Yavaşla. Çok hızlı sürüyorsun.Slow down. You're driving too fast.
Yavaşlayın. Çok hızlı sürüyorsunuz.Slow down. You're driving too fast.
Tom yavaş yavaş gelişiyor.Tom is improving slowly.
Yaşlı adam yavaşça yürüdü.The old man walked slowly.
O bana daha yavaş konuşmak zorunda olduğumu söyledi.He told me that I had to speak more slowly.
Bunu yavaş yavaş yapalım.Let's do this one step at a time.
Tom yavaşça sandalyesinden kalktı.Tom slowly rose from his chair.
Ben şimdi eskisinden çok daha yavaşım.I'm a lot slower now than I used to be.
Beethoven yavaş yavaş işitmesini kaybetti.Beethoven gradually lost his hearing.
Yavaş konuş.Speak slowly.
Bu tren çok yavaş hareket ediyor.This train moves very slowly.
Yavaşça yemeliyim.I must eat slowly.
Sanırım yavaşlamamız gerekiyor.I think we need to slow down.
Genişleyen kaldırımlar trafiğin akışını yavaşlatıyor.Curb extensions force traffic to slow down.
Daha yavaş konuş.Speak slower.
Buzullar donmuş nehirlerdir. Irmak gibi akıyorlar, sadece çok daha yavaş.Glaciers are frozen rivers. They flow like rivers, only much slower.
Birinci yıldan sonra, hastanın iyileşmesi durma noktasında yavaşladı.After the first year, the patient's recovery slowed to a standstill.
Tom diskjokeyden yavaş bir şarkı istedi.Tom asked the DJ for a slow song.
Tom bir yavaş şarkı istedi.Tom asked for a slow song.
Tom Mary'nin yavaşlamasını rica etti.Tom begged Mary to slow down.
Helikopter yavaşça yere indi.The helicopter gently touched down.
Asansör kapıları yavaşça açıldı.The elevator doors opened slowly.
Tom yavaşça ayağa kalktı.Tom stood up slowly.
Onlar çok yavaş yürür.They walk too slow.
Neden yavaşlamadın?Why didn't you slow down?
Kullandığın bilgisayar yavaş.The computer you use is slow.
Biz onu yavaş götüreceğiz.We're going to take it slow.
Benim bilgisayarım yavaş çalışıyor.My computer is running slow.
Tom çok yavaş.Tom is very slow.
Ben sadece yavaş ve halsiz hissettim.I just felt slow and sluggish.
Tom yavaşça sınıfın geri kalanına yetişiyor.Tom is slowly catching up with the rest of the class.
Yavaşlamayı öğrenmek zorundayım.I've got to learn to slow down.
Hep yavaş bir öğrenciydim.I've always been a slow learner.
İstersen daha yavaş çalışabilirim.I can work slower if you want me to.
Sadece bir dakika yavaşlayalım.Let's slow down just a minute.
Kazaları önlemek için yavaşlayın.Slow down to avoid accidents.
Tom'un yavaşlamak için hiçbir planı yok.Tom has no plans to slow down.
Tom yavaşça basamaklara çıktı.Tom went up the steps slowly.
Tom araçla yavaşça tepeye çıktı.Tom drove slowly up the hill.
Kapı tokmağı yavaşça çevrildi.The doorknob slowly turned.
O yavaş yavaş değişiyor.That is gradually changing.
Tom mektubu yavaşça okudu.Tom read the letter slowly.
Biraz daha yavaş konuşabilir misin?Can you talk more slowly?
Son derece yavaş başladık.We started awfully slow.
Tom yavaşlamadı bile.Tom didn't even slow down.
Gerçekten yavaş başladık.We started really slow.
Trafik yavaş ilerliyor.Traffic is slow moving.
Trafik yavaş hareket ediyor.Traffic is slow moving.
Bugün daha yavaştı.Today has been slower.
Balık tutma yavaştı.Fishing has been slow.
Bu yavaş bir süreç.It's a slow process.
Tom arabayı yavaşlattı.Tom slowed the car.
Yavaş ve daima!Slow and always!
Yavaş yavaş aşağı gelebilir misin?Can you come down slowly?
Hükümet çok yavaş biçimde hareket ediyor.Government moves very slowly.
Ben yavaşım.I'm slow.
Yavaşça yerim.I eat slowly.
Ben yavaş yerim.I eat slowly.
Fazla yavaşım.I'm too slow.
Ben çok yavaşım.I'm too slow.