Ana içeriğe geç
Sözlük

yavaş ile cümle

yavaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, tepeye doğru yavaşça sürdü.He drove slowly up the hill.
Yavaş yavaş iyileşecek.He will get better little by little.
O, yavaş yavaş iyileşti.He recovered little by little.
Birisiyle arkadaş olmada çok yavaş.He is very slow at making friends with anybody.
O, yavaşça sıcak kahveyi yudumladı.He sipped the hot coffee slowly.
Onun nabzı yavaş atar.His pulse beats slow.
Onun ayağa kalkması söylendi ve o çok yavaş yaptı.He was told to stand up, and he did so slowly.
Beni anlayabilsinler diye yavaş konuştum.I spoke slowly so that they might understand me.
Onlar yavaşca ileriye doğru hareket etti.They moved ahead slowly.
O dikkatli değil ama yavaşça sürer.She drives not carefully but slowly.
Onun çalışmaları yavaş ama sürekli gelişiyor.Her studies are improving slowly but steadily.
O, kapı tokmağını yavaşça çevirdi.She turned the doorknob slowly.
O, yavaşça ilerledi.She slowly moved forward.
O, günlüğünü yavaşça kapattı.She closed her diary slowly.
O benden ayrılıyordu ve yavaş yavaş yürüyordu.She was leaving and was walking slowly from me.
O omzuma yavaş yavaş vurdu.She patted me on the shoulder.
O, bu kırsal yaşama yavaş yavaş alışıyor.She is getting used to this rural life by degrees.
Yavaş yavaş anlamaya başladı.She gradually began to understand.
Yavaşça gözlerini kapadı.She slowly closed her eyes.
O, yavaş bir koşucu.She is a slow runner.
O, yavaşça benden uzaklaştı.She walked slowly away from me.
Hasta, dudaklarını yavaşça kımıldattı.The patient moved his lips slightly.
Yavaş bir yaz sezonundan sonra iş ilerlemeye başladı.After a slow summer season, business began to pick up.
Rüzgar yavaş yavaş kesildi.The wind gradually died down.
Geniş nehir yavaşça akar.The broad river flows slowly.
Her şeyin çok yavaş değiştiği bir dünyayı sevmiyorum.I don't like a world where things change so slowly.
O çok yavaş yürüyor.He is walking very slowly.
Annem yavaş yavaş konuşur.My mother speaks slowly.
Benim nabzım yavaş.My pulse is slow.
Uyuduğumuzda vücut fonksiyonları yavaşlar ve vücut sıcaklığı düşer.When we are asleep, bodily functions slow down and body temperature falls.
İlacın etkileri yavaş yavaş azalıyordu.The effects of the medicine were wearing off.
İlacın etkisi yavaş yavaş azalmıştı.The effect of the drug had worn off.
Fırtına birkaç saattir yavaşlamadı.The storm didn't abate for several hours.
Tren yavaş yavaş hızlandı.The train gained speed gradually.
Benim için biraz çok hızlı konuşuyorsun. Biraz daha yavaş konuşur musun?You're speaking a little too fast for me. Would you speak a little more slowly?
Hızla ve yavaşça gelişen yetenekler vardır, değil mi?There are abilities that improve rapidly and those that improve slowly, aren't there?
Harry gerçekten yavaş anlıyor.Harry's really slow to catch on.
Yavaşça acele et.Hurry slowly.
Sırp trenleri korkunç bir şekilde yavaş...Serbian trains are terribly slow.
Yavaş yavaş, ben o resmi sevmeye başladım.Little by little, I'm beginning to like that painting.
Adalet yavaş ama nihaidir.Justice is slow, but eventual.
Lütfen yavaş konuşun.Please speak slowly.
Transilvanyalı Romenler çok yavaş konuşurlar.The Romanians from Transylvania speak very slowly.
Tom çok yavaş yürür.Tom walks very slowly.
Daha yavaş konuşabilir misiniz?Could you speak more slowly?
Yaşlı insanlar yavaş yürür.Old people walk slowly.
Lütfen daha yavaş konuşun.Please speak more slowly.
Jessie arabanın yanında yavaş yavaş gezindi.Jessie strolled along beside the cart.
Çok yavaş yürüdüğü için geride kaldı.She remained behind because she was walking very slowly.
Koşma. Yavaş yürü.Don't run. Walk slowly.
Lütfen arabayı daha yavaş sür.Please drive the car more slowly.
Kaymamak için yavaşça yürüdü.She walked slowly so she wouldn't slip.
Yavaş konuşun, lütfen.Speak slowly, please.
Yavaşça, lütfen.Slowly, please.
Sana daha yavaş konuşmanı söylemiş olduğunu söyledi.He said that he had told you to speak more slowly.
Saat yavaş.The clock is slow.
Dönüşüm huzurlu, yavaş yavaş oldu.Conversion was peaceful and gradual.
Kendinizi kayan kumda bulduğunuzda, hareket etmezseniz daha yavaş batarsınız.If you find yourself in quicksand you'll sink more slowly if you don't move.
Rahatlamak için, yavaş yavaş nefes alın.To relax, breathe slowly.
Döner kavşağın amacı trafiği yavaşlatmaktır.The purpose of a roundabout is to slow down traffic.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod