Ana içeriğe geç
Sözlük

yatma ile cümle

yatma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Şu anda Şaban Dede Sapanlı köyünde yatmaktadır.Теперь Мэри живёт в мрачном особняке своего дяди.
Bu uzama hayvanın yan yatmasına sebep olur.Том выглядывает из-за забора, чтобы проверить, спит ли щенок.
Kuzeydoğu tarafında Keskin Dede yatmaktadır.С постели одноглазой бабушки — на север».
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Почти полгода пролежал в госпитале.
Birçok ünlü bu mezarlıkta yatmaktadır.وقد دُفن العديد من المشاهير في هذه المقبرة.
Güven hapiste yatmaktadır.ويقضي الشِّتاء في النوم.
Kentin çoğu halen küller altında yatmaktadır ve başkent yakındaki Kokopo şehrine taşınmıştır.وما زال معظم أرجاء المدينة يرقد تحت أمتار من الرماد البركاني، وتم نقل العاصمة إلى كوكوبو المجاورة.
Başoda, evin merkezinde bulunmakta, yatma mekânları genellikle bu mekâna açılmaktadır.اليوم , عندما ينقل البيت المصنوع إلى الموقع, عادةً يبقى هناك بشكل دائم.
Akut dönemde yere yatma isteği.عدم انتظام مواعيد النوم.
Siyasi lezbiyen tanımımız, erkeklerle yatmayan, kendini kadın bakış açısından tanımlamış bir kadın.A nossa definição de uma política lésbica é uma mulher identificada mulher que não transa com homens.
İkinci bölümde aile yatmaya hazırlanır.Durante a Segunda Guerra Mundial a família se separa.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.Ele vagueia em Finistère durante a noite.
Aşiyan Mezarlığı'nda yatmaktadır.Repousa no nosso cemitério.
Suçlu bulunduğu 48 cinayet yüzünden ömür boyu hapis yatmakta.Foi condenado por 48 assassinatos confessados por ele.
Fakat içinde tarih olayları da yatmaktaydı.Mas seus dias também estavam contados.
İstanbul’da, Edirnekapı Şehitliği’nde yatmaktadır.No local, eles dormem na companhia de cavalos.
Tekvin 18:22 Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma.Levítico 18:22, diz: "Não te deitarás com outro homem, como se fosse mulher; é abominação."
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Nu moet hij alsnog naar de gevangenis.
Gayet uykulu Gretel Hansel'e "akşam yatma duası"nı söylemeleri gerektiğini hatırlatır.Gretel herinnert Hänsel eraan hun avondgebed op te zeggen.
End'de de yatmaya çalışırsanız yatak patlar.Als ze op het punt staan om naar bed te gaan, gaat de telefoon.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Van de dokter moest hij een week in bed blijven.
Domuz: Yemek yemeyi, tembelliği ve çamurda yatmayı çok sever.Onki: een varken dat houdt van eten en slapen.
Wilson şu an San Quentin Hapisanesinde yatmakta.Singh zit opgesloten in de San Quentin State Prison bij San Francisco.
Bu hastalık onu rahatsız etse de o korumasız bir şekilde fahişelerle yatmaya devam etti.Daarin verontschuldigt hij zich omdat