obliged to self-publish my book.
Kişisel yayıncılık çekici bir seçenek olabilir.Self-publishing may be an attractive option.
Bu yayımcı kesinlikle her şeyi yayınlayacak.This publisher will publish absolutely anything.
Friends ilk kez 90'larda yayınlanmış popüler bir durum komedisidir.Friends is a popular sitcom that first aired in the '90s.
Kitap ne zaman yayınlandı?When was the book published?
Birkaç yaya hafif yaralandı.Several pedestrians were slightly wounded.
Keman, yaylı bir enstrümandır.A violin is a stringed instrument.
Keman, yaylı bir çalgıdır.A violin is a stringed instrument.
Humus nohuttan yapılmış bir daldırma veya yaymadır.Hummus is a dip or spread made from chickpeas.
Bunun doğru sinyaller yaydığını bilmiyorum.I don't think it gives off the right signals.
Gazeteler afet senaryolarını yayıyorlar.Newspapers peddle disaster scenarios.
Enfeksiyon hızla yayıldı.The infection has spread quickly.
Tom eve yaya gitti.Tom went home on foot.
Tom videoyu YouTube'da yayınladı.Tom posted the video on YouTube.
Galaktik merkezi Yay Takımyıldızında yer almaktadır.The galactic center is in the constellation Sagittarius.
Serpent Bearer yayılmış fakat çok belirgin olmayan bir takımyıldızı.The Serpent Bearer is an outspread but not very prominent constellation.
Aşağılık kompleksleri düşündüğümüzden daha yaygındır.Inferiority complexes are more common than we think.
Tom Mary hakkında söylentiler yaymaya başladı.Tom has been spreading rumors about Mary.
Yangın gaz tankına yayılıyor.The fire is spreading to the gas tank.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod