yayılmış ile cümle
yayılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Burada, hep yayılmış...Täällä.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Aquí viven millones de personas a lo largo de muchos kilómetros.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Des millions de gens vivent ici, ça s'étend sur plusieurs kilomètres.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Hàng triệu người đang sống ở đây, trải dài trên nhiều km.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Jutaan orang tinggal disini yang membentang luas puluhan kilometer
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.수백만명의 사람들이 반경 수km의 빈민가에서 생활하고 있는 곳이죠.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Milhões de pessoas vivem aqui, espalhadas por muitos quilómetros.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Milioanele de oameni care locuiesc aici, s-au răspândit pe mulţi kilometri.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Milioni di persone vivono qui, stretti in una striscia di molti chilometri.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Miljoenen mensen leven hier, uitgestrekt over vele kilometers.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Milliók élnek itt, sok-sok négyzetkilométeren.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Millionen Menschen leben hier, auf einer kilometergroßen Fläche.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Na ogromnym obszarze żyją tu miliony ludzi. Na ogromnym obszarze żyją tu miliony ludzi.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Žijí tu miliony lidí na mnoha kilometrech čtverečních.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Žijú tu milióny ľudí, roztrúsených na mnohých kilometroch.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Εκατομμύρια άνθρωποι ζουν εκεί, σε έκταση πολλών χιλιομέτρων .
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Здесь живут миллионы людей. Кибера простирается на много километров.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.Милиони хора живеят тук, разположени на много километри.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.מיליוני אנשים חיים כאן, פזורים על פני קילומטרים רבים.
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.حيث يعيش الملايين من الاشخاص هناك منتشرون على نطاق عدة كيلومترات
Burada yaşayan milyonlarca insan kilometrelerce alana yayılmış durumda.何キロメートルも広がっています ここで この二人に出会いました
Bu sadece böyle bir şey etrafında yayılmış bulunuyor.Esta simplemente esparcida, algo como esto
Bu sadece böyle bir şey etrafında yayılmış bulunuyor.Jest nieskondensowany, rozprzestrzeniony i wygląda mniej więcej tak.
Bu sadece böyle bir şey etrafında yayılmış bulunuyor.그런 형태로 퍼져 있다.
Bu sadece böyle bir şey etrafında yayılmış bulunuyor.І це все простягається навкруги, якось так.
Bu sadece böyle bir şey etrafında yayılmış bulunuyor.הוא מפוזר בגרעין בצורה כזו
Bu sadece böyle bir şey etrafında yayılmış bulunuyor.إنه منتشر مثل ذلك
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,전파 천문학이 시작되게 됩니다. 우주는
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,là khi ngành thiên văn vô tuyến thực sự cất cánh.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,la radioastronomia prosperò enormemente.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,la radioastronomie a vraiment décollé.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,lo cual ocurrió después de unos 20 años, fue cuando la radio astronomía realmente despegó.
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,כשאסטרונומיה בעזרת רדיו באמת תפסה. כי התברר
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,حيث بدأ علم الفلك الراديوي بالتوسع سريعا, حيث اتضح أن
Çünkü evrenin, ışın tayfına yayılmış,宇宙には 太陽からよりもはるかに強く放射された --
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varA i kdyby se pomluvy rozšířily, Co je na tom tak hroznýho?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varCosa cambia se spettegolano. Cosa c'è da vergognarsi?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varCo z tego że poszły plotki.Czego mam Ci współczuć?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varCứ cho là tin đồn sẽ lan truyền đi. Thế thì có gì mà phải khó chịu hả?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varDus wat als de geruchten waren om zich te verspreiden. Wat valt er spijt over te voelen?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varEt alors, même si des rumeurs se propageaient, de quoi t'inquiètes-tu ?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne var소문좀 나면 어때, 어? 뭐가 망신이야?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varNo a čo že sa šírili klebety. Za čo by som sa mala ospravedlniť?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varSå vad om rykten sprids. Vad är det å va ledsen om?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varSi ce daca circula zvonuri. De ce trebuie sa-ti para rau?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varUnd wenn schon Gerüchte verbreitet werden. Wieso ist das so schlimm?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varΚαι τι έγινε αν υπάρχουν φήμες; Υπάρχει κάτι για το οποίο θα πρέπει να λυπάσε;
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varИ какво ако се е разпространило слух. За какво има да съжаляваш?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varНу и что, если ходят всякие слухи. Что в этом ужасного?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varאז מה אם שמועות מתפשטות, על מה יש להצטער?
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varحتى إذا كانت هناك شائعات منتشـــره ، مالذي يجعلك تشعر بالأسف ؟
Dedikodu yayılmışsa,üzülecek ne varそれじゃあ・・・
Evet, binalardan atlıyor. Bu -- malesef, işe yarıyor, daha çok yayılmış gibi.Sì, salta fuori dal grattacielo... sfortunatamente, questo funziona, come se fosse tutto insieme.
Evet. Bu muhtemelen ülkeye yayılmış olan Felsefe Taşı'ydı.To był prawdopodobnie Kamień Filozoficzny, który rozprzestrzenił się na cały kraj.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Gagasan tentang menemukan teknologi berbeda telah mengambil alih seutuhnya, dan ada banyak pabrik-pabrik kecil
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Idea de-a găsi o tehnologie diferită a luat avânt, iar fabricile mici se construiau în locuri izolate:
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Idea znalezienia innej technologii odniosła absolutne zwycięstwo i powstało mnóstwo maleńkich firm.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.다른 기술을 찾는다는 생각이 완전히 지배한 것이죠. 그 옛날 헨리 포드의 고향 미시간 디어본에는
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Nápad na hľadanie inej technológie jednoznačne zvíťazil a existovali maličké továrne na zadných dvoroch domov.
Farklı bir teknoloji bulmak fikri yayılmışti ve küçük, ufacık fabrikalar kurulmuştu.Nápad najít jinou technologii nebrali vůbec v potaz a byly tam malé, malinkaté závody v zárodcích.