Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çünkü kendi dönüşü Mars'ın dönüşünden biraz daha yavaştır.Son deuxième voyage est de plus courte durée car il fait seulement un aller-retour vers Naples.
Nüfus artışı dururken, ekonomik büyüme yavaşladı.Cependant, avec le déclin de ses industries, la croissance de population a diminué.
Sonbaharda Wehrmacht'ın ilerlemesi yavaşladı.C'est sur son front que la progression de la Wehrmacht est la moins rapide.
Ve tempo: "Yavaşça hareket etmeye başlayın...Sous la devise : "Conduis doucement !
Yapmaya değer bir şey varsa onu yavaşça yapmaya da değer.Plus que prendre son temps, il lui donne toute sa valeur.
Başlangıçta büyüme üsteldir fakat daha sonra, doyma başladıkça, büyüme yavaşlar ve olgunluğa ulaşınca durur.S'il est trop foncé dès la naissance, il deviendra, une fois adulte, alezan, et non plus crème.
Brezilya'nın en yeni eyaleti olması nedeniyle buradaki gelişim gayet yavaştır.En Amérique Latine, c'est au Brésil que la présence de l'histoire publique est la plus vivace.
Metabolizmalarının yavaşlığından dolayı kral kobralar büyük bir yemekten sonra aylarca avlanmadan yaşayabilir.En raison de leur métabolisme lent, les grands dragons peuvent survivre avec un repas par mois.
Çünkü diğerleri hızlı biz ise yavaşız.Ils sont plutôt résistants mais, quand ils se déplacent, ils sont très lents.
Tüm memeliler arasında en yavaş hareket eden hayvanlar olarak bilinirler.C'est l'animal dont on dit qu'il est le plus lent.
Yedi gece boyunca, tam bir saat sürecek yavaşlıkla yaşlı adamın odasının kapısını açarak deneme yapar.Pendant sept nuits, il ouvre la porte de la chambre du vieil homme, action qui lui prend une bonne heure.
Yavaş yavaş çeşitli yaratıklar çıktı ortaya.Ils découvrent alors d'étranges créatures.
Buna rağmen, kalp atışı ve nefes alma ritimleri daha yavaşlar.À ce moment, le rythme cardiaque et la respiration s'abaissent notablement.
"Yavaş dediğimiz şey, uzun zaman içinde belli bir mesafenin kat edilmesidir.Elle consiste à faire le maximum de distance en un temps donné.
Bir zaman sonra, imparatorluk bölgesel üstünlüğünü yavaş yavaş kaybetmeye başladı.Peu à peu, l’édifice perd sa majesté.
Plazmanın birlikte dönmesi aylarla olan komşuluğundan dolayı yavaşladığından bunlar gelişirler.L'apparition de ces spots est due au fait que la co-rotation du plasma est ralentie au voisinage des lunes.
Çocuklarda yavaş büyümeye ve öğrenme güçlüğüne neden olabilir.Le garçon découvre combien il est difficile de grandir.
Şarkıda oldukça basık ve yavaş tınılı bir ritim bulunmaktadır.Généralement, ils ont un chant simple assez discret.
Seni yavaşlatacak hiçbir şey yok."Rien ne le repoussait ».
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra tekstil sanayii önce yavaş yavaş sonra çok hızla çökmeye başlamıştır.Après la Première Guerre mondiale, les industries s'affaiblissent peu à peu.
"Yapabileceğim bir şey var mı?" der yavaşça.Il ne songeait pas pour autant à chanter. « C’est venu lentement.
Genel ücretler planlananlardan daha yavaş arttı.Le montant de l'avance est inférieur à celui prévu.
Kasırga, yavaşça batı - kuzeybatı yönüne doğru hareket etmeye başladı.La dépression s'oriente vers le Nord-Ouest, et accélère progressivement.
Resimler yavaş yavaş hareket etmektedirler.Les images défilent au ralenti.
Yavaş dönüşü muhtemelen, belirgin manyetik alanın olmamasını sağlar.La faible rotation explique aussi probablement le champ magnétique quasi inexistant.
Harekât, başlarda yavaş gelişti.Se développant d'abord lentement.
Lütfen daha yavaş konuşun.Por favor, hable más despacio.
Lütfen daha yavaş konuşabilir misin?¿Puedes hablar más despacio, por favor?
Yavaşça, lütfen.Despacio, por favor.
O, yavaşça benden uzaklaştı.Ella se alejó lentamente de mí.
Tom yavaşça yürür.Tom camina despacio.
Daha yavaş konuşabilir misiniz?¿Podéis hablar más despacio?
Lütfen yavaş konuşun.Por favor, hable despacio.
Lütfen daha yavaş sür.Conduce más despacio por favor.
Büyükannem yavaş konuşur.Mi abuela habla despacio.
Onun kalbi yavaş atıyordu.Su corazón latía lentamente.
Yavaş yavaş yürüyün.Camine lentamente.
Benim nabzım yavaş.Mi pulso está bajo.
Kapıyı yavaşça açtım.Abrí lentamente la puerta.
O, günlüğünü yavaşça kapattı.Ella cerró lentamente su diario.
Daha yavaş yemelisin.Deberías comer más despacio.
İnternetin ne kadar yavaş olduğunu hatırlıyor musun?¿Recuerdas lo despacio que iba el internet?
Benim için biraz çok hızlı konuşuyorsun. Biraz daha yavaş konuşur musun?Hablas un poco rápido para mí, ¿puedes hablar un poco más despacio?
Yavaş yavaş çalış.Trabaja despacio.
Daha yavaş konuşun.Hable más despacio.
Daha yavaş konuşun lütfen.Por favor, hablen más despacio.
Yavaş yavaş anlamaya başladı.Lentamente comenzó a entenderlo.
Daha yavaş gitmeye çalış.Trata de ir más despacio.
İnternet çok yavaş.Internet está muy lenta.
Bebekler gibi yavaş ilerlemekteyiz.Estamos gateando como bebés.
Yavaş çalış, ve hatalar yapma.Trabaja despacio y no cometas errores.
Tom yavaş yer.Tom come despacio.
Tom yavaş yavaş çalışır.Tom trabaja despacio.
Yavaş çalışırsan, hatalar yapmazsın.Si trabajas despacio, no cometes errores.
Tom arabayı yavaş sürer.Tom conduce despacio.
Tom yavaş yazar.Tom escribe despacio.
Tom yavaş çeviri yapar.Tom traduce despacio.
Bu çok yavaş.Es muy lento.
Çok yavaş.Es muy lento.
Hava artık kararmıştı, bu yüzden önlem olarak çok yavaş sürdüm.Ya estaba oscuro, así que conduje muy lento por precaución.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod