Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ancak öğleden sonraki saatlerde Sovyet ilerlemesi giderek yavaşladı.In ieder geval ging in de loop van de middag de conditie van de vloot steeds sneller achteruit.
Genel ücretler planlananlardan daha yavaş arttı.Het winstherstel is trager verlopen dan verwacht.
Bu nedenle çok yavaş ve dikkatli hareket etmekte idi.Hij werkte zeer langzaam en consciëntieus.
Şili arokaryası çok yavaş büyür.Een stalagmiet groeit zeer traag.
Bunun sonucu sindirimi de yavaştır.Een belangrijk nadeel is dat deze convergentie ook langzaam is.
Amarr gemileri genellikle yavaş, ağır zırhlıdır ve lazer silahlar kullanmaktadır.Deze schepen vliegen heel traag en hebben enkel laserkanonnen aan boord.
Dört bacağı üzerinde yürür ve yavaş hareket eder.Het loopt op 4 poten en verheft zich soms op zijn achterpoten.
Olaylar ilerledikçe geminin sırrı yavaş yavaş ortaya çıkacaktır.Als het schip zinkt, loopt het verhaal ietwat anders.
Popülerliğini yavaş yavaş kaybetmiştir.Hij verloor echter snel aan populariteit.
Lütfen daha yavaş konuşun.Spreekt u alstublieft langzamer.
Daha yavaş konuşun lütfen.Spreekt u alstublieft langzamer.
Kapıyı yavaşça açtım.Ik opende de deur langzaam.
Bu hafta zaman çok yavaş geçti.De tijd ging erg langzaam voorbij deze week.
Yavaş yavaş sinirlerimi zıplatmaya başlıyorsun.Je begint langzaam op mijn zenuwen te werken.
Siyah bir at gölün kıyısı boyunca yavaş yürüyor.Een zwart paard loopt langzaam langs de oever van het meer.
Yavaş yavaş yukarı tırman, Tom!Klim langzaam omhoog, Tom!
Yavaşça acele et!Beeile dich! → Pośpiesz się!
Yedi gece boyunca, tam bir saat sürecek yavaşlıkla yaşlı adamın odasının kapısını açarak deneme yapar.Siedem nocy z rzędu otwiera on drzwi do pokoju starego człowieka, za każdym razem zajmuje mu to pełną godzinę.
Çok yavaş.Bywa powolny.
Yavaşoğulları şu anki durumu ile Yavaş soyismini almışlardır.Swoje spotkania rozgrywa na nim drużyna Kəpəz Gəncə.
James‘ın ruhsal durumu yavaş olsa da sürekli iyileşiyordu.Po nadzwyczaj łagodnym przebiegu choroby James wyzdrowiał.
Ancak bu hareketlenme kısa süre içinde yavaşlayıp 5 Haziran 1967 tarihinde tümüyle durdu.Częstotliwość erupcji zmniejszała się stopniowo, aby 5 czerwca 1967 ustać całkowicie.
Ancak yavaş yavaş önemini yitirdi ve sönüp gitti.Zaczął tracić na znaczeniu i powoli podupadać.
Aklı başına yavaşça gelir.Uchodzi za powolnego w myśleniu.
O öyküde de, benzer bir "tırpan" anlatıcının başını yavaş ve komik biçimde koparır.W tej historii podobna „kosa” wolno i "komicznie" ucina głowę narratorowi.
Yavaş hareket ederler.Poruszają się powoli.
İlk 15-20 yıl çok hızlı büyür sonraki yıllarda 75-100 yaşlarında büyüme yavaşlar.Początkowo rośnie szybko, po 15-20 latach tempo wzrostu maleje.
Futbola yavaş yavaş yaklaşıyorum.Zainteresowanie piłką nożną stopniowo wzrastało.
Kişi yavaş yavaş kendine gelir.Na odludziu mężczyzna powoli dochodzi do siebie.
Arıcılık, yavaş yavaş olsa da gelişmektedir.Udoskonalenia przebiegają wolno, ale stale.
Fakat kamera yüzünden sahneler yavaşlatılmıştır.Z powodu odbić wewnątrz kamery obrazy były rozmazane.
Geride kalanların ise her türlü hakları yavaş yavaş ellerinden alınıyordu.Ci, którzy przeżyli stracili automatycznie wszystkie swoje prawa.
Ahtapotlar çoğunlukla yavaş yavaş sürünerek hareket ederler kısmen de kafaları önde olacak şekilde yüzerler.Ośmiornice przemieszczają się głównie względnie wolno pełznąc, niekiedy pływając z głową od przodu.
Ancak, öldürme taktiği her zaman devam etti yavaş yavaş genişletildi.Praktyka egzekucji była jednak kontynuowana i stopniowo rozszerzana.
Yavaşça incelir ve gözden kaybolur.Stopniowo traciła słuch, wzrok.
Binici yavaşça parmak uçları üzerine ve atın biraz açığına inmelidir.Wędzidło zwykłe powinno leżeć w kącikach pyska konia, munsztuk zaś umieszcza się nieco niżej.
Genellikle yavaş hareket ederler ve yaşama alanlarının dışına çıkmazlar.Żyją krótko i stąd nie przemieszczają się zbyt daleko od miejsca, gdzie powstały.
Yavaş büyür.Rośnie powoli.
Onu yavaş yavaş takıma sokmak istiyorum.Przesuwa to ciało powoli.
Bir hava yastığı sayesinde düşüşü yavaşlar.Dzięki temu wysokość poduszki powietrznej pozostaje stała.
Bu durum, örneğin, organizmaların yavaş yavaş aynı boya veya uzunluğa sahip olmasına yol açar.Między innymi włosy na zawsze będą miały tą samą długość itd.
NB: yavaş nova, 150 veya daha fazla günde 3 mag. düşme görülür.Nowe powolne (NB) to te, w których spadek jasności o 3 magnitudo zajmuje ponad 150 dni.
Daha yavaş bir müzik çalmaya başlayınca Barbara ve Ray dansa kalkarlar.Gdy powoli się obniżała, Jack i Rose patrzyli na siebie.
Hareketleri oldukça yavaştır.Ich ruchy są wówczas bardzo powolne.
"Yavaş dediğimiz şey, uzun zaman içinde belli bir mesafenin kat edilmesidir.Odległość ta jest nazywana długością zredukowaną wahadła.
Çok yavaş büyür.Rośnie bardzo powoli.
Popülerliğini yavaş yavaş kaybetmiştir.Jego popularność stopniowo malała.
Tek farkı ise Hej, Slováci'nin biraz daha yavaş olmasıdır.Nieco mniej popularnym, choć prostszym językiem jest Corewars.
Blum Blum Shub algoritmasının güçlü bir koşullu güvenlik kanıtı vardır ancak yavaş çalışmaktadır.Inaczej niż Blum Blum Shub algorytm w swej podstawowej postaci nie nadaje się do kryptografii.
Bu sebepten tank çalışmaları yavaşladı.Produkcja czołgów postępowała bardzo powoli.
Tunus Hükümeti insan hakları ve özgürlükler konusunda yavaş da olsa ilerleme kaydetmektedir."System prawny w Szwecji charakteryzuje się szczególnie wysokim rozwojem praw i wolności obywatelskich.
Ancak, sefer yavaş ilerledi.Jednak robił to stopniowo.
Show 2004 yılının Eylül ayında yayına girdi ve yavaş yavaş izleyicilerin ilgisini çekti.Pierwsze wydania pojawiły się już w lipcu 2007 i powoli zaczęły przykuwać uwagę mediów.
Winnie sona ne kadar yaklaşırsa, o kadar yavaş batmaya başlar.Im bliżej premiery, tym bardziej Ivan zaczyna być bardzo nerwowy.
Yavaş yavaş yükselmiştir.Odradzała się powoli.
O samimi, neşeli ve bazen yavaş zekâlı görünen biridir.Jest bardzo zabawna i szalona, czasem sprawia wrażenie mało inteligentej.
Çünkü diğerleri hızlı biz ise yavaşız.Jedne są szybszymi kolonizatorami, inne wolniejszymi.
Piyasa yavaşça büyüdü.Powoli rozwijał się przemysł.
Pistte bulunan son turun daha yavaş ve güvenli olacak şekilde tekrar düzenlenmesine karar verildi.Uznał, że jedynym rozwiązaniem będzie pozbycie się jej w najszybszy i jednoznaczny sposób.
Çok yavaş hareket ederler.Poruszają się bardzo wolno.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod