Yeni doğan yavrular kördür.Certains nouveau-nés naissent aveugles.
Morsların yavrularını denizde büyüttükleri bilinmektedir.Les morses sont connus pour élever leurs jeunes en mer.
Yaşamın ilk 10 gününde yavru sadece böcekleri sindirebilir.Les 10 premiers jours de vie, les jeunes ne peuvent chasser seuls les insectes.
Yavru kuşlar, her iki ebeveyn tarafından beslenir, ve 14-16 gün geçtikten sonra uçabilirler.Les jeunes oiseaux sont nourris par les deux parents et sont capables de voler entre 14 et 16 jours.
Anneler genç yavrularını avlanmak üzere terk ederler ve döndükten sonra onları beslenmeleri için çağırırlar.Les mères laissent leur petit pour aller chasser, et l'appellent à leur retour au gîte pour l'allaiter.
Yavrular hayvan planktonla da beslenir.Les alevins se nourrissent de plancton animal.
Bebek, insan veya hayvan yavrusudur.Il est soit animal soit humain.
Bu esnada dişiler de döner ve yavruların yetiştirilmesinde yardımcı olurlar.Ceux restés seuls sont confiés à l'Œuvre de secours aux enfants (l'OSE).
Anne, dinlenirken yavrusunu bir saat kadar temizler.La mère nettoie sa progéniture pendant les périodes de repos pouvant durer jusqu'à une heure.
Üç aylık iken yavru katı besin yemeye başlar ve on aylık iken tamamen sütten kesilir.Après trois mois, le petit commence à manger des aliments solides et est entièrement sevré à dix mois.
Yavrular birkaç hafta emzirilir ve uzun süre annelerinin yanında kalırlar.Ceux-ci sont ensuite allaités pendant deux mois et restent très longtemps auprès de leurs parents.
Yavru 12-14 hafta anne ve baba tarafından yuvada beslenir.Les oisillons sont nourris par les parents pendant 12 à 14 jours.
Bir batında ortalama dört yavru dünyaya getirirler.Les femelles peuvent pondre en moyenne quatre œufs par jour.
Yetişkin bir Turkish Van 2 aylık bir yavru kedi.Un Cuy, cochon d'Inde géant âgé de six semaines.
Bu karşılaştırma bir türün henüz yavru iken ne kadar öğrenebildiğinin bir göstergesidir.Cela indique à quel point une espèce accumule d'apprentissage encore jeune.
Üçüncü ve dördüncü günlerde yavruların gözleri açılır.Entre le 10e et le 14e jour, le chiot ouvre les yeux.
Yavrular sürüye kabul edilir ve iki ay boyunca emzirilirler.Les mâles et les femelles ne se rencontrent qu'en période d'accouplement (environ deux semaines).
Yavru bakımları çok azdır.La forme infantile est rare.
Yardımcı kuşlar bölgeyi korumaya, yavruları beslemeye ve büyütmeye yardımcı olur.Ces oiseaux auxiliaires aident dans la défense du territoire, l'alimentation et l'élevage des jeunes.
Yavru bir kedi Uyuyan kediler.Derrière lui, un chat somnole.
Bu özellik kalıtılır bireylerin yavrularında da aynı görülür.Ce mode de calcul vaut pour les individus d'une même génération.
Yavrular yuvayı bir ay sonra terk eder.Or, les Loups doivent venir dans un mois.
Küçük çırak köpek yavrusu ile oynar.Poupard pour les enfants jouer, poupée de chiffon.
Yedi aylık gebeliğin ardından dişi pampa geyikleri, doğduğunda lekeli tek bir yavru dünyaya getirirler.Après onze mois de gestation, la jument donne naissance au poulain cloné.
Yavruların gözleri 10 gün içinde açılır.Leurs yeux s'ouvrent au bout de 10 jours.
Yavrular annelerinin bir dahaki çiftleşme dönemine kadar ayrılmazlar.Les petits vivent avec leur mère jusqu'à la prochaine période de reproduction.
Bazı türlerde yavruların yumurtadan çıkması, dişinin içinde gerçekleşir.Dans des cas extrêmes, les dents de lait de l'enfant sont extraites.
Yavrular yumurtadan çıktıktan 58 ila 64 gün sonra palazlanırlar.Les poussins quittent le nid 58 à 64 jours après l'éclosion.
