Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Çoğu üniteye karşı etkili ancak hareketi ve atış hızı yavaştır.Os movimentos e controles da personagem são precisos embora a ação de tiro seja um pouco lenta.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Coloca-se uma caneca vazia de cabeça para baixo em cima da taça.
Çok yavaş olan yörünge hareketi, yörünge parametrelerinin tespitine imkan vermemiştir.O tempo monitorado é curto demais para a determinação de parâmetros orbitais.
Karada hareketleri yavaştır.O desenvolvimento das plantas no campo é lento.
Lakin bu süreç çok yavaş işliyordu.Este processo, contudo, era lento.
Sonuç olarak İtalyan genel taarruzu yavaş ve düzensiz bir taarruz çıkışı yapmıştır.A construção de uma identidade italiana foi, portanto, lenta e gradual.
Kız çocuklarında gırtlağın büyümesi büluğ çağında da yavaştır.A capacidade de distinguir cores também diminui na velhice.
O, yavaşça yürüyor.Ele anda devagar
Büyükannem yavaş konuşur.Minha vó fala devagar.
Anneannem yavaşça konuşuyor.Minha vó fala devagar.
Zaman çok yavaşça geçiyor.O tempo se arrasta lentamente.
Çocuklukta, zaman yavaşça geçiyor.Na infância, o tempo passa lentamente.
Mac işletim sistemindeki 68000 emülatörü 8KB’a uymadı ve bu yüzden bilgisayar aşırı derecede yavaşladı.De 68000-emulator in het Mac-besturingssysteem paste niet in 8 kB, wat de computer dramatisch traag maakte.
Çok yavaş.Erg langzaam.
Bu işlem yavaş gerçekleşmektedir.Dit gebeurt geleidelijk.
30 FPS'de 4K UHD videolar ve 120 FPS'de yavaş çekim videoları kaydedebilir.De telefoon kan 4K video's maken met 30 fps en slowmotionvideo's met 120 fps.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.Hij sterft langzaam.
İlk satışlar yavaştı.Daardoor begon de verkoop traag.
"Yapabileceğim bir şey var mı?" der yavaşça.‘Kan ik nog wat voor je doen?’ vroeg hij.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Hij zet schone glaasjes terug op tafel.
Yavaş yavaş büyüdü.Hij groeit langzaam.
Chichilerin büyümesi son derece yavaş olup, yüzlerce yıl sürebilir.Welwitschia mirabilis groeit langzaam en kan honderden jaren oud worden.
Saint Bernard yavaş hareket eden, sabırlı ve itaatkar bir köpektir.De sint-bernard is een imposante, maar rustige hond.
Ama yolu çok yavaş almaktaydı.De tocht ging tergend langzaam.
Bu hareket yavaş yavaş yayılmaya başlar.Die uitslag begon zich langzaamaan te verspreiden.
İki metreye kadar boylanabilir ancak gelişimi yavaştır.Het koraal kan 3 meter hoog worden maar het groeit wel langzaam.
Devil yavaş yavaş onu ele geçirmeye başlar.De Ouse begint langzamerhand Goole te bereiken.
Onu yavaş yavaş takıma sokmak istiyorum.De bedoeling is dat het langzaam in het lichaam terechtkomt.
Sonrasında büyüme yavaşlamıştır.Langzaam groeide het daarna door.
Dans yavaş adımlarla başlar, bir süre sonra hızlanır.De dans begint meestal vrij langzaam, en gaat geleidelijk sneller.
Bu süreç hala devam etmektedir ve kumullar günümüzde de yavaş olarak büyümektedir.Dit proces herhaalt zich en zo wordt het koraal steeds groter.
IŞİD ise yavaş yavaş köye yaklaşmaktadır.Langzaam werd het zo een dorp.
Kabuk onu yavaşlatır.Kraakbeen past zich traag aan.
Mısır'da İslam'ın yayılmasından sonra bölge önemini yavaş yavaş kaybetmiştir.Op het platteland verspreidde de islam zich relatief traag.
Ancak bu arada buluntular rutubetli ortamda kaldığından, kaçınılmaz olarak yavaşça çürümeye başladı.Omdat hun lichamen nu feitelijk dood zijn, beginnen ze langzaam te ontbinden.
Çünkü diğerleri hızlı biz ise yavaşız.Bij de één verloopt het proces snel en bij de andere langzaam.
Piyasa yavaşça büyüdü.Langzaam groeide het bedrijf.
1987 yılına kadar program yavaş ilerleyerek devam etti.Pas na 1867 werd de wetgeving steeds effectiever.
Yavaş Hareketi'nin bir parçası olarak bilinmektedir.Hij is te herkennen aan zijn langzame slag.
Osmanlı Devleti artık yavaş yavaş safını belli etmeye başlamıştı.De SS-leiding maakte zich zorgen over de trage voortgang van de bouw.
Bu durumda kalp atışı çok hızlı, çok yavaş, düzensiz ya da normal olabilir.Men kon toen de polsslag alleen maar beschrijven als snel, traag of normaal.
Türün en belirgin özelliği yavaş temposudur.De voortplanting van de soort is erg langzaam.
Böylece günler yavaş yavaş uzar.De tijd gaat langzaam voorbij.
Yavaş hareket ederler.Ze bewegen zich traag.
Bir aktör olarak kariyerine tiyatro ve televizyonda küçük roller ile sıfırdan yavaş yavaş başladı.Zijn carrière als acteur kwam langzaam van de grond met kleine rollen in het theater en op televisie.
Antrenörü Cumhur Yavaş'tır.De grijze rechercheur is te langzaam.
Enzimler olmayınca bu tepkime anlamsız denecek derecede yavaş meydana gelir.Zonder dit co-enzym kan de enzymatische reactie niet plaatsvinden.
Solucan birkaç haftanın ardından bir çubuğa dolandırılarak yavaşça çıkarılabilir.De worm kan in de loop van enkele weken worden verwijderd door deze om een stokje te rollen.
Katedral hasar gördü ve yavaş yavaş çürümeye yüz tuttu.De Groeningeabdij raakte ontvolkt en verviel langzaam tot ruïne.
Her konçerto biri yavaş, ikisi ise biraz hızlı olmak üzere üçer parçadan oluşmaktadır.Elk concert bestaat uit drie delen, met een langzaam middendeel en twee snellere hoekdelen.
Yavaşça incelir ve gözden kaybolur.Hij wachtte hen stiekem en ongezien op.
Mahallede eğitim seviyesi ve okuma-yazma oranı yavaş yavaş yükselmektedir.De lees- en schrijfvaardigheid gaan geleidelijk verloren.
Lakin bu süreç çok yavaş işliyordu.Maar voorlopig verliep dit proces nog langzaam.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.De resten bewogen zich langzaam in kracht afnemend naar het noordwesten.
Ağaç kavunu yavaş büyüyen bir ağaçtır.De boom is een snelle groeier.
Levha adı verilen bu parçalar, çok yavaş olarak sürekli biçimde birbirlerine göre hareket ederler.Deze naam is te danken aan het feit dat ze zich erg langzaam voortbewegen.
Metabolizmalarını yavaşlatırlar.Het metabolisme wordt tijdelijk verlaagd.
Miami taraftarları da yavaş yavaş salonu boşaltmaya başlamışlardı.Daarna moesten ook de verdedigers van Nimy zich geleidelijk terugtrekken.
Emine Yavaşgel.Lage lassnelheid.
Semptomlar genellikle yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.De tumor groeit in het algemeen zeer langzaam.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod