Ana içeriğe geç
Sözlük

yavru ile cümle

yavru kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben taa ne zamandan beri Gazab-ı Küre'lerden yavru kedi kurtarıyorum...Huh! I've been getting pussycats out of the Wrath-o-Sphere since I was a—
Ben kaybolmuş yavru kediler üzerine bir hikaye hazırlıyorum.I am doing a story on the missing pussycats.
Yavru kediler benim!The pussycats are mine!
Yavrum, neyin var?Dear child, what's wrong?
Teşekkürler. Selam yavrum, benim.You ever shot at anybody before?
Bu yavrular ise büyüdüğünde stresli durumlar altında oldukça gergin oluyorlar.These rats will grow up to be very anxious in stressful situations.
Yavru yunus ve yavru lamalar.Baby dolphin and baby llamas.
Yavru fil.(Audience) Oh!
Benim kedin dört yavru doğurdu, doğum bıyunca da guruldadı.My cat gave birth to four kittens, purring all the time.
Aynı mantık, olasılık nedir bu anne ve babaların mavi gözlü bir yavru üretme?Same logic, what's the probability that these parents produce an offspring with blue eyes?
Yani onlar üretmek olasılığı nedir heterozigot yavrular?So what is the probability that they produce a heterozygous offspring?
Dişiler,protein ve yağ açısından zengin sütleriyle besledikleri tek bir yavru dünyaya getirirlerFemales give birth to a single pub nourished on milk, rich in protein and fat
Yavrular bir aylık olduklarında kreşe başlarlarWhen the pubs are about a month old they join the local creche
Nihayet yavrular ve ebeveynleri yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından havalanmaya başlarlarFinally, after almost 6 months the juveniles and their parents begin to take to the air
Bu gece yavrum, bu gece buluyorsun.Hakan Azizler
"Çöküş Yavruları" olarak değiştirdik."'The Breakdown Babes.'" (Laughter)
Tabii ki yavruların birçoğu ölüyor.A majority of them will die, of course.
25 ila 30 cm uzunluğundaki yavru sürüngenlerde ölüm oranı oldukça yüksektir.There is very high mortality in little baby reptiles who are just 10 to 12 inches long.
Ay sađ ol yavrum.Thank you dear.
Ama yine de Tazmanya canavarı üç yavrusunu kesesinde besliyordu.And yet, she was feeding three little baby Tasmanian devils in her pouch.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.So they did it with mouse pups, kittens.
Bunu domuz, köpek yavruları, ve hatta, maymunlar üzerinde de uyguladılar.They did it with pigs. They did it with puppies. And, in fact, they did it with monkeys.
'İngilizce konuşun!' Kartal yavrusu söyledi.'Speak English!' said the Eaglet.
Ve kartal yavrusu bir gülümseme gizlemek için başını eğildi: bazı diğer kuşlar tittered sesli.And the Eaglet bent down its head to hide a smile: some of the other birds tittered audibly.
"Hmm, bu riskli, yavrum."That's risky, kid.
İçeriye geldi ve anne ördeğin yavrusuna yaptığı gibi, üzerine kapaklandı.So, he wandered in and it imprinted on him like a mommy duck does to its duckling.
Fransızcada kedi yavrusu demek.It is kitten in French!
Örneğin, birbirlerinin yavrularına bakıyorlar.For example, they babysit each other's calves.
Ve bu eğiticinin ıslığını taklit eden koruma altındaki bir yavru.This is a calf in captivity making an imitation of that trainer's whistle.
Birçok memeli, diyelim ki anne ve yavru ayrı ise, iletişim sesleri üretmek zorundadır.Many mammals have to produce contact calls when, say, a mother and calf are apart.
Anne ve yavrulara göz atalım.Well let's look at mothers and calves.
Eğer gemi gelirse ve yavrusu orada değilse, anne bir balina ne yapar?What's a mother to do if the ship comes by and her calf isn't there?
Sosyal gruplar halinde yaşayan hayvanlarda yavrular her zaman yetişkinlerden farklı görünür.In social groups of animals, the juveniles always look different than the adults.
Böylece yetişkinler yavruları, yavrular da yetişkinleri ayırt edebilir.The adults can recognize the juveniles; the juveniles can recognize the adults.
Doktor, lütfen yavrumu kurtarınDoctor, please save him.
Bir nevi mutant bir yavruları olur.They have sort of mutant offspring.
Tabii ki yavru babun çok masumdu,... ...geri dönmedi ve koşmadı.And of course, the baby baboon was so innocent, it didn't turn and run.
Yavruyu sırtlandan korumak için... ...yukarıya taşıdığı anlar... ...kesinlikle muhteşemdi.It was absolutely amazing when she picked it up to safety, protecting it from the hyena.
Bu kuşlar, yavrularını kış güvesi tırtılları ile besler.The birds prefer to feed their chicks winter moth caterpillars.
Şimdi tırtıllar 15 gün önce yumurtadan çıkıyor ama yavru kuşlar yumurtadan çıkmış olmuyor.The caterpillars are now hatching earlier, but the birds' chicks are not.
Okuduğuma göre, geçen yıl, yavru ölüm oranı St. Lawrence Körfezi'nin kimi yerlerinde 100% imiş.I read that last year the pup mortality rate was 100 percent in parts of the Gulf of St. Lawrence.
Limon köpekbalığı yavrularını çekmek için, Bahamalar'da Bimini adasına gittim.And I went to the island of Bimini, in the Bahamas, to work with lemon shark pups.
Bu yüzden, küçük yavru köpeğimizin tek suçu büyük oluyor.So you get a little puppy, he comes. His only crime is he grew.
Küçük bir yavru iken, patilerini ayağınıza vurur -- güzel birşey değil mi?When he was a little puppy, he puts his paws on your leg -- you know, isn't that nice?
Zavallı yavrucuk atlar üzerinize, köpek kitabını açarsınız, ne söyler?The poor puppy jumps up, you open the dog book, what does it say?
Sadece yavru ile değil, bu durumdaki herkesle.Not just with their puppy, but with the rest of the family at class.
Koko bir defasında evcil kedi yavrusunu bir lavabo'yu duvardan sökmekle suçlamıştı.Koko once blamed her pet kitten for ripping a sink out of the wall.
Burada bir yavru görüyorsunuz.That's a juvenile.
Benim kendi yavrum, ben de izin verdim bunun olmasına.My own child, I let that happen to."
İçindeki çok hasta orangutan yavrusu, ilk karşılaşmamdı.There was a very sick orangutan baby, my first encounter.
Bir anne ve bir yavru. Ne kadar güzel bir manzara.A mother and a cub, such a beautiful sight.
Vahşi doğada, Bonobo ebeveynlerinin yavrularını tımar ettikleri bilinir.In the wild, the parent Bonobo is known to groom its offspring.
İlkel bir hayvan, sınır sistemi var, Yavruyken okyanusta ordan oraya yüzer.Rudimentary animal, has a nervous system, swims around in the ocean in its juvenile life.
Bir tanesi de Beatrice'in ailesine gelir. O keçinin ikiz yavrusu olur.One of them ended up with Beatrice's parents, and that goat had twins.
Sevgili yavrum,My Dearest Child,
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.And the bear cubs were being harvested from across the country and being sold and traded.
Toplanan yavrular ise birbirinden ayırılıyor.The cubs, which are taken, are separated.
Çocuklar, yani insanların ve ayıların yavruları barış içinde yaşayabilecekler.And the children, both humans and bear cubs can live peacefully. Thank you.
Hiç bir yavru boğa kovalayan bir arı mı?Have you ever seen a bull-pup chasing a bee?
Yavru arı görür.The pup sees the bee.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod