Ana içeriğe geç
Sözlük

yatma ile cümle

yatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Seninle yatmayacağım.Я з тобою не спатиму.
"Yana yatmaz mı?Ale ty proč nespíš?
Desdemona’nın yatak odası Desdemona yatmak için Emilia ile yardımıyla hazırlanmaktadır.Desdemona si s pomocí Emile rozestýlá postel.
Yanında da kendisinde önce vefat eden oğlu Aşık Minhaci yatmaktadır.Předčasně zemřel i jeho syn, který se utopil v Labi.
Odada tek başına yatmaktadır.Sama odejde do ložnice.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Momentálně je ve vězení.
Bütün canlılar kış uykusuna yatmaz.Jiná zvířata celou zimu prospí.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Několik měsíců strávila v nemocnici.
Tedavi ilerledikçe Elena işini bırakıp hastaneye yatmak zorunda kalır.Tom se pak dozví, kde Elena pracovala a jede za ní do nemocnice.
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Nenapadlo je, že Evropané jsou ti, kteří do jejich země tyto nemoci zavlekli.
Senaryo gereği; Babası Vince hastanede yatmaktaydı.Po odvyprávění příběhu zemřela Daisy na nemocničním lůžku.
Bu isimlendirme kökeninde ise Komnenlerin Kalesi anlamına gelen Kastra-Komnen ifade yatmaktadır.A hrad dal pojmenovat Velíš, podle slov onoho lupiče.
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.V tento čas byla zahájena palba mezi oběma stranami.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Körnlein) Sladce spi!
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.V zimním období nehibernuje, jen snižuje aktivitu.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Momentan e în închisoare.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Maria: Nu, doar că am chef să dorm puțin.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Timp de jumătate de un an a stat imopbilizată în spital.
İşleri geceye uzadığı için dışarıda yatmak zorunda kalmışlardı.Apoi aveau să-i urmărească somnul din timpul nopții.
FBI'a hiç yakalanmamış ve bir kez dahi hapis yatmamıştır.A fost prins de FBI dar a evadat din închisoare de două ori.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Úgy tűnik, hogy már börtönben is ült.
Bunun altında, Pomakların sayıca çok gösterilmek istenmesi yatmaktadır.A hagyomány szerint a túl hosszúra nyúló perekhez lehetett a segítségét kérni.
SARS virüsüne sahip hastalarla birlikte yatmamak.Az ispotályban lévő betegek gondozására.
Güven hapiste yatmaktadır.Az ágy alvásra való.
Kış uykusuna yatmazlar.Téli álmot nem alszik.
2004 yılında kaybettiğimiz sanatçı Şile'de yatmaktadır.Ezután, 2004-ben A halál kilovagolt Perzsiából című filmben játszott.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Emiatt pár hetet kellett eltöltenem a kórházban.
Genellikle saat on'dan önce yatmaya giderim.Általában tíz előtt lefekszem.
Yorgunum, ve yatmak istiyorum.Fáradt vagyok és le akarok feküdni.
O beni aradığında yatmak üzereydim.Éppen le akartam feküdni, amikor telefonált.
O beni aradığında yatmak üzereydim.Lefekvőben voltam, amikor fölhívott.
Geceleri ise burada yatmaktadırlar.Yöksi ne menevät koloon nukkumaan.
12- "Mrs. Potato Head": Bu şarkı güzelleşmek için bıçak altına yatmak ile ilgilidir.Bach Cantatas: Donna Brown Tämä laulajaan liittyvä artikkeli on tynkä.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Hän viettää edelleenkin yöt vankilassa.
Dürüstçe, saat kaça kadar yatmayı planlıyorsun? Zaten öğle oldu.Toden totta, kuinka pitkään oikein aiot nukkua? On keskipäivä.
Üst kata çık ve yatmaya git.Mene yläkertaan ja käy nukkumaan.
Yatmadan önce gazeteye göz attı.Hän vilkaisi lehteä ennen nukkumaan menoa.
Yerde yatmakta olan bir cesedin elinde mikrokaset kayıt cihazı ve bir Altıpatlar tabanca tutmaktadır.Το πτώμα που βρίσκεται στο κέντρο του δωματίου κρατά ένα περίστροφο και ένα μίνι κασετόφωνο είναι στο πάτωμα.
Çok güçsüz düştüğü için devamlı yatması gerekiyordu ve bu yüzden yazması çok zor hale gelmişti.Αν και εργαζόταν σκληρά, η ανάγκη του να γράψει ήταν ασταμάτητη.
Wilson şu an San Quentin Hapisanesinde yatmakta.Han er i øjeblikket på dødsgangen i San Quentin State Prison.
Hücrei saadetteki kabirde yatmaktadır.Madrassen ligger på sengebunden.
Tekvin 18:22 Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma.Mosebog 22.18: En troldkvinde må du ikke lade leve.
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Man må dog her erindre, at det var europæerne, der bragte disse sygdomme rundt i verden.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.Det var blandt andet denne linje, der førte til oprettelsen af den vesteuropæiske Kul- og Stålunion i 1951.
On dakikada bir baş dönmem olduğu için kanepede yatmak zorunda kaldım ve bunun için yalan söyledim.Når man har været vågen i de 10 minutter, lægger man sig i seng igen, og slapper af.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.Om natten henlå byen Mogadishu i mørke.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.De sover gjerne parvis.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Han ble liggende på sykehuset i tre måneder.
Antik çağda, masalarda yatmak gelenekseldi.Men i antikken var det mer vanlig å bruke honning.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.Den førte til grunnleggelsen av Det europeiske kull- og stålfellesskap i 1951.
Bir saat içinde yakalanan Ağca en az dört yıl hapis yatmasına karar verdi.Askevold sonet i underkant av fire år i fengsel.
Tekvin 18:22 Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma.Imamat 18:22: Larangan laki-laki tidur dengan laki-laki secara orang bersetubuh dengan perempuan.
Lincoln idamından önce hapis yatmak için Fox River'a gönderildi.Lincoln ditahan di penjara Fox River State sembari menunggu eksekusinya.
Bugün, Salt Lake City Mezarlığı'nda yatmaktadır.Pemakamannya dilaksanakan di Salt Lake City, Utah.
Doğrusunu söylemek gerekirse Halilov’un başarısının sırrı da burada yatmaktadır.Juga pemukiman Novyye Lyady termasuk di dalamnya.
Sharon ailenin hepsini yatmaya gönderir ve ertesi sabah da internetin var olacağını ısrarla söyler.Avni mengatakan bahwa dia lelah dan akan memberitahu semua di pagi hari.
Kentin çoğu halen küller altında yatmaktadır ve başkent yakındaki Kokopo şehrine taşınmıştır.Hầu hết thị trấn vẫn còn nằm dưới nhiều mét tro bụi, và tỉnh lị đã được chuyển về Kokopo gần đó.
Toplumsal, ekonomik yaşayışımızın bütün görünüşleri,bu belgelerde yatmaktadır.Chủ đề đời sống gia đình, nội trợ được thể hiện chủ đạo trên những bức ảnh này.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.Kangaroo chủ yếu hoạt động vào ban đêm.
Bu demek değildir ki ayakkabı ile yatmak baş ağrısı doğurur.したがって、靴を履いたまま寝ることが頭痛の原因である。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod