yayılmış ile cümle

yayılmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Bosna'ya, Sırbistan'dan Slovenya'ya yayılmış eski müziğe ilgi duyan genç kadınlardan oluşmuş bu gruba girelim.التى إنتشرت في يوم من الأيام في تلك المنطقة من ماسادونيا إلى البوسنة من صيربيا إلى سلوفانيا.
Bosna'ya, Sırbistan'dan Slovenya'ya yayılmış eski müziğe ilgi duyan genç kadınlardan oluşmuş bu gruba girelim.セルビアとスロベニアまで 広がった音楽です この民族歌手達は大学のジェンダー研究の授業で出会いました
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.이 천체에서 다른 천체로요. 그러니 카이퍼 벨트 내에 생명이 존재 한다면
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.Takže pokud vůbec existuje život v Kuiperově pásu, asi je velmi hojný.
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.Vì thế nếu nó có tồn tại dù là một chút trong Vành đai Kuiper, nó sẽ dễ dàng lan rộng.
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.Zo verspreidt het leven zich van het ene naar het andere object.
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.מעצם אחד לאחר. וכך אם בכלל יש חיים בחגורת קויפר,
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.من جرم لآخر. لذا, إذا كانت الحياة موجودة في حزام كويبر
Böylece yaşam, bir yerden diğerine yayılmış olur.広範囲に存在している可能性が高いのです そうすると --
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.C'est un projet qui s'étend maintenant sur trois continents.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.Dieses Projekt erstreckt sich jetzt über drei Kontinente.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.Este un proiect care acum se intinde pe trei continente.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.Es un proyecto que ahora está presente en tres continentes.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.E" un progetto che si estende ora attraverso tre continenti.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.Het is een project dat over drie continenten reikt.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.저희 프로젝트는 삼대륙에 걸쳐 뻗어져 있습니다.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.Ten projekt dotarł już na trzy kontynenty.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.Проектът вече е стъпил на три континента.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.זהו מיזם המתפרש כיום על-פני שלוש יבשות.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.وهو مشروع الآن وصل لثلاث قارات.
Bu artık üç kıtaya yayılmış bir proje.ルーツは 数学や海洋生物
Bu bir yıla yayılmış faiz oranı.Je to roční úroková sazba.
Bu bir yıla yayılmış faiz oranı.それでは、私の質問に戻りましょう。
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Das ist die größte, verbreitetste, tiefsttauchendste und älteste aller Schildkrötenarten.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Đây là loài rùa thọ lâu nhất, lặn sâu nhất và có vùng hoạt động rộng nhất.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Detta är den största, mest variabla, äldsta och djup dykande av alla skölpaddsarter.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Dit is de grootste, met het grootste leefgebied, diepst duikende en oudste van alle schildpaddensoorten.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Ez a leghatalmasabb, és legelterjedtebb legmélyebbre merülő és legidősebbje minden teknős fajnak.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.이것은 모든 거북이 종 중에서도 가장 방대하고 넓게 분포하며 가장 깊게 잠수할 수 있고 가장 오래 살 수 있습니다.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.To je največja, najbolj razširjena, najstarejša in najbolj globoko živeča vrsta želve.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.To największy, najszerzej występujący, najgłębiej nurkujący i najstarszy gatunek żółwi.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Това е най-голямата, широко разпространена, най-дълкото гмуркаща се и най-стара от всички видове костенурки.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Це найбільший, напоширеніший та найстаріший вид, який ще й може найглибше пірнути.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.Это самый большой, с наиболее обширным ареалом обитания, старейший и наиболее глубоко ныряющий вид черепах.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.זהו הגדול, רחב ההיקפים, צולל הכי עמוק והמבוגר שבכל זני הצבים.
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.وهذا هو النطاق الاكبر .. والاوسع وتلك القصة عن السلاحف التي تقطن اسفل المحيطات .. وعند القاع تماماً
Bu, en geniş alana yayılmış, en büyük, en derine dalan ve en yaşlı kaplumbağa türü.潜水に優れており、カメの最古の種でもあります。 一匹のメスが月灯りの中
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.C'est le pied réparti ultime; son corps entier est utilisé comme un pied.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Den er den ultimative fordelte fod; hele dens krop agerer som en fod.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.È il piede distribuito definitivo. Il suo intero corpo, in questo caso, sta fungendo da piede.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Es el pie distribuido definitivo; todo su cuerpo en este caso hace las veces de pie.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Es ist der ultimative erweiterte Fuß: Der gesamte Körper agiert in diesem Fall als Fuß.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Este cel mai nou picior distribuit; întreg corpul său în acest caz funcţionează ca un picior.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Het is de ultieme verdeelde voet, zijn hele lichaam treedt in dit geval op als voet.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.이것이 분포된 발의 최고봉입니다. 온 몸이 마치 발처럼 움직이죠.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.To ekstremalny przykład zastępczej stopy: całe ciało spełnia jej zadania.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Това е върховното разпределено стъпало; цялото му тяло в този случай действа като негово стъпало.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.Это альтернативный вид распределённой стопы, когда всё тело — ступня.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.זוהי הרגל המבוזרת האולטימטיבית. כל הגוף משמש ככף רגל.
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.إنها القدم الموزعة النهائية؛ كل جسده في هذه الحالة يعمل كقدم
Bu en son yayılmış ayak : bu olaydaki kendi bacağı varmış gibi hareket eden bir gövde.我々の設計図に最初に加える重要な機能は
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.Dieser wunderbare erweiterte Fuß lässt die Hindernisse wie gar keine erscheinen - wahrhaftig außergewöhnlich.
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.이 아름다운 분포된 발을 이용해서 마치 장애물이 없는 곳을 다니듯 합니다. 정말로 대단하죠
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.Usa su pie distribuido para hacer como que esos obstáculos no estuvieran allí. Realmente extraordinario.
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.Używa do podparcia całej kończyny, i radzi sobie jak gdyby przeszkody w ogóle nie było. Naprawdę niezwykłe.
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.Он использует эти стопы так, словно никаких препятствий и нет вовсе... действительно здорово.
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.הוא משתמש בכף הרגל המבוזרת היפהפייה ומתקדם כאילו המכשולים כלל לא קיימים. בהחלט יוצא מן הכלל.
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.إنه يستخدم قدمه الجميلة الموزعة ليمشي وكأن تلك العقبات ليست موجودة اصلاً. إستثنائي حقاً.
Bu güzelce yayılmış ayakları engeller yokmuş gibi kullanıyor -- gerçekten olağanüstü.本当に素晴らしい
Bu kadar yayılmışlardı.Ele não está dizendo que ambos concordam Que esta seja a frontera de seus dois novos países...

İlgili Sayfalar