yayılmış ile cümle
yayılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Konu merkezleri AÇA’ya üye ülkelere yayılmıştır.Los centros temáticos están diseminados por los diferentes países miembros de la AEMA.
Konu merkezleri AÇA’ya üye ülkelere yayılmıştır.Os centros temáticos estão distribuídos pelos países membros da Agência.
Konu merkezleri AÇA’ya üye ülkelere yayılmıştır.Tevens is achtergrondinformatie bij de rapporten beschikbaar.
Konu merkezleri AÇA’ya üye ülkelere yayılmıştır.Τα θεματικά κέντρα είναι κατανεμημένα σε όλες τις χώρες μέλη του ΕΟΠ.
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Di atas kepala makhluk-makhluk itu terbentang sesuatu yang seperti kubah dari kristal yang kemilau
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.그 생물의 머리 위에는 수정 같은 궁창의 형상이 펴 있어 보기에 심히 두려우며
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Ở trên đầu vật sống , thấy một vòng khung , giống như thủy_tinh dễ_sợ , giãi ra trên đầu chúng_nó .
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Ở trên đầu vật sống, thấy một vòng khung, giống như thủy tinh dễ sợ, giãi ra trên đầu chúng nó.
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.Над головами животных было подобие свода, как вид изумительного кристалла, простертого сверху над головами их.
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.ודמות על ראשי החיה רקיע כעין הקרח הנורא נטוי על ראשיהם מלמעלה׃
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.وعلى رؤوس الحيوانات شبه مقبب كمنظر البلور الهائل منتشرا على رؤوسها من فوق.
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.活 物 的 頭 以 上 、 有 穹 蒼 的 形 像 、 看 著 像 可 畏 的 水 晶 、 鋪 張 在 活 物 的 頭 以 上
Kubbeye benzer, billur gibi parlak ve korkunç bir şey canlı yaratıkların başları üzerine yayılmıştı.活物 的 頭 以上 、 有 穹蒼 的 形像 、 看著 像 可畏 的 水晶 、 鋪張 在 活物 的 頭以上
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Der opstod hurtigt bekymringer om sundhedsrisici i forbindelse med brugen heraf.
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Er ontstond al snel bezorgdheid over de gezondheidsrisico’s van het gebruik van deze stof.
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Kmalu so se pojavila vprašanja o tveganjih za zdravje, povezanih z uživanjem GHB.
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Oron spred sig snabbt om de hälsorisker som var förenade med att använda GHB.
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Rychle vyvstaly obavy v souvislosti se zdravotními riziky spojenými s užíváním této látky.
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Rýchlo sa objavili obavy súvisiace so zdravotnými rizikami súvisiacimi s jej užívaním.
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Σ ύ ν το 1 α εκφράστηκαν αν η σ υ χ ί ε ó σχετικά 1 ε του ó κινδύνου ó για την υγεία α p i ό τη χρήση του.
Kullanımına bağlı sağlık risklerine ilişkin kaygılar hızla yayılmıştır.Бързо възникнаха опасения за рисковете за здравето, свързани с употребата на веществото.
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler. Bu kadar yayılmışlardı.Takže Severná Kórea je schopná obsadiť skoro celý Kórejský polostrov až na juhovýchodný roh.
Kuzey Koreliler, kuzeydoğu köşesi hariç tüm yarımadayı işgal ettiler. Bu kadar yayılmışlardı.Їй вдається окупувати весь Корейський півострів, за вийнятком маленької частини на північному сході.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ej, wyglądasz na szczęśliwego. Uśmiechasz się tak szeroko
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Hei, arati fericit. Zambesti foarte larg.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Hei, kau terlihat bahagia. Kau tersenyum dengan sangat lebar.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Hé, tu as l'air assez heureux. Tu as un grand sourire.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ja, du sichst glücklich aus. Du grinst sehr breit.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ja, je ziet er blij uit. Je lacht heel breed.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ja, videti se srečen. Imaš nasmešek do ušes.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Này này, nhìn cậu hạnh phúc quá nhỉ Còn cười toác cả miệng nữa chứ
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ya, du ser lycklig ut. Du ler brett.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Ya, sembri felice. Hai un gran sorriso.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Έι, δείχνεις ευτυχισμένος. Και έχεις και πλατύ χαμόγελο.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.Да, ты выглядишь счастливым. Улыбка просто до ушей.
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.או אתה נראה שמח. איזה חיוך רחב
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.نعم ، تبدو سعيداً ، إبتسامتك واسعة
Mutlu görünüyorsun, yüzüne yayılmış kocaman bir gülümseme.そんなに笑って
Müzik üzerine bir kelime. Var olan en güçlü ses müziktir, ve bazen oransızca yayılmış haldedirler.Hudba je nejmocnějším zvukem, který máme, často nevhodně použitý.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.A szépséghiba ebben mindössze az, hogy hajlamosak vagyunk szelektíven alkalmazni őket.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.C'est dommage qu'on ait tendance à les déployer sélectivement.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.E regretabil ca tind sa fie implementate selectiv.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.Es ist bedauerlich, dass sie tendenziell selektiv angewandt werden.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.Het is jammer dat ze de neiging hebben om selectief te worden toegepast.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.Je smůla, že jich využíváme jen selektivně.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.그들이 선택적으로 배치되는 경향이 있다는 것은 안타까운 일입니다.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.Niestety, są stosowane selektywnie.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.Pero es desafortunado que tiendan a manifestarse selectivamente.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.Sfortunatamente si applicano in modo selettivo.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.За нещастие, има тенденция те да се прилагат избирателно.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.זה מצער שהם מיושמים באופן סלקטיבי.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.من المؤسف أنها تكون قد نشرت بشكل انتقائي.
Ne yazık ki, bir şekilde seçilerek yayılmış durumdalar.それを変えるのは本当に骨が折れます
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.Aveva una grande, rossa, bocca curva e il suo sorriso diffuso in tutto il suo volto.
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.Dia memiliki lebar merah, mulut melengkung dan senyumnya tersebar di seluruh wajahnya.
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.El a avut un larg, gură roşie, curbat şi zâmbetul lui răspândit peste tot pe fata lui.
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.Ele tinha um de largura, boca, vermelha curvas e seu sorriso se espalhar por todo o rosto.
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.Er hatte einen breiten, roten, geschwungenen Mund, und sein Lächeln breitete sich über sein Gesicht.
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.Hänellä oli leveä, punainen, kaartuvat suun ja hänen hymy levinnyt kaikkialle hänen kasvonsa.
O geniş, kırmızı, kıvrımlı ağız vardı ve gülümsemesi yüzünde yayılmış.Han hade ett stort, rött, böjda mun och hans leende spreds över hans ansikte.