yayılmış ile cümle

yayılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Tanken på att hitta en annan teknik hade helt tagit över och det fanns små, små fabriker i avkrokar.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Η ιδέα να βρεθεί μια διαφορετική τεχνολογία είχε επικρατήσει και υπήρχαν μικρά, πολύ μικρά εργοστάσια παντού.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Идея о поиске другой технологии безусловно взяла верх, и там были маленькие фабрики в глуши.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Идеята за намиране на различна технология е взела връх и е имало много мънички фабрики на затънтени места.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.הרעיון של מציאת טכנולוגיה שונה בהחלט תפס, וקמו מפעלים קטנטנים במקומות נידחים.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.فكرة إيجاد تقنية جديدة تم تبنيها حقاً. وكان يوجد قليل من المصانع الصغيرة في الأماكن النائية.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.すっかり優勢になっていました だから辺鄙な場所に 小さな工場がたくさんあったのです 例えばミシガン州ディアボーンには ヘンリー・フォードがいました
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Aber die Philister kamen und ließen sich nieder im Grunde Rephaim.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.A Filištíni prišli a rozložili sa v doline Refaim.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.A Filiszteusok pedig elérkezének és elszéledének a Réfaim völgyében.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Dân Phi-li-tin đi đến bủa ra trong trũng Rê-pha-im.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Dân_Phi - li-tin đi đến bủa ra trong trũng Rê-pha-im .
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.De Filistijnen arriveerden en verspreidden zich over het dal van Refaïm.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Filistejci pa pridejo in se razpostavijo v dolini Refaimov.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Filistenii au venit, şi s'au răspîndit în valea Refaim.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.블레셋 사람이 이미 이르러 르바임 골짜기에 편만한지라
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Kun filistealaiset olivat tulleet ja levittäytyneet Refaimin tasangolle,
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Les Philistins arrivèrent, et se répandirent dans la vallée des Rephaïm.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Los filisteos llegaron y se extendieron por el valle de Refaím
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.medens Filisterne kom og bredte sig i Refaimdalen.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Och sedan filistéerna hade kommit fram, spridde de sig i Refaimsdalen.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Og filistrene kom og spredte sig utover i Refa'im-dalen.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Orang Filistin sampai di Lembah Refaim dan mendudukinya
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Os filisteus vieram, e se estenderam pelo vale de Refaim.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Protož Filistinští přitáhše, položili se v údolí Refaim.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Tedy Filistynowie przyciągnąwszy, rozpostarli się w dolinie Refaim.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Vennero i Filistei e si sparsero nella valle di Rèfaim
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.Και ηλθον οι Φιλισταιοι και διεχυθησαν εις την κοιλαδα Ραφαειμ.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.А Филистимляне пришли и расположились в долине Рефаим.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.И тъй, филистимците дойдоха та се разпростряха в долината Рафаил.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.ופלשתים באו וינטשו בעמק רפאים׃
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.وجاء الفلسطينيون وانتشروا في وادي الرفائيين.
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.非 利 士 人 來 了 、 布 散 在 利 乏 音 谷
Filistliler gelip Refaim Vadisine yayılmışlardı.非利士人 來 了 、 布散 在 利乏 音谷
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.C'est pris sur une zone géographique plus large.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış. Daha geniş bir zaman aralığında çekilmişler.Sie wurden in einem geographisch größeren Gebiet aufgenommen, über einen größeren Zeitraum hinweg.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Foto diambil dari rentang geografis yang lebih luas.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Fotografiile acopera o suprafata geografica mult mai mare.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Het gaat over een groter geografisch gebied.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.또한 더 넓은 지역을 지칭하고 있죠.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Le foto sono scattate in un'area geografica più ampia.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Nagyobb területről van szó.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.São tiradas numa área geográfica mais ampla.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Se han tomado en un área geográfica más amplia.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Z väčšej geografickej oblasti.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Είναι μια ευρύτερη γεωγραφική περιοχή.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.Охвачена большая территория.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.По-голям географски район.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.זה נלקח על פני איזור גיאוגרפי יותר רחב.
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.الصور ملتقطة في مساحة جغرافية أوسع .
Fotoğraflar daha geniş bir coğrafi alana yayılmış.写真が撮られています
Fraksiyonel rezerv politikası dünyadaki bankaların çoğunluğuna yayılmış olan"Fractional-reserve"-metoden udført af centralbanken, -
Fraksiyonel rezerv politikası dünyadaki bankaların çoğunluğuna yayılmış olan,سياسة الإحتياطي الكسري ينفذها مجلس الاحتياطي الاتحادي
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Algunos obstáculos conocidos del pasado perduran una burocracia agobiante y una corrupción extendida.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Dobro znane ovire iz preteklosti ostajajo. zapletena birokracija in široko razširjena korupcija.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Familiäre Benachteiligen gibt es nach wie vor, eine erstickende Bürokratie und weit verbreitete Korruption.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Ismert gátak továbbra is fennmaradtak a múltból, egy fojtogató bürokrácia és a széleskörű korrupció.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Restano ostacoli familiari dal passato, una burocrazia soffocante e una diffusa corruzione.
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Rintangan lama masih bertahan birokrasi mencekik dan korupsi meluas
Geçmişten kalan bazı engeller hala var - Boğucu bir bürokrasi ve geniş alana yayılmış bir yozlaşma.Z przeszłości pozostały znane bolączki - niewydolna biurokracja rozpowszechniona korupcja

İlgili Sayfalar