Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ser assistente do Comandante Supremo é como ser refém.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ser la ayudante del General es como ser una rehén.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ylipäällikön avustajana olet melkein panttivankina.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Ουσιαστικά είμαι όμηρος του Ανώτατου Διοικητή.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Помощник Главнокомандующего - всё равно что заложник.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Am fost norocos în a găsi lucruri.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Byłem dobry w znajdywaniu rzeczy.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ho avuto molta fortuna nel ritrovare oggetti.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ich hatte das Glück, Sachen zu finden.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ik had het geluk dat ik goed was in het vinden van dingen.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Jag hade turen att hitta saker.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Jeg var heldig med at finde ting.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.J'étais chanceux car je trouvais des choses.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.저는 무언가를 찾을 때 운이 좋았죠.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.May mắn trong việc tìm kiếm.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Saya beruntung dalam menemukan berbagai hal.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Šťastie na nachádzanie vecí.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Štěstí na nalézání věcí.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Szerencsés voltam a dolgok megtalálásában.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Tive sorte em encontrar coisas.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Tuve la suerte de encontrar cosas.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Ήμουν τυχερός στο να βρίσκω πράγματα.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Имах късмет в намирането на неща.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.Мне везло с находками.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.התמזל מזלי למצוא דברים.
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.لقد كنت محظوظاً في إيجاد الأحافير
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.掘り当てることが出来ました 読書は私の専門外で
Bizim şansımız yaver gitti.אתה בעצם מוצא שכבת אפר לחפור בתוכה, ואנחנו מצאנו.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Anda tahu, Eric berhasil, hanya itu saja yang saya bisa katakan.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş. (Gülüşmeler)Hình như mọi chuyện khá suông sẻ với Eric (Cười) tôi chả có khiếu đàn hát.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş. (Gülüşmeler)Víte, říkám jen, že Erickovi to šlo. -
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Insomma, voglio dire, ha funzionato per Eric.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Jemu to wyszło na dobre.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.에릭에게는 잘 맞았죠.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ni vet, det fungerade för Eric, det är allt jag säger.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.No, Eric oppi vieläpä soittamaankin sitä.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Og det fungerede for Eric, det er alt jeg siger.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ştiţi, a ieșit bine pentru Eric, asta-i tot ce zic.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Tudjátok, csak azt akarom mondani, hogy Eric-nek bejött.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Veste, Ericu se je izšlo, samo to pravim.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Viete, Erikovi to sadlo, poviem len toľko.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Vous savez, ça a marché pour Eric, c'est ce que je peux dire.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Weet je, voor Eric werd het een succes, dat is alles.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Ya saben, todo salió bien para Eric, eso es todo lo que diré.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Και στην περίπτωση του Ερικ Κλάπτον είχε αποτέλεσμα, αυτό μόνο λέω.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Для Эрика это оказалось очень полезно — большего не скажу.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Знаєте, це спрацювало для Еріка - це все, що я хочу сказати.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.Както знаете, тя проработи добре за Ерик, това искам да кажа.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.וכפי שאתם יודעים, זה עלה יפה עם אריק, זה כל מה שיש לי לומר.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.تعلمون، لقد سارت الأمور بشكل جيد بالنسبة لإريك، هذا كل ما أقوله.
Dediğimi anladıniz. Eric'in şansı yaver gitmiş.(笑)
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.그리고 만약 저희가 일을 제대로 하고, 약간의 운만 따라준다면 대단한 작품이 엄청난 사업이 될 수 있죠
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.Si hacemos bien nuestro trabajo y con un poco de suerte, el magnífico arte puede ser un magnífico negocio.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.Если мы правильно выполняем работу и становимся успешнее, великое искусство может быть великим бизнесом.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.ושאם נעשה את עבודתינו כהלכה ונהיה ברי מזל, אומנות גדולה יכולה להיות עסק טוב.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.وأنه إن أدينا وظائفنا كما يجب ومع قليل من الحظ، يمكن أن يكون الفن تجارة مربحة.
Eğer işlerimizi doğru yaparsak ve şansımız yaver giderse, büyük sanat büyük bir ticaret olabilir.素晴らしい芸術が素晴らしいビジネスになり得るのです これが私の物語です 続きがあります
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Dacă ai noroc, când sapi dai de stratul de cenuşă și noi am reușit.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Jos olet onnekas, ja kaivat paikassa kuten tämä. voit löytää tuhkakerrostuman, josta kaivaa, ja me kaivoimme.
Eğer şansınız varsa, kazmaya başladığınızda, bir kül yatağına ulaşabilirsiniz. Bizim şansımız yaver gitti.Mit Glück finden Sie an diesem Ort tatsächlich das Aschenbett, und das taten wir.