yayılma ile cümle

yayılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Demir teknolojisinin Asya’da yayılması Avrupa’ya eşzamanlı olmuştur.The widespread use of the technology of iron was implemented in Europe simultaneously with Asia.
Hristiyanlığın yayılmasıyla birlikte şamanların güvenilirliği kaybedilmiştir.When Christianity`s influence started spreading, shamans lost credibility.
1710'da kentte veba salgınları yayılmaya başladı.In 1710 the plague epidemic started.
Ona göre bir millet sürekli büyüdüğü için yayılmak zorundadır.She becomes convinced there's something growing within her.
Daha sonra bu “İyon” adı giderek yayılmaya başladı.This 'Auto-Icon' has become famous.
Yardımın amacı,Orta Doğu'da komünizmin yayılmasını önlemekti.It is committed to resisting Communist expansion in the Middle East.
Adalet yayılması.Advancing Justice.
Kızıl sincaplar, yayılmacı türlerle rekabet edemeyebilir.Their seedlings cannot compete against surrounding weeds.
"Wicked Ones" şarkısı Levi's ve Gatorade reklamlarında kullanıldıktan sonra yayılmaya başladı.The band's song "Wicked Ones" has been used in television advertisements for Levi's and Gatorade.
Ofisin temel amacı salgın hastalıkları kontrol ve etmek ve yayılmalarını önlemek için çalışmaktır.The main objective of the OIE is to control epizootic diseases and thus to prevent their spread.
1990'ların başlarında SMT hatları hızlıca yayılmaya başladı.The early 1990s saw OEM's rapidly installing SMT lines.
Bunun sonuçlarından biri de Hristiyanlığın yayılması oldu.The first was the rise of Christianity.
Yayılma ve çoğalma imkânları en fazla olan talli bitkilerdir.Division of plants and pruning are the easiest ways of multiplication.
Tatarların Asya'dan batıya yayılmaları iki dalga halinde olmuştur.Kurds were deported twice to Central Asia from Caucasia.
Schmitt'in çalışması kalamar sinirlerdeki, darbe yayılmasının doğrudan bir sonucuydu.It was a direct result of Schmitt's study of the neural impulse propagation in squid nerves.
Hıristiyanlığın 337 yılında (son araştırmalara göre 319 yılında) yayılmaya başladığı kabul edilir.It was delivered in 393 (though some scholars place it in 391).
Öldürüldüklerine dair söylentiler yayılmaya başladı.There then began circulating rumors that he would be killed.
Doğu Anadolu'dan yayılma esas olarak iki ana güzergah üzerinden olmuştur.Access to Ironstone Mountain is mainly from two walking tracks.
Sevgi dalgalarının yayılmasını istiyorum.The Love Explosion.
Son zamanlarda meyvecilik de yayılmaya başlamıştır.And then the fruits begin to appear.
Nüfus artışı ve yayılma.Their Rise and Expansion.
Risk faktörlerinin bulunması organizmaların yayılmasını kolaylaştırır.The spreading of organisms is facilitated when risk factors are present.
İnternet yayılmaya başladığında 200'den fazla websitesi kuruldu.Since the inception of the program, over 2,400 sites have been secured.
Artan nüfus, merkezden yazlıklara doğru yayılmaya başladı.We drove people literally out of clubs.
Oyuncunun tutuklanması dizideki geleceği ile ilgili spekülasyonların yayılmasına sebep oldu.The announcement brought to rest speculation about the show's future.
Bu özgürlük, yayılma yönü hakkında yani dönme derecesi verir.This permits a degree of freedom, namely rotation about the propagation direction.
Başlıca yayılma yolları, e-posta ve World Wide Web olarak görülmektedir.Examples are file transfer, email and the World Wide Web.
Hormonların bazı kanser türlerinin yayılmasını engellediğini keşfetmiştir.Vaccines have been developed that prevent infection by some carcinogenic viruses.
Don Omar ve hızla yayılmaya başladı.David Munro, It passed too quickly.
Yarım asırdan fazla süredir devam eden İsveç yayılması sona erdi.The Swedish period in Finnish history, which had lasted some seven centuries, came to an end.
Yönetimi sırasında kent büyük bir gelişme gösterdi ve imparatorluk hızla yayılmayı sürdürdü.Overall, the economy continued to prosper and the empire remained powerful.
Yayılmak fiili ve Yaygın sözcüğü ile aynı kökten türemiştir.Spreading the Big Lie Far and Wide.
2010 itibarı ile IPv6'nın yayılması hala başlangıç aşamasındadır.IPv6 adoption, while in progress, is currently still in early stages.
Hint edebiyatı da Budizmin Japonya'da yayılmasına bağlı olarak, Japon edebiyatında etkili olmuştur.Indian literature also had an influence through the separation of Buddhism in Japan.
Arap Baharı olarak bilinen dalganın yayılmasına yol açtı.The daily you is the person that is not in a big rush.
Ve bence bu, yayılmaya değer bir fikirdir.And that, I think, is an idea worth spreading.
Orada petrol yayılmaları hakkında yazarak 2 yıl harcadım.I spent two years there writing on oil spills.
Kimse petrol yayılmalarıyla ilgilenmiyordu.No one was interested in oil spills.
Ve birleşik devletlerde petrol yayılması ile ilgili yazan tek ben vardım.And I was the only one in the United States writing on oil spills.
Yani, petrol yayılması mevzuatları yazdım.I mean, I wrote oil spill regulations.
Uganda'da yayılma azaldı.In Uganda we see the prevalence went down.
Yani, sahne daha kısıtlıdır - önünüzden yayılması gereken ses sahnesi yani.So, the stage is more restricted -- the sound stage that's supposed to spread out in front of you.
İnanılmaz şekilde güvenlidirler, nükleer silahların yayılması ve diğer şeylere karşı.They're incredibly safe, weapons proliferation-proof and all the rest of it.
Ve bunun yanında nükleer silahların yayılmasını arttırır.And it also enhances nuclear weapons proliferation.
Beni aday gösterdiler ve internet yayılmasını sağladı.And so they placed me on it, and the Internet got wind of it.
Kitlelere kumar faaliyeti yayılması açısından, bu vasıfsız bir başarıdır.In terms of spreading gambling activity to the masses, this was an unqualified success.
25 yıl sonra, şimdi bile halen gelişmediler, tam olarak tekrar yayılmadılar.And even now, after 25 years, they're not up there, they have not recolonized completely.
Evet, tekrar yayılmaları çok yavaş oluyor.So, recolonization is really very slow.
Çin Lokantası modeli ise yayılmacıdır.The Chinese restaurant model spreads.
Ve bence hepimiz kabul edebiliriz ki keyif kesinlikle yayılması gereken bir fikir.And I think we can all agree that joy is definitely an idea worth spreading.
Kendi kendine organize olabilme AIDS'in çok hızlı yayılmasında.Self-organization is why the AlDS virus is spreading so fast.
Aynı zamanda yayılma için geleneksel solucan teknolojisini kullanabilirsiniz.You could also use conventional worm technology for spreading.
Ama Bear aslında bu videoyu yayılması için yapmamıştı.But he didn't actually set out to make a viral video, Bear.
Yani şu an içinde bulunduğumuz zaman fikirlerin yayılmasına ait bir yüzyıldır.That what we are living in is a century of idea diffusion.
UNAIDS nihayet HIV'ın yayılması ile ilgili düzgün verileri paylaştı.UNAlDS have done good data available, finally, about the spread of HlV.
"ve kesinlikle geniş bir çevreye yayılmayı hak ediyor.""and it certainly deserves wide exposure."
- - Bu üç vektör R3'in yayılma alanında. -I can say definitively that the set of vectors, of these three vectors, does indeed span R3.
Bir ihtilalin bu aşamasındaki başarı fikirlerin yayılmasıyla ölçülebilir.Success at this stage of the game can be measured by the contagion of ideas.
Bu yayılma durumuna ulaşmak için bu mücadelede daha fazla insana ihtiyacımız var.In order to achieve that contagion we need more people in this fight.
"Ağız-ayak hastalığının yayılmasını önlemek için..." "...Prenses Lee Seol sığır etini savunuyor."[Preventing the spread of foot-mouth disease, Princess Lee Seol advocates Korean beef]

İlgili Sayfalar