Dişiyi, yavruları doğurmadan birkaç hafta önce erkek terk eder.La femelle jeûne quelques jours avant les pontes.
Bu takıma ait balıkların çoğunun yumurtalarına sahip çıkma ve yavrularına bakma alışkanlıkları yoktur.Presque toutes les espèces de cette famille sont pondeuses d’œufs coulants et ne les surveillent pas.
Yavrularını tüyleri çıkana kadar, yaklaşık 7 hafta beslerler.Récolter environ sept semaines après le semis.
Yavrular size saldırmaz.Mais leurs chiens refusent de l’attaquer.
Şubat ile Mayıs ayları arasında çiftleşip 2-5 yavru dünyaya getirirler.Ils peuvent réunir entre 500 et 700 oiseaux en automne.
Yaklaşık olarak 100 günlük bir gebelik döneminden sonra dişi kaplanlar üç yavru doğurur.Trois jours après la jument donne naissance aux trois poulains promis.
Yavruların üçte biri çift dışı çiftleşmelerden olur.Plus d'un tiers des oisillons sont le résultat d'un « accouplement hors couple ».
Dönenlerin yüzde 10'u, bir sonraki yıl yavrulamamıştır.Les 10 % restants ne se prononcent pas.
Yumurtadan ilk çıkan yavru diğerlerine göre avantajlı durumda olur.Le premier petit sortant de l'œuf bénéficie généralement d'un avantage concurrentiel sur les autres.
Yavrular da buradan koşarak geçerler.Les passants partent également en courant.
Yavru yunus bir yıl boyunca emzirilir ve toplam 3 yıl boyunca annesinin yanında yaşar.Le petit est allaité durant un an, et il peut rester avec sa mère parfois jusqu'à trois ans.
Yavrular sizi memnun edecektir.Les curieux adoreront.
Yavru eğer dinlenmek istiyorsa annesinin ön bacaklarına dayanır.Le petit s'agrippe à la fourrure de sa mère pour la première étape de sa vie.
Kuzgun ise ren geyiği yavrularının gözlerini yiyerek dolaylı yoldan öldürür.L'oiseau recherche d'abord la nourriture avec ses yeux.
Sütten kesildikten sonra yavrular uzun süre daha, temassız olarak ebeveynleri ile kalırlar.Si la nourriture est abondante, les autruchons seront abandonnés beaucoup plus tôt par leurs parents.
Yavruların soluk borusu basittir.Les griffes des femelles sont simples.
Yavruların çoğu kürklerinin üzerinde beyaz benekler ile doğar ancak yaşlandıkça bu lekeler kaybolur.Les bébés ont parfois des taches blanches sur leur corps et en grandissant, elles disparaissent.
6 hafta sonra yavrular yuvayı terk eder.Après dix mois, les assiégés se rendent.
Ama bu dünyaya gelen yavruların sadece %5'i hayatta kalmayı başarır.Seuls environ 5 % des bébés survivront.
Bir yavrunun olgunluğa ulaşması yaklaşık dört yıl alır.Il faut environ un an aux jeunes pour arriver à maturité sexuelle.
Ama kısa aralarla yavrunun yanına uğrar.Puis on les voit seuls avec le bébé.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.L'oisillon est nourri par ses deux parents pendant 7 à 8 semaines.
Cadpig bir batım da doğan yavruların en çelimsizidir.Ripple est un bébé nageur et le plus rapide de tous les baby seaponies.
Ben çocukken yavru bir köpeğim vardı.Cuando era niño, tenía un cachorro de perro.
Yavru kedileri severim.Amo los gatitos.
Bak! Yavrularıyla birlikte bir tilki!¡Mira! ¡Una zorra con sus cachorros!
Blondi'nin köpek yavrularının biri, Eva Braun'un kız kardeşi Gretl Braun için ayrıldı.Uno de los cachorros de Blondi fue reservado para la hermana de Eva Braun, Gretl.
Geceyi gündüz, gündüzü gece etme yavrum.Mala noche y parir hembra.
Çift yavru enderdir.Muchacha Pareja por Dto.
Tyke - Spike'kın küçük oğlu bir köpek yavrusu bulldog.Tyke - Un pequeño perro e hijo de Spike.
Yaşamın ilk 10 gününde yavru sadece böcekleri sindirebilir.Durante sus 10 primeros días de vida los polluelos solo ingieren insectos.
234Th, 238U ebeveyninin yavrusudur.234Th es el hijo del padre 238U.