Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.Perece o leão velho por falta de presa, e os filhotes da leoa andam dispersos.
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.starý lev hynie, keď nieto koristi, a mláďatá ľvice sa rozpŕchnu.
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.Sư tử mạnh bạo chết vì thiếu mồi, Và các sư tử con bị tản lạc.
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.Sư_tử mạnh_bạo chết vì thiếu mồi , Và các sư_tử con bị tản lạc .
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.ο λεων απολλυται δι' ελλειψιν θηραματος, και οι σκυμνοι της λεαινας διασκορπιζονται.
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.Лъвът загива от нямане лов, И малките на лъвицата се разпръсват.
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.могучий лев погибает без добычи, и дети львицы рассеиваются.
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.ליש אבד מבלי טרף ובני לביא יתפרדו׃
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.الليث هالك لعدم الفريسة واشبال اللبوة تبددت
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.老 獅 子 、 因 絕 食 而 死 、 母 獅 之 子 、 也 都 離 散
Aslan av bulamadığı için yok oluyor, Dişi aslanın yavruları dağılıyor.老獅子 、 因絕 食 而 死 、 母 獅 之 子 、 也 都 離散
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Alors ils ont fait avec des souriceaux, des chatons.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Also haben Sie das Experiment mit Mäuse-Welpen wiederholt, mit Kätzchen.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Așa că au făcut-o cu pui de șoareci, pisoi.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Así lo hicieron con crías de ratón, y gatitos.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.A tak to udělali s myšími mláďaty, koťaty.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Dus ook met de muizenjongen, kittens.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Jadi mereka melakukannya dengan anak tikus, anak kucing.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Kisegerekkel, kismacskákkal.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.따라서 과학자들은 새끼 쥐들과 새끼 고양이들에 대해 그걸 해봤습니다.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Người ta tạo ra những con chuột con phát sáng, những chú mèo phát sáng.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Portanto, fizeram-no com ratinhos, com gatinhos.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Quindi l'hanno fatto con i topolini, i gattini.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Więc zrobili to z młodymi myszy i kociętami. Więc zrobili to z młodymi myszy i kociętami.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Οπότε το έκαναν σε νεαρά ποντίκια, και γατάκια.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Така че те го направили с тези мишлета, котенца.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.Что и было сделано с мышатами, котятами.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.אז הם עשו זאת עם גורי עכברים, חתלתולים.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.وبالتالي أجروا ذلك على الفئران والجراء والقطط.
Aslında bunu fare ve kedi yavruları üzerinde uyguladılar.子猫でもやりました ところで子猫がオレンジでマウスが緑なのは
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.그들의 연구는 여러 형태의 감각이 박탈된 새끼 고양이를 이용해서 진행된 것입니다.
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.Sin embargo, parte de ellos se extrapolaron precipitadamente al ámbito del ser humano.
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.הם ביצעו את עבודתם עם גורי חתולים, עם סוגים שונים של חסכים ויזואליים,
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.إذن كانت أبحاثهم على القطط الصغيرة, بإستخدام أنواع مختلفة من نظم الحرمان,
Aslınd çalışmalarını kedi yavruları ile farklı yoksunluk grupları oluşturarak yürütmüşlerdi.子猫などを使って 60年代という昔に行われた
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Man stjæler tigerungerne fra tigerens hule.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Man stjäl tigerungarna ur tigerns håla.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Não se roubam as crias de um tigre sem entrar no covil.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Nie zabierzesz tygrysicy młodych, omijając jej jamę.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Non si può rubare un cucciolo di tigre senza entrare nella tana.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.No puedes robar los cachorros de un león sin entrar en la leonera.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Tiikerin pentuja ei voi viedä menemättä pesään.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Για να κλέψεις τα τιγράκια πρέπει να μπεις στη φωλιά.
Ayının inine girmeden yavrularını çalamazsın.Нельзя украсть тигрят, не войдя в логово тигрицы.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.A medvebocsokat az egész országban befogják és kereskednek velük.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Anak beruang diambil dari berbagai tempat di seluruh negeri dijual dan diperdagangkan.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.As crias de urso estavam a ser recolhidas por todo o país, a serem vendidas e trocadas.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.De welpen werden over het hele land verspreid gevangen en verkocht en verhandeld.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Die Bärenjungen wurden von überall aus dem Land eingesammelt und verkauft und gehandelt.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.I cuccioli di orso erano stati catturati in tutta la nazione, ed erano stati venduti e barattati.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.새끼 곰들은 이 나라 곳곳에서 사육되고 있었으며, 또 거래되고 있었습니다.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Les oursons étaient capturés dans tout le pays, vendus, comme des marchandises.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Medvíďata byla shromaždována z celé země a dále prodávána.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Młode wargacze łapano w całym kraju, a następnie handlowano nimi.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Những chú gấu con bị bắt từ khắp nơi ở trong nước rồi bị bán và bị trao đổi.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Och björnungarna hämtades från hela landet och såldes och byttes.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Puii de urs erau luați din toată țara, ca să fie vânduți.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Títo ľudia unášali medvieďatá po celej krajine a potom s nimi obchodovali.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Και τα μικρά αρκουδάκια μαζεύονταν απ' όλη τη χώρα και πουλιούνταν και εμπορεύονταν.
Ayı yavruları tüm ülke genelinden toplanıyorlar ve satılıp ticareti yapılıyordu.Ведмежат збирали по всій країні, продавали їх, торгували ними.