Ana içeriğe geç
Sözlük

yaver ile cümle

yaver kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Şansının yaver gitmesi için dua ediyorum.I pray that you will have the best of luck.
Sanırım bu sefer şansım yaver gitti.I guess I just got lucky this time.
Belki şansımız yaver gider.Maybe we'll get lucky.
Kadınlarla şansı hep yaver gider.He always has luck with the ladies.
Hâlâ şansımız yaver gidebilir.We may still get lucky.
Tom'un şansı yaver gitti.Tom got lucky.
Bugün şansın yaver gitti.You got lucky today.
Hâlâ şansın yaver gidebilir.You may still be in luck.
Gerçekten onların şansı yaver gitti.They got really lucky.
İşimiz yaver gittiği için mutluyum.I'm glad things went our way.
Şansımız yaver gitti.We got lucky.
Tom bir şövalye yaveridir.Tom is a squire.
(Can Dündar), Yaveri Atatürk'ü Anlatıyor, Doğan Kitapçılık, İstanbul 2001.(Can Dündar), Yaveri Atatürk'ü Anlatıyor, Doğan Kitapçılık, Istanbul, 2001.
Şansları yaver giden Yahudiler, İkinci Haçlı seferine (1147) direnmeyi başardı.Fortunately for the Jews, it resisted the siege of the Second Crusade (1147).
21 Ekim sabahında Yaver Paşa Bulgarları şehrin eteklerinde karşıladı.In the early morning of 21 October Yaver Pasha engaged the Bulgarians in the outskirts of the town.
Daha sonra geçici olarak 9. Tümen yaverliğine atandı.Currently, it has entered the 9th tenure consecutively.
1901-1903 arasında ABD Kuzey Atlantik Filosu başkomutanının yaverliği görevini yürütmüştür.From 1901 to 1903, he served as aide to the Commander-in-Chief North Atlantic Fleet.
3 Kasım 1931 tarihinde Cumhurbaşkanı yaverliğine atandı.On 11 April 1934 he was allowed to priesthood.
Bu emri mütakip Yaver Paşa komutasında 9 tabur ve 8 top bulunmaktaydı.To follow this order he had in command 9 tabors and 8 guns.
Yaveri de... Filmore adında bir deniz kamplumbağası.And then his sidekick is a sea turtle, as I mentioned before, named Filmore.
Şansı yaver giderse sonsuz sayıda bilet de satabilir,ki bir noktada çok gerçekdışı olur .I guess he could sell an infinite amount of tickets. At some point that becomes unrealistic.
Erkeklerle şansım zaten hiç yaver gitmez ki!With my luck with men, what was I thinking?
Birşeyler bulma konusunda şansım yaver gitti.I was fortunate in finding things.
Şansım yaver gitmedi.I never pick the lucky number.
Şansım hiç yaver gitmedi.I never pick the lucky number.
Şansın yaver gitti, değil mi?You was lucky there, weren't you?
Alın, belki sizin şansınız daha yaver gider.Here, maybe you'll have better luck.
Şansın yaver giti..You were lucky..
Eric'in şansı yaver gitmiş.It worked out for Eric, that's all I'm saying.
Eski General ve Yaveri Hırvatistan Savaş Suçları Mahkemesi'nde Suçlu BulunduFormer General, Aides Convicted in Croatian War Crimes Trial
Topçu Birliklerinde Batarya Takım Komutanlığı ve Yaverlik görevlerinde bulundu.Artillery Command of the Battery Pack and found the Aide task.
Abdülhamid'in süvari yaverlerinden oldu.He became one of Abdulhamid II's cavalry aides.
Ayrıca oğullarından Ali ve Reşit Beyler de Sultan Vahdettin'in yaverleri olmuşlardır.His other sons include: Ali and Reshid who were Mehmed VI's comrades.
Paşa, yaverine Halime Çavuş'un ilgili tüm bilgileri not aldırarak Ankara'ya döndü.Halime used to carry weapon and ammunition on the road on oxen carts.
Ülke yaveriThe country squire
1802'den 1805'e kadar yaver olarak Hindistan'a gitti.He went to India as adjutant general from 1802 to 1805.
Claus von Stauffenberg'in yaveri.Claus von Stauffenberg.
"Nazimî Yaver Yenal: Sadece Kendisi İçin Çizen Mimar". (yardım)Böse ist, was du mir einträufelst: trinke selbst dein Gift“).
1908 yılında padişah yaverliğine tayin edildi.Im Jahr 1908 wurde ihm die Liebig-Denkmünze verliehen.
Daha sonra geçici olarak 9. Tümen yaverliğine atandı.Es war die Nachricht, die Hinrichtung zum neunten Mal aufzuschieben.
Ama şansı yaver gider ve çekimlere başlar.Eine Auseinandersetzung beginnt und das Gute gewinnt.
Daha sonra geçici olarak 9. Tümen yaverliğine atandı.Elle se place alors neuvième provisoirement.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.C'est en réalité une traîtresse.
Bu sırada birinci yaver Cevat Abbas idi.La première étonnée est Abby bien sûr.
1901-1903 arasında ABD Kuzey Atlantik Filosu başkomutanının yaverliği görevini yürütmüştür.Il exerce de 1903 à 1904 le commandement suprême de la Flotte et des ports de la mer Noire.
Yılın sonunda 37. Alay Yaverliği’ne atandı.Il termine l'année 37e de l'Ordre du mérite.
Kendisi orta katta, yaveri ise alt katta oturuyordu.Estaba ya en el suelo, yaciendo de medio lado.
1909 yılında Padişah Yaverliği'ne getirildi.En el año 1409 se le otorgó la independencia jurídica.
Deoteria, Fransız Kraliçelerine yaverlik etmiştir.Bueno, tu alfil acaba de tomar a tu reina.
1942 yılında tekrar yaverliğe atandı.Nel 1947 divenne nuovamente indipendente.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.E come tutto ciò fu per lui solamente una truffa.
Sör olmadan önce Kral Robert'ın yaveriydi.Правителем страны в отсутствие короля стал Роберт Стюарт.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.На самом деле это была уловка.
1908 yılında padişah yaverliğine tayin edildi.В 1908 ему было пожаловано дворянство.
Eserde Yaver Sabba adıyla geçen kişi Cevat Abbas Gürer'dir.إنها المالكة للقط الأعور الشرير المسمى سكرابر.
23 Ocak 1887 tarihinde Padişah yaverleri arasına alınarak Kaymakam rütbesine terfi etti.في 23 يناير/كانون الثاني 1887 عُيّن برتبة قائم مقام كأحد مساعدي السلطان.
Veliaht yaverliğinde bulundu.Formoso foi excomungado.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Claramente, isto era uma armadilha.
Veliaht yaverliğinde bulundu.Men vond hun gebeente.
Aslında bu yaverlik bir aldatmacaydı.Deze schijnbare rust was bedrog.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod