Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.În anii '70 s-a dezvoltat într-un ritm accelerat.
Fransızlar yavaş yavaş şehrin kontrolünü ele geçirdiler.De curând francezii prin înșelăciune au capturat cetatea.
O ormanda körü körüne kaçar ve o yavaşça girer karanlık kale, soğuk ve yorgun yanılmak.Intră în zona zăpezilor veșnice, îi este din ce în ce mai frig și este din ce în ce mai obosit.
Ayrıca işçileri 3'lü fakat yavaş bir şekilde çıkar.3DES este privit ca adecvat de sigur, deși este încet.
Artık Norman'ın psikolojisi yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır.Confuzia lui Gumm crește treptat.
Sol kanatta, Sovyet piyade tümenlerinin ileri harekâtı, Yelnya’ın güneybatısındaki ormanlık arazide yavaşladı.Pe flancul stâng, diviziile de infanterie sovietice luptau din greu în pădurile de la sud-vest de Elnia.
Sonbaharda Wehrmacht'ın ilerlemesi yavaşladı.În ianuarie, înaintarea românilor a încetinit.
Cephenin tümünde 6 Eylül’de taarruz hızı, neredeyse duracak kadar yavaşladı.Revărsările atingeau intensitatea maximă abia in luna septembrie, după care începeau să scadă.
Hareketleri yavaş yavaş ve karmaşıktır.Zborul lor este încet și destul de scurt.
Ballistamon: Yavaş fakat güçlü bir digimondur, çok fazla konuşmaz.Ebraica este o limbă foarte precisă, trebuie să fii foarte precis - să nu spui prea mult.
Yavaşla oraya geri dön.Încetează să te mai duci acolo.
Yarış yavaş ve acele etmeden kazanılır.Încet şi fără grabă se câştigă cursa.
Yavaşla yoksa ceza yersin.Încetineşte sau iei amendă.
İlacın etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı.Efectele medicamentului au început să dispară încetul cu încetul.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.Úgy érzem, lassan meghalok.
FAT32 sürücüsü FAT16 sürücüsünden çok daha yavaştı.Érdekes módon a FAT32 driver jóval lassabb, mint a FAT16-os driver.
Ülke ekonomisi böylece yavaş yavaş büyümeye başladı.Az ország gazdasága lassan fejlődni kezdett.
Geleneksel olarak denetmenler yazarlar için anonim kalırlardı ama bu standart yavaş yavaş değişmektedir.A múltban a bírálók személye általában rejtve maradt a szerzők előtt, de ez a helyzet lassan megváltozik.
Çocuklarda yavaş büyümeye ve öğrenme güçlüğüne neden olabilir.Gyermekeknél gyenge növekedést és tanulási nehézségeket okozhat.
Ama bu süreç, diğer Doğu Bloku ülkelerine göre daha yavaş işliyordu.Az „olvadás” később a keleti blokk más országaira is átterjedt.
Yavaşça acele et!Röpte gyors.
Yavaş büyür.Lassan fejlődik.
Temizlik ve hijyeni geliştirmek de hastalığın yayılmasını yavaşlatır.A tisztaság és a higiénia javítása szintén csökkenti a fertőzésveszélyt.
İki metreye kadar boylanabilir ancak gelişimi yavaştır.10 métert is elér, de lassú növekedésű.
Kız çocuk isimleri daha yavaş değişir.A női nevek tehát némileg változatosabbak, mint a férfi nevek.
Aklı başına yavaşça gelir.Úgy érzi, lassan elmegy az esze.
Tank çok yavaş ve dümeni hareket ettirmek çok zordu.A hajó lassan mozgott és túl nehéz volt ahhoz, hogy evezzék.
Bu süreçler, çok yavaş gradualizme rağmen, günümüzdeki dünyayı meydana getirdi.Mindez a bolygó igen lassú forgása ellenére is igaz.
İyileşme halen devam etmekte ancak normalden çok daha yavaş bir oranda gerçekleşmektedir.Egy kis segítséggel azonban majdnem normálisan tud menni.
Sonrasında büyüme yavaşlamıştır.Ezután a növekedés üteme lelassult.
Çok yavaş büyür.Rendkívül lassan növekszik.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.A 680x0 emulátor nem fért bele 8 kilobájtba, és ez drasztikusan lelassította a működést.
Bu durumda evren her zaman yavaşlar ve sonuçta bir süre sonra durur.Vagyis a tömörödés egyre lassul, és bizonyos idő elteltével megáll.
Onu yavaş yavaş takıma sokmak istiyorum.Gyűjteményét lassan eladogatta.
Daha sonra yavaş yavaş çökerek dünyanın yüzeyine öldürücü toz ve yağmurlar olarak inmektedirler.Lassan leereszkedve, halálos por és eső formájában érik el a föld felszínét.
Solucan birkaç haftanın ardından bir çubuğa dolandırılarak yavaşça çıkarılabilir.A férget néhány hét alatt el lehet távolítani egy pálcikára tekerve.
Bu nedenle çalışmaları yavaş, düzenli ve uzun sürelidir.Növekedésük azonban lassú, elhúzódó.
İlk başlarda yeni gelişme yavaşladı.Kezdetben a haladás lassú volt.
Artık Norman'ın psikolojisi yavaş yavaş bozulmaya başlamıştır.Lear elmeállapota lassan helyreállt.
Avlanırken çok yavaş hareket eder ve uzun süre hareketsiz kalır.Mozgása lassú, bár elég könnyen vadászik.
17. yüzyılda şehrin ticareti yavaş yavaş artmaya başladı ve nüfus büyüdü.A 17. és 18. században lassan iparosodott a város, és lakossága lassan nőtt.
Bu şartlarda dahi klatrat bozunumu yavaş bir süreçtir.A szaglás romlása ebben az esetben lassú folyamat.
Bu yüzden kendi etrafında Dünya'dan çok daha yavaş dönecek, bir dolanımı haftalar ya da aylar alacaktır.Tengely körüli forgása jóval lassabb, mint a Földé, egy körülfordulása hetekig vagy hónapokig tart.
1970'lerde büyüme hızı yavaşlamaya başladı.Az 1970-es években a növekedés lelassult.
Özgün, ironik ve genellikle yavaş ritimleriyle bilinirler.Provokatív viselkedésű, s gyakran ironizál.
Daha sonra yavaş yavaş gruptan kopmaya başlamıştır.Közben lassan összepakolnak a házból.
Diğer deneylerde ise kurbağaların yavaşça ısıtılan sudan kaçmaya çalışmadıkları sonucuna varıldı.A harmadik teszt azokat zárta ki, akik nem voltak elég kitartó úszók.
Kara kaplumbağaları çok yavaş hareket eder.A fekete atomok kiáramlásai nagyon lassú tempóban mennek végre.
Seni yavaşlatacak hiçbir şey yok."Nem szükséges rövidíteni.”
Eğer bellek erişimi yavaşsa, yazmaçları kullanmak çok daha iyidir.Ha kedves előtted az életem, válogasd meg jobban a verseket.
Daha sonra uçak tasarımları yavaş yavaş gelişmeye başladı.A gépek ettől kezdve fokozatosan erősödtek.
Piyasa yavaşça büyüdü.A község lassan növekedett.
Bu esnada yavaşlamak istese de kamyonun frenleri çalışmadığından kaza yapar.Vagyis csak lelépne, ha épp akkor nem gázolná el egy kamion.
Göreli olarak yavaş, ağır bir uçuşları vardır.Repülése lassú, nehézkes.
Bu işlem hareket edilmesini sağlar ancak oldukça güçlü bir sistem olmasına karşın çok yavaştır.Nagyon pontos eredményt érhetünk el vele, viszont maga a módszer meglehetősen lassú.
Fakat, yanında hiç kimse olmayınca, yavaş yavaş delirir.Bár észreveszi, hogy a nő nem neki való, időlegesen megőrül.
Harekât, başlarda yavaş gelişti.Skrad kezdetben nagyon lassan fejlődött.
En yavaş hareket eden aydır.Ez a legcsapadékosabb hónap.
Bu işlem yavaş gerçekleşmektedir.Emiatt ez a folyamat csak lassan mehet végbe.
Parmağğını saat yönünde çevirirse yavaşsın hızlan demektir.Ahogy a jojó letekeredik a zsinegről, egyre gyorsabban forog.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod