Ana içeriğe geç
Sözlük

yatmak ile cümle

yatmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Několik měsíců strávila v nemocnici.
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.Tom se pak dozví, kde Elena pracovala a jede za ní do nemocnice.
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Nenapadlo je, že Evropané jsou ti, kteří do jejich země tyto nemoci zavlekli.
Senaryo gereği; Babası Vince hastanede yatmaktaydı.Po odvyprávění příběhu zemřela Daisy na nemocničním lůžku.
Bu isimlendirme kökeninde ise Komnenlerin Kalesi anlamına gelen Kastra-Komnen ifade yatmaktadır.A hrad dal pojmenovat Velíš, podle slov onoho lupiče.
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.V tento čas byla zahájena palba mezi oběma stranami.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Körnlein) Sladce spi!
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Momentan e în închisoare.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Maria: Nu, doar că am chef să dorm puțin.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Timp de jumătate de un an a stat imopbilizată în spital.
İşleri geceye uzadığı için dışarıda yatmak zorunda kalmışlardı.Apoi aveau să-i urmărească somnul din timpul nopții.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Úgy tűnik, hogy már börtönben is ült.
Bunun altında, Pomakların sayıca çok gösterilmek istenmesi yatmaktadır.A hagyomány szerint a túl hosszúra nyúló perekhez lehetett a segítségét kérni.
Güven hapiste yatmaktadır.Az ágy alvásra való.
2004 yılında kaybettiğimiz sanatçı Şile'de yatmaktadır.Ezután, 2004-ben A halál kilovagolt Perzsiából című filmben játszott.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Emiatt pár hetet kellett eltöltenem a kórházban.
Yorgunum, ve yatmak istiyorum.Fáradt vagyok és le akarok feküdni.
O beni aradığında yatmak üzereydim.Éppen le akartam feküdni, amikor telefonált.
O beni aradığında yatmak üzereydim.Lefekvőben voltam, amikor fölhívott.
Geceleri ise burada yatmaktadırlar.Yöksi ne menevät koloon nukkumaan.
12- "Mrs. Potato Head": Bu şarkı güzelleşmek için bıçak altına yatmak ile ilgilidir.Bach Cantatas: Donna Brown Tämä laulajaan liittyvä artikkeli on tynkä.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Hän viettää edelleenkin yöt vankilassa.
Yerde yatmakta olan bir cesedin elinde mikrokaset kayıt cihazı ve bir Altıpatlar tabanca tutmaktadır.Το πτώμα που βρίσκεται στο κέντρο του δωματίου κρατά ένα περίστροφο και ένα μίνι κασετόφωνο είναι στο πάτωμα.
Wilson şu an San Quentin Hapisanesinde yatmakta.Han er i øjeblikket på dødsgangen i San Quentin State Prison.
Hücrei saadetteki kabirde yatmaktadır.Madrassen ligger på sengebunden.
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Man må dog her erindre, at det var europæerne, der bragte disse sygdomme rundt i verden.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.Det var blandt andet denne linje, der førte til oprettelsen af den vesteuropæiske Kul- og Stålunion i 1951.
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.Når man har været vågen i de 10 minutter, lægger man sig i seng igen, og slapper af.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.Om natten henlå byen Mogadishu i mørke.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.De sover gjerne parvis.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Han ble liggende på sykehuset i tre måneder.
Antik çağda, masalarda yatmak gelenekseldi.Men i antikken var det mer vanlig å bruke honning.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.Den førte til grunnleggelsen av Det europeiske kull- og stålfellesskap i 1951.
Lincoln idamından önce hapis yatmak için Fox River'a gönderildi.Lincoln ditahan di penjara Fox River State sembari menunggu eksekusinya.
Bugün, Salt Lake City Mezarlığı'nda yatmaktadır.Pemakamannya dilaksanakan di Salt Lake City, Utah.
Doğrusunu söylemek gerekirse Halilov’un başarısının sırrı da burada yatmaktadır.Juga pemukiman Novyye Lyady termasuk di dalamnya.
Kentin çoğu halen küller altında yatmaktadır ve başkent yakındaki Kokopo şehrine taşınmıştır.Hầu hết thị trấn vẫn còn nằm dưới nhiều mét tro bụi, và tỉnh lị đã được chuyển về Kokopo gần đó.
Toplumsal, ekonomik yaşayışımızın bütün görünüşleri,bu belgelerde yatmaktadır.Chủ đề đời sống gia đình, nội trợ được thể hiện chủ đạo trên những bức ảnh này.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.Kangaroo chủ yếu hoạt động vào ban đêm.
Bu demek değildir ki ayakkabı ile yatmak baş ağrısı doğurur.したがって、靴を履いたまま寝ることが頭痛の原因である。
Ah kepenek keçe yatmak isterim.ひなた・コタツ・昼寝を愛する。
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.10年後は病院に入院している。
Aşiyan Mezarlığı'nda yatmaktadır.中央墓地に眠っている。
Doğrusunu söylemek gerekirse Halilov’un başarısının sırrı da burada yatmaktadır.元々ウラディミール・ホロヴィッツが好んでレコードに録音していたのも事実である。
Günümüzde İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.現在は精霊刑務所に服役中。
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.そして、8つの夜の間、2つの炎の間に彼を置いた。
Bu isimlendirme kökeninde ise Komnenlerin Kalesi anlamına gelen Kastra-Komnen ifade yatmaktadır.あるいは、そうした伝承が残る城の通称。
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.しかし、病状は悪化を続け、絶望したエレナは病院を飛び出してしまう。
Birçok ünlü bu mezarlıkta yatmaktadır.この墓地には多くの著名人たちが埋葬されている。
Kendi deyimiyle "sevgilisinin koynunda" yatmaktadır.マリアの寝室のベッドでは恋人たちが寝ている。
4 Ağustos 1993 tarihinde, yatmakta olduğu Şişlı Etfal Hastanesinde hayata veda etmiştir. ^ 2015.2001年11月11日の「快速さよならフェスタ号」の運転をもって引退。
Avustralya'nın 3,000 kilometre güneybatısında yatmakta olan bu batık kıta yaklaşık 3 Japonya büyüklüğündedir.它位於澳大利亞西南部約3000公里,大小是日本的近3倍。
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.睡一次覺就要躺上10小時才會醒來。
H1N1 virüsü sebebiyle 306 kişi hastanelerde yatmaktadır.2003年起,因病入住301醫院。
Cavaradossi ölü olarak yerde yatmaktadır.科斯泰罗倒在地上死了。
Senaryo gereği; Babası Vince hastanede yatmaktaydı.步太的父親 精神病患者、春妃所在醫院入院。
Ah kepenek keçe yatmak isterim.愛賴床的貪睡鬼。
Odada tek başına yatmaktadır.아파트에서 혼자 살고 있다.
O anda sola 23 derece yatmaktaydı.그 당시 도수는 23도였다.
Güven hapiste yatmaktadır.믿다 → 믿음 자다 → 잠
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod