yayılmış ile cümle
yayılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Amerika Birleşik Devletleri'nde, yayılmış bira peyniri ABD'nin Kentucky eyaletinin geleneksel bir besinidir.(نوفمبر 2017) جبنة البيرة، هو طعام يمد على الخبز، شائع في منطقة كنتاكي في الولايات المتحدة.
Piroklastik akışlar, zirveden 20 kilometre (12 mi)'lik bir alana yayılmıştır.يتم التخلص من النفايات التي تم جمعها عن طريق التفريغ في مناطق تقع على بعد حوالي 20 كم (12 ميل) من المدينة.
Daha sonraki yıllarda diğer bölgelere de yayılmışlardır.والقرون التالية جلبت أيضا كوارث أخرى.
Hepburn'ün kariyeri, 60 yıldan fazla Hollywood başrol oyuncusu olarak yayılmıştır.59 حيث خدمت ككنيسة للهوغوينوت لأكثر من ستة عقود.
Japon edebiyatı, yaklaşık iki bin yıllık bir sürece yayılmıştır.A literatura japonesa cobre um período de quase dois milénios.
Sonuç olarak bu hayvan bütün dünyaya yayılmıştır.De lá, a espécie se espalhou pelo mundo.
Bu isim Dünya çapında çok sevilmekte olup her tarafa yayılmıştır.É um interesse grande que eu gostaria que fosse disseminado por todo lado.
Kalan kısmı diğer bölgelere yayılmıştır.O restante está distribuído entre as outras regiões.
Bu matematiksel teknikler hızla özel girişimlere de yayılmıştır.Estas técnicas matemáticas espalharam-se rapidamente em muitas empresas.
Lenin ve Çeka kurucusu Feliks Dzerjinski'nin sözleri tüm dünya üzerine yayılmıştır.Frases ditas por Lenin e pelo fundador Tcheka Félix Dzerjinsky foram implantados em todo o mundo.
Hepburn'ün kariyeri, 60 yıldan fazla Hollywood başrol oyuncusu olarak yayılmıştır.A carreira de Hepburn é vista como uma das mais famosas de Hollywood e durou por mais de 60 anos.
Köy geniş bir alana yayılmıştır.O resto espalhava-se por vasta área rural.
Helenik dönem boyunca önemli bir festival olmuş ve daha sonra Roma'ya da yayılmıştır.Seu culto continuou no período helênico e foi, mais tarde, levado a Roma.
Buradan Latinceye ve diğer Avrupa dillerine yayılmıştır.A sua obra foi traduzida para latim e para outras línguas europeias.
İslami mimari tarzının ilklerinden olan bu yapıt daha sonra bölgeye yayılmıştır.É o primeiro exemplo de um estilo de arquitetura islâmica que, mais tarde, se espalhou pela região.
Şirket dünya çapında 90 ülkeye yayılmış ofisleriyle 1,600'ün üzerinde çalışana sahiptir.Ela possui atualmente escritórios distribuídos em 90 países do planeta.
Buradan çeşitli ülkelere yayılmıştır.-5 dereceye kadar olan soğuklara dayanabildiği görülmüştür.As declividades das vertentes são variáveis, podendo atingir até 5° graus.
Değişim zamana yayılmıştır.E o momento da mudança é chegado.
Orta ve Güney Avrupa dağlarına yayılmıştır.Distribui-se pelas zonas montanhosas do centro e do sul da Europa.
İnternet İran gençliği arasında inanılmaz oranda yayılmış durumdadır.O Estado também controla a Internet, altamente popular junto à juventude iraniana.
Protestolar ilk başlarda, ABD'de başlamış, önce Avrupa'ya sonra tüm dünyaya yayılmıştır.Fez sucesso inicialmente no Reino Unido, para depois se espalhar pelo resto da Europa e então Estados Unidos.
Ünü İngiltere ve İrlanda'ya yayılmıştır.Foi educado na Grã-Bretanha e Irlanda.
Doğu Asya'da Himalayalardan Japonya'nın doğusuna kadar olan geniş alana kadar yayılmıştır.Ela é nativa do leste da Ásia, desde os Himalaias até o Japão.
Şehir bu dönemde yaklaşık bir milyon kişilik nüfusuyla 19'a 13 kilometrelik bir alana yayılmıştı.A cidade, então, media 19 por 13 quilómetros, com uma população de quase um milhão de pessoas.
Alageyik Avrupa'ya Romalılar eliyle yayılmıştır.A partir daí, a tecnologia foi levada para a Europa pelos Romanos.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Em pouco tempo, outras comunidades foram criadas por toda a Europa.
Fakat Roma'daki etkin güçler, Kartaca'yı Sicilya'ya kadar yayılmış bir güç olarak görmek de istemiyordu.Porém, muitos também não queriam ver o poder cartaginês na Sicília aumentando ainda mais.
Böylece ayaklanma tüm İyonya'ya yayılmış oldu.Esse costume espalhou-lhe para toda a Islândia.
Bu ilk aşamada Quakerlik İngiltere’de ve daha sonra ABD’de yayılmıştır.A evolução destas correntes veio a dar frutos pela primeira vez na Inglaterra, e depois nos Estados Unidos.
İtalyan-Brezilyalılar esas yayılmış güney ve güneydoğu devletler arasında Brezilya .Os ítalo-brasileiros estão espalhados principalmente pelos estados do Sul e do Sudeste do Brasil.
Sonuç olarak bu hayvan bütün dünyaya yayılmıştır.Wellicht was dit dier verspreid over de gehele wereld.
Dağınık bir yerleşimle, geniş bir alana yayılmıştır.Tussenin lag een groot rechthoekig binnenplein.
XM parçacıkları dünyanın her tarafına portal adı verilen kapılar aracılığıyla yayılmıştır.De XM stroomt de wereld in via de Portalen.
Buzul yaklaşık 100 km2'lik bir alana yayılmıştır.Het resterende materiaal werd verspreid over een gebied van ruim honderd vierkante kilometer.
Avrupa ve Azorlar'da yayılmıştır.De spin komt voor in Europa en de Azoren.
Hakkında kehanetler yayılmıştır.Ook werden hem profetische gaven toegedicht.
Türkiye´de her tarafa yayilmıştır.Ze lieten het verspreiden over heel Mexico.
Daha sonraki yıllarda diğer bölgelere de yayılmışlardır.In de jaren daarna volgden ook andere gebieden.
Antik kent yaklaşık 400 hektarlık(4km2) alana yayılmıştır.Een gebied van meer dan 37 straten in het historische centrum (ongeveer 14 hectare) brandde af.
Denizlere yayılmış sillilerdendir.Van zeedennen wordt hars afgetapt.
Bütün dünyada yayılmışlardır.Ze zijn wereldwijd verspreid.
400 küsur hektar alana yayılmıştır.400 hectare gaat verloren.
Bu familya mensupları ılıman bölgelerden tropiklere kadar yayılmıştır.De familie komt voor van gematigde streken tot in de tropen.
Hepburn'ün kariyeri, 60 yıldan fazla Hollywood başrol oyuncusu olarak yayılmıştır.Bryants carrière als schrijver omspande bijna zeventig jaar.
Ancak bu sırada ünü çok yayılmıştır.In die tijd was de brief dus al wijd verspreid.
Ünü İngiltere ve İrlanda'ya yayılmıştır.Ze groeide op in Ierland en Engeland.
Güney Afrika, Afrika, Madagaskar, ve tropikal Asya'ya yayılmıştır.Vanaf daar was er een snelle verspreiding naar Afrika, Madagaskar en tropisch Azië.
20. yüzyılın ortalarından itibaren ABD ve Avrupa'da hızla yayılmıştır.Halverwege de jaren zestig verdeelde ze haar tijd tussen de VS en Europa.
Şirketin aynı zamanda üretim, satış ve dağıtım tesisleri dünya çapına yayılmıştır.Stowarzyszenie zajmuje się również produkcją i dystrybucją części samochodowych na cały świat.
Bu zamana kadar Alman kuvvetleri geniş bir bant üzerinde yayılmıştı.Do tego czasu Niemcy zostali rozproszeni na dużym obszarze.
Avrupa ve Azorlar'da yayılmıştır.Występuje w Europie i na Azorach.
Yunanistan'ın her yerine yayılmıştır.Przewędrował całą Grecję.
Bu yüzyılda İslam bölgede hızla yayılmıştır.W okresie tym nastąpiła dość szybka islamizacja kraju.
Hristiyanlık, onun döneminde hızla yayılmıştır.Jej kult szybko rozprzestrzenił się w ówczesnym świecie chrześcijańskim.
Oradan da doğuya ve kuzeye Saskatchewan Nehri'ne yayılmıştır.Powstaje z połączenia rzek Saskatchewan Południowy i Saskatchewan Północny.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Niedługo potem zostały szeroko rozpowszechnione w całej średniowiecznej Europie.
Protestolar ilk başlarda, ABD'de başlamış, önce Avrupa'ya sonra tüm dünyaya yayılmıştır.Prorocy ci zaczęli głosić najpierw po całych Stanach Zjednoczonych, a następnie w innych państwach świata.
Güney yarım kürenin sıcak bölgelerinde yayılmışlardır.Zimne wody półkuli południowej.
Avrupa ve İran'da yayılmıştır.Występuje w całej Europie oraz w Iranie.
Akım özellikle Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere'de yayılmıştır.System rozpowszechniony był głównie w USA i w Wielkiej Brytanii.