Ana içeriğe geç
Sözlük

yatma ile cümle

yatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ah kepenek keçe yatmak isterim.ひなた・コタツ・昼寝を愛する。
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.10年後は病院に入院している。
Aşiyan Mezarlığı'nda yatmaktadır.中央墓地に眠っている。
Doğrusunu söylemek gerekirse Halilov’un başarısının sırrı da burada yatmaktadır.元々ウラディミール・ホロヴィッツが好んでレコードに録音していたのも事実である。
Günümüzde İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.現在は精霊刑務所に服役中。
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.そして、8つの夜の間、2つの炎の間に彼を置いた。
Yatmadan kuşkonmaz yemek.食後すぐに寝転がらないようにする。
Bu isimlendirme kökeninde ise Komnenlerin Kalesi anlamına gelen Kastra-Komnen ifade yatmaktadır.あるいは、そうした伝承が残る城の通称。
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.しかし、病状は悪化を続け、絶望したエレナは病院を飛び出してしまう。
Birçok ünlü bu mezarlıkta yatmaktadır.この墓地には多くの著名人たちが埋葬されている。
Kendi deyimiyle "sevgilisinin koynunda" yatmaktadır.マリアの寝室のベッドでは恋人たちが寝ている。
4 Ağustos 1993 tarihinde, yatmakta olduğu Şişlı Etfal Hastanesinde hayata veda etmiştir. ^ 2015.2001年11月11日の「快速さよならフェスタ号」の運転をもって引退。
Tekvin 18:22 Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma.—レビ記18:22 女と寝るように男と寝た男は罪を犯したのであり、彼らは必ず殺されなければならない。
Bu durum gece yatmadan önce alındığında iyi olabilse de gündüz sıkıntı yaratabilir.朝食前に服用するのが困難な場合は、就寝前に服用しても良い。
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.冬は厳しくはないが、急激に冷えることもある。
Lütfen yatmaya gitmeden önce bira içmeyin.寝る前に、ビールを飲まないでください。
İkinci bölümde aile yatmaya hazırlanır.撫松路家屬宿舍第二期建成。
Fakat adını Hitler’le beraber hapis yatması ile duyurdu.与此同时,她父亲因为发表对希特勒的不满而入狱。
Avustralya'nın 3,000 kilometre güneybatısında yatmakta olan bu batık kıta yaklaşık 3 Japonya büyüklüğündedir.它位於澳大利亞西南部約3000公里,大小是日本的近3倍。
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.睡一次覺就要躺上10小時才會醒來。
Başoda, evin merkezinde bulunmakta, yatma mekânları genellikle bu mekâna açılmaktadır.在下班後,在晚上睡覺前,這裡通常是家庭聚會的地方。
H1N1 virüsü sebebiyle 306 kişi hastanelerde yatmaktadır.2003年起,因病入住301醫院。
Cavaradossi ölü olarak yerde yatmaktadır.科斯泰罗倒在地上死了。
Senaryo gereği; Babası Vince hastanede yatmaktaydı.步太的父親 精神病患者、春妃所在醫院入院。
Ah kepenek keçe yatmak isterim.愛賴床的貪睡鬼。
Böylece yatma hareketi meydana gelir.也有可能引發嗜睡。
Odada tek başına yatmaktadır.아파트에서 혼자 살고 있다.
O anda sola 23 derece yatmaktaydı.그 당시 도수는 23도였다.
Güven hapiste yatmaktadır.믿다 → 믿음 자다 → 잠
2004 yılında kaybettiğimiz sanatçı Şile'de yatmaktadır.2004년 샤크라에서 탈퇴 후 배우로 전향했다.
Yatma vakti.잘 시간이다.
Dördüncü sahnede Ian, intihar etmiş olan Asker'in yanında, kör bir şekilde yatmaktadır.בתמונה הרביעית איין שוכב עיוור לצד החייל, שמתאבד.
Pijama, hafif, genellikle iki parçadan oluşan ve yatmak için giyilen bir giysidir.לרוב הפיג'מה היא בגד קליל ונוח לשינה.
Hücrei saadetteki kabirde yatmaktadır.יש נוהגים לישון בבית הכנסת.
Bu nedenle Harvey asla evli bir kadınla yatmaz.הית' מעולם לא נשא אישה.
Yatmadan kuşkonmaz yemek.מה מומלץ לאכול לפני השינה?
Kış uykusuna yatmazlar.הם אינם ישנים שנת חורף.
Van Gogh, 1889'a kadar Saint-Paul'e yatmamıştır.איינדהובן לא סופחה להולנד עד שנת 1629.
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.אין הוא פעיל בלילות חורף קרים, אך אינו חורף.
Kutup ayıları kış uykusuna yatmaz.בואשים אינם נכנסים לתרדמת חורף במהלך החורף.
Affan Yatman, (d.איש-שלום, י'.
Sağlam saplı ve yatmaya dayanıklıdır.טוב ונוח במיטה.
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.הם הונסו משם אחרי עוד שני מטחי ירי.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.במהלך התקופה שהה מספר חודשים באשפוז בבית חולים.
O, yatmaya erken gitti.הוא הלך לישון מוקדם.
O, yatmaya erken gitti.היא הלכה לישון מוקדם.
"Yana yatmaz mı?Няма ли да си лягаш?
Akut dönemde yere yatma isteği.Има помощение за нощуване при аварийни ситуации.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Шест месеца е прикован на легло в болница.
Yerde yatmakta olan bir cesedin elinde mikrokaset kayıt cihazı ve bir Altıpatlar tabanca tutmaktadır.Между тях лежи труп, който държи револвер и малък аудиорекордер.
Daha sonra da erkekler kızların yatma sırasını seçer.Момчетата по-често ходят на сън от момичетата.
Musa Halife 63 yıl yaşamış ve yeni köy mezarlığında yatmaktadır.Симон II умира около 1336 г. и е погребан в новата църква в Кастелаун.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.Евростат е основан през 1953 г. като статистическа служба на Европейското обединение за въглища и стомана.
Tom'un dokuzdan önce yatmaya gittiğinden emin ol.Бъди сигурен, че Том ще си е легнал преди 9.
Mezarlıkta birçok ünlü yatmaktadır.Na groblju je nekoliko grobova.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Bohužiaľ teraz je vo väzení.
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.Prístavy v zime nikdy nezamŕzajú a zimy sú mierne.
O anda sola 23 derece yatmaktaydı.Disponuje 23 stupňami voľnosti.
Lewis’e göre cevap “yapabilmek” kelimesinin kullanıldığı bağlamda yatmaktadır.Za Lewisa vprašanje leži znotraj konteksta rabe besede »lahko«.
Korkmuş ve güçsüz bir halde yatmaktadır.Prestrašen in v joku je zaspal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod