yayılmış ile cümle
yayılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yayılmış ince deri üzerine;On a parchment scroll unrolled,
Gözleri dalgın dalgın, çekirgeler gibi yayılmış, o çağırana koşarak kabirlerden çıkarlar.They will hasten forward to the caller, gazes fixed.
Yayılmış kağıtta.On a parchment scroll unrolled,
Yeryer yayılmış döşemeler.And rich carpets spread.
Ve yeryüzüne, nasıl da yayılmış?And the earth, how it was spread out?
Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır.On a parchment scroll unrolled,
O gün insanlar, çırpınarak yayılmış pervaneler gibi olurlar.A Day on which human beings would be like so many scattered moths,
O kullar, şiddeti her yere yayılmış olan bir günden korkarak verdikleri sözü yerine getirirler.Those who fulfil their vows and fear the Day whose evil shall be diffused far and wide,
Hani milletin koyunları (geceleyin) içinde yayılmıştı, biz onların hükmüne şahittik.We were witness to their judgement.
Yayılmış ince deri üzerine, satır satır yazılmış kitaba,And the Scripture inscribed
Yere bakmıyorlar mı, nasıl yayılmış?And the earth, how it was spread out?
O gün insanlar yayılmış pervaneler gibi olurlar.A Day on which human beings would be like so many scattered moths,
Yayılmış gölgeler... [4,57; 13,35; 77,41]Lengthened shadows,
Yayılmış halılar ve döşemeler...And rich carpets spread.
O gün halk, yayılmış kelebekler gibi olur.A Day on which human beings would be like so many scattered moths,
YAYILMIŞ AĞConstellation name (optional)EXTENDED NET
Su yosunu, ilk keşfedilişinden bu yana 35 kadar bölgeye yayılmış durumda.Since the first discovery of the algae, it has spread to as many as 35 locations.
Türkiye'nin ekonomik faaliyetleri bölge geneline yayılmış durumda.Turkish economic activity extends throughout the region.
Ülkenin en büyük sorunu olarak yerini koruyan yolsuzluk, BH'de hayatın her alanına yayılmış durumda.The biggest problem remains corruption, which transcends every aspect of life in BiH.
Kraliyet bağları eskiden 50 hektarlık bir alana yayılmış durumdaydı.The Royal vineyards used to span about 50ha.
Balkanlarda Türk nüfusu artmış, Türk kültürü yayılmıştır.[4][daha iyi kaynak gerekli]Amount of Turkish people living in Balkans raised.[…]
Üniversitenin beş kıta üzerine yayılmış birçok kampüsü bulunmaktadır.The university has several campuses spread over five continents.
Sabit bir sıvı içinde, manyetik alan düşüşler ve alan herhangi bir konsantrasyonları yayılmıştır.In a stationary fluid, the magnetic field declines and any concentrations of field spread out.
Onun liderliğinde Suikastçılar daha etkili yayılmışlardır.His leadership saw to the spread of the Assassins' influence in the Old World.
Minenin yayılmış opasiteleri mine miktarını etkilemez ancak görünüşünü değiştirir.Diffuse opacities of enamel does not affect the amount of enamel but changes its appearance.
1518 yılında guldiner denen para orta Avrupa'nın her yerine yayılmışdı.By 1518, guldiners were popping up everywhere in central Europe.
Ahşap karkas evler güneydoğu hariç tüm ülkeye yayılmıştır.Timber framed houses are spread all over the country except in the southeast.
114 alana yayılmış 30 büyük ve küçük göle bağlı bir ağ içermektedir.There is a network of 30 connected large and small lakes, spread over an area of 114 km2 (44 sq mi).
GTi'nin aparatı aeroponik olarak yayılmış bitkisel kesimin kesiti 1983'de gerçekleştiGTi's apparatus cut-away of vegetative cutting propagated aeroponically, achieved 1983
Beş yüzyıl süren Osmanlı yönetimi sırasında İslam Sırbistan'a yayılmıştır.Islam spread to Serbia during the five centuries of Ottoman rule.
Slogan dünya çapına yayılmış ve pek çok dile çevrilmiştir.The slogan has been used around the world and translated into many different languages.
Kariyeri, oyuncu, yapımcı, yönetmen ve şarkıcı olarak 40 yılı aşkın bir süreye yayılmıştır.His career has spanned over 40 years as an actor, producer, director and singer.
Vahşi doğadaki oluşumlarının çoğu bahçeden yayılmış olabilir.Many of its occurrences in the wild may be as a garden escape.
Şehir sonunda yaklaşık 375 dönümlük bir alana yayılmıştı.The city eventually occupied a site of around 375 acres.
Şöhreti tüm dünyaya yayılmıştı. [4]Her fame had spread worldwide.[4]
Saat ona doğru ateşler tüm şehre yayılmıştı.By ten o'clock most of the city was on fire.
Publarda genellikle tezgahlara yayılmış bira matları vardır.Pubs usually will have beermats spread out across their surfaces.
Cinayet söylentileri ilerleyen günlerde İngiltere'yle sınırlı kalmayıp Fransa'ya da yayılmıştı.Rumours of murder also spread to France.
Bundan sonra İslam, Orta Asya'nın güneybatısındaki Türk kavimleri arasında hızla yayılmıştır.Danach breitete sich der Islam unter den Turkvölkern im Südwesten Zentralasiens immer schneller aus.
UGM otuz birim ve Afganistan'ın tamamına yayılmış otuz şubesi vardır.Das NDS hat 30 Abteilungen und über ganz Afghanistan verteilte Zweigstellen.
17. yüzyılda Fransa'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde de Cirit Oyunu yayılmıştır.Das Ciritspiel war im 17. Jahrhundert auch in Frankreich, Deutschland etc. verbreitet.
Sonraki yüzyıllarda da Buda’nın öğretileri Güney ve Doğu Asya’da da yayılmıştır.In den folgenden Jahrhunderten verbreitete sich die Lehre in Süd- und Ostasien.
27. Alay’ın 2. Tabur'u, geniş bir cephede yayılmış bulunmaktaydı.Die Überquerung der indischen 7. Division erfolgte auf breiter Front.
Elmas Sutra’da geçen bu ifade çeşitli varyantlara yayılmıştır.Diese Kernaussage wird im Diamant-Sutra in zahlreichen Varianten ausgebreitet.
Bundan isim bazı başka Avrupa ülkelerine ve Fransa'nın sömürgelerine yayılmıştır.Die Währungsbezeichnung verbreitete sich danach in andere europäische Staaten und in französische Kolonien.
Bu yüzyılda İslam bölgede hızla yayılmıştır.In diesem Jahrhundert wurde das Gebiet endgültig islamisiert.
Bu ilk aşamada Quakerlik İngiltere’de ve daha sonra ABD’de yayılmıştır.In dieser frühen Phase breitete sich das Quäkertum in England und den späteren USA aus.
Orta ve Güney Avrupa dağlarına yayılmıştır.Sie ist in den süd- und mitteleuropäischen Gebirgen verbreitet.
Bu dönemde bölgede Slavlar yayılmıştır.Während dieser Zeit siedelten sich auch Slawen in dem Gebiet an.
Büyü ve Astroloji gibi Ezoterizm inanışları Ortaçağ’da yayılmıştır.Esoterische Praktiken wie die Magie und die Astrologie waren im Mittelalter verbreitet.
2009'un Ocak ayında, DSP Media'nın RAINBOW adında yeni bir kız grubu çıkaracağı söylentileri yayılmıştı.Im Januar 2009 wurde erstmals bekannt, dass DSP Media eine neue Girlgroup zusammenstellen wird.
Çin’de „Lü-zong“, Japonya’da „Ritsu“ adı altında yayılmıştır.In China verbreitete sie sich unter dem Namen Lü-zong, auf japanisch heißt sie Risshū.
Fetih uzun bir döneme yayılmış ve sayısız muharebe sonrasında gerçekleşmiştir.Das Stimmrecht kam in Etappen und erst nach langem Kampf.
Sonradan insanlar tarafından asırlar içinde bütün Avrupa'ya yayılmıştır.Um die Jahrhundertwende verbreiteten sie sich in ganz Europa.
Güney Afrika, Afrika, Madagaskar, ve tropikal Asya'ya yayılmıştır.Von da aus erfolgte eine rasche Verbreitung nach Afrika, Madagaskar und dem tropischen Asien.
Ayrıca 1936 yılında insanlar tarafından getirildikleri Ateş Toprakları'nda da yayılmışlardır.Auch auf Feuerland kommt er vor, wurde hier allerdings 1936 durch den Menschen eingeführt.
Pazar popülizmi bu şekilde yayılmıştır.Dafür wurde auf den volkstümlichen Sonntag verzichtet.
Güneybatının geniş bir alanında yöreye özgü guave çalıları yayılmıştır.Über größere Bereiche im Südwesten haben sich vom Menschen eingeführte Guavenbüsche ausgebreitet.
Ancak bu sırada ünü çok yayılmıştır.Ihre Affäre hat sich inzwischen weithin herumgesprochen.
Sonuç olarak bu hayvan bütün dünyaya yayılmıştır.Dadurch erreichte das Tier selbst Weltruhm.