20 Temmuz 1929 tarihinde Cumhurbaşkanlığı yaverliğine atandı.Op 20 juli 1994 aanvaardde hij het presidentschap.
Carlo Anjulu'nun talihi bu sefer de yaver gitti.Schaunard heeft die dag echter geluk.
Daha sonra geçici olarak 9. Tümen yaverliğine atandı.W końcu w dziewiątej pretendent został znokautowany.
Filmin müziği Şadi Yaver Ataman tarafından yapılmıştır.Muzykę do filmu stworzył Teatru Dźwięku Atman.
Sonraki senelerde ise şansı çok da yaver gitmedi, sık sık yine takım değiştirmeye başladı.Długo tam jednak nie pozostał i często zmieniał drużyny.
1909'da üsteğmenliğe terfi etti ve Bahriye Nezareti Yaverliğine getirildi.1909-10 genomfördes en sänkning för att underlätta passagen till havet.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Насправді це було вигадкою і обманом.
Şeker Ahmet Paşa, Abdülaziz’in takdirini kazanarak, padişah yaverliğine atandı.Екер Ахмет-паша був призначений до верховенства султана, отримавши оцінку Абдулазіза.
Knappe Tabur yaveri olmasına ve silahı toplama onungörevi değildi, piyade ile birlikte öne çıktı.Přestože byl praporní pobočník a nebylo jeho povinností střílet, odešel na frontu s pěchotou.
Sonraki senelerde ise şansı çok da yaver gitmedi, sık sık yine takım değiştirmeye başladı.V dalších sezónách už byl méně úspěšný a často střídal angažmá.
1908 yılında padişah yaverliğine tayin edildi.În 1908 a fost însărcinat ca împlinitor de stareț.
Stauffenberg'den sonra idam edilecek olan yaveri Teğmen von Haeften üçüncüydü.Stauffenberg a fost al treilea care urma să fie executat și locotenentul von Haeften după el.
Ancak az sonra yaverleri Salih Bey (Bozok) ve Kılıç Ali Bey'in aracılığıyla boşanmasından vazgeçti.Dedi s-a mulțumit cu stăpânirea asupra Luzaciei, unde a fost urmat de către fiul său mai mare, Dedi al II-lea.
1942 yılında tekrar yaverliğe atandı.1942 áprilisában ismét megsebesült.
Veliaht yaverliğinde bulundu.Álnév alatt rejtegettek.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Ουσιαστικά, επρόκειτο για υποβιβασμό.
Bu emri mütakip Yaver Paşa komutasında 9 tabur ve 8 top bulunmaktaydı.Ο Γιαβέρ Πασά ακολούθησε τις εντολές αν και διέθετε μόνο 9 τάγματα και μόλις 8 πυροβόλα όπλα.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Du tror det var et fupnummer?
1909'da üsteğmenliğe terfi etti ve Bahriye Nezareti Yaverliğine getirildi.1909 anmodede Lagtinget staten om tilskud til havnebyggeri.
Veliaht yaverliğinde bulundu.Meshastelen blir funnet.
Claus von Stauffenberg'in yaveri.Xem chi tiết: Claus von Stauffenberg.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Thực tế tấm bảng đó chỉ là giả mạo.
1909'da üsteğmenliğe terfi etti ve Bahriye Nezareti Yaverliğine getirildi.Năm 1906, Labuan được giao cho Các khu định cư Eo biển.
Harbiye Nazırı yaverliğinde bulundu.草刈は大人しく捕まった。
Yaveri takip ettik.守富保
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.그러나 이 성질은 사실 거짓임이 증명되었다.
Ancak az sonra yaverleri Salih Bey (Bozok) ve Kılıç Ali Bey'in aracılığıyla boşanmasından vazgeçti.허(許)씨에서 인천 이씨(仁川李氏)가 갈라지고 양산 이씨(梁山李氏)는 인천 이씨에서 갈라졌다.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.מודעה זו הייתה למעשה סחיטה.
Ama şansı yaver gider ve çekimlere başlar.אבל היא לוקה בקדחת ומתחילה להזות.
1908 yılında padişah yaverliğine tayin edildi.בשנת 1908 הוסמך לרבנות.
Daha sonra geçici olarak 9. Tümen yaverliğine atandı.Особено се забавил третият том.
21 Ekim sabahında Yaver Paşa Bulgarları şehrin eteklerinde karşıladı.Рано сутринта на 21 октомври (8 октомври стар стил) Явер паша пресреща българите на подстъпите към града.
3 Kasım 1931 tarihinde Cumhurbaşkanı yaverliğine atandı.Dana 3. listopada 1928. polaže svoje privremene zavjete.
Yaverlerinden biri olan Eros'a kılıcını saplayarak kendini öldürmesi için yalvarır.Žiada svojho pomocníka Erosa, aby ho prebodol mečom.
Deoteria, Fransız Kraliçelerine yaverlik etmiştir.Zavrhnutá Cordella sa v nej stala francúzskou kráľovnou.
Daha sonra geçici olarak 9. Tümen yaverliğine atandı.Hiljem teenis Tõrvand 9.
Stauffenberg'den sonra idam edilecek olan yaveri Teğmen von Haeften üçüncüydü.Stauffenberg oli enne leitnant von Haeftenit hukkamisjärjekorras kolmas.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.여기요, 당신은 운이 좀 더 좋을지도 모르죠.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Đây, có thể bạn sẽ may mắn hơn.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Här, ni kanske får större tur.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Hier, misschien heb jij meer geluk.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Hier, vielleicht haben Sie mehr Glück.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ini, mungkin anda lebih beruntung.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Macie, moża Wam się poszczęści.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ma, vedrete, a voi andrà sicuramente meglio.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Poftim, poate voi aveţi mai mult noroc.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tenez, vous aurez peut-être plus de veine.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tessék, talán szerencsésebbek lesznek.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tomen, quizás ustedes tengan mejor suerte.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Tumáte, třeba budete mít větší štěstí.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ορίστε, ίσως εσείς έχετε περισσότερη τύχη.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ето, може би ще имате повече късмет.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Ловите, может, Вам больше повезёт.
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.(צחוק)
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.إليكم بها .. ربما لديكم حظٌ أفضل مني
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.(拍手)
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Att vara Bradleys assistent är som att vara gisslan.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.At være Bradleys assistent er som at være gidsel.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Być asystentką Najwyższego Dowódcy to jak być zakładniczką.
Başkumandan'ın yaveri olmak rehin olmak gibi bir şey.Essere la segretaria del Comandante Supremo è come essere in ostaggio.