Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Biz yavaş yavaş onlara yaklaştık.We slowly approached them.
Onlar yavaşça ona yaklaştılar.They slowly approached him.
Onlar o bayana yavaşça yaklaştı.They slowly approached her.
Tren bir durakta yavaşladı.The train slowed down to a stop.
Bu bir video oyunu değil, Tom! Yavaşla.This is not a video game, Tom! Slow down.
Yavaşla. Bu bir yarış pisti değil.Slow down. It's not a race track.
O otobüs diğerinden daha yavaş gidiyor.That bus goes slower than the other one.
İlköğretim okulları yavaş yavaş kayboluyor.Elementary schools are gradually disappearing.
Dikkat et! Trafik şekli değişti. Daha yavaş sür.Watch out! Traffic pattern changed. Drive slower.
Dan yavaşlamadı bile.Dan didn't even slow down.
Soruşturma yavaşlamaya başladı.The investigation started to slow down.
Biraz yavaşlar mısınız?Would you slow down a little?
İşler yavaşladı.Things have slowed down.
Lütfen yavaşlar mısın?Would you please slow down?
Yavaş ama istikrarlı ilerleme her zaman kazanır.Slow but steady progress always wins.
Yavaş ol, Bu bir yarış değil.Slow down. It's not a race.
Maria dersi anlamadı. Konuşmacı daha yavaş konuşmalıydı.Mary did not understand the lecture. The speaker should have spoken more slowly.
Onların arkadaşlığı yavaş yavaş aşka dönüştü.Their friendship gradually turned into love.
O yavaş yürüyor.She walks at a slow pace.
Yavaş yavaş öl!Die slowly!
İş gerçekten yavaşladı.Business has really slowed down.
Bugün sendika üyeleri iş yavaşlatma eylemi yapıp yapmayacaklarını oylayacak.Union members will vote today on whether to take industrial action.
Sadece bana mı yoksa Tatoeba bugün son derece yavaş mı?Is it just me, or is Tatoeba extremely slow today?
Pazar günü hizmeti normalden daha yavaş olabilir.On Sunday service can be slower than usual.
Maria daha yavaş konuşursa, insanlar onu daha iyi anlayabilir.If Maria spoke less hastily, people would be able to understand her better.
Tom biraz daha yavaş konuşursa, insanlar onu daha iyi anlayabilir.If Tom spoke a little slower, people would be able to understand him better.
O yavaşça merdivenlerden yukarı çıktı.He went slowly up the stairs.
Yavaş yavaş kanji öğreniyorum.Little by little, I am learning kanji.
Fikirler yavaş yavaş gelir.The ideas come slowly.
Yavaş öğrenenler sık sık okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
Yavaş öğrenenler çoğu kez okula gitmek istemezler.Slow learners often don't want to go to school.
Dünya ekonomisinin büyümesi yavaşlıyor.The growth of the world economy is slowing down.
Tom yavaşça kalktı.Tom got up slowly.
İlerleme yavaştı.Progress was slow.
Rahatla ve yavaşla.Relax and slow down.
Tom oldukça yavaş.Tom is rather slow.
Biraz yavaşla.Slow down a bit.
O kız yavaş yürüyor.That girl is walking slowly.
Dört yönlü kavşağa yaklaştığınızda yavaşlamanız gerekir.You should slow down when you approach a four-way intersection.
Seyirci yavaş yavaş alkışlamaya başladı.The audience slowly started to applaud.
Yapraklar yavaşça dökülüyor.The leaves are slowly falling.
Yapraklar yavaş yavaş dökülüyor.The leaves are falling slowly.
Şartlar burada çok yavaş değişir.Things change very slowly here.
Hızlı çalış, yavaş ye.Work fast, eat slow.
O yavaşça merdivenleri tırmandı.He slowly climbed the stairs.
Rüzgar yavaşladı.The wind has dropped.
Belki de bu web sitesinin yavaş olmasındandır.Perhaps it's because the web is slow.
Sanırım biraz daha yavaş konuşmalısın.I think you should speak a bit more slowly.
Muhtemelen biraz daha yavaş konuşmalısın.You should probably speak a little bit slower.
Bugün internet çok yavaş.The Internet is so slow today.
Senin ölümün yavaş ve sancılı olacak.Your death will be slow and painful.
O sınıfımızdaki en yavaş kişi olabilir.He may be the slowest one in our class.
Biz bunu yavaş alıyoruz.We're taking it slow.
Daha yavaş konuş; ben anlayamıyorum.Speak more slowly; I can't understand.
Neden çok yavaştın?Why were you so slow?
Yavaşlamak zorundayız.We have to slow down.
Yazılım donanımın hızlanmasından daha hızlı yavaşlıyor.Software is getting slower more rapidly than hardware becomes faster.
Bu çok yavaş bir süreç.It's a very slow process.
Ses yavaş yavaş kesildi.The sound gradually died away.
Yavaş ol! Çok hızlı sürüyorsun!Slow down! You're driving too fast!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yavaş ile cümle - Sayfa 8 - yavaş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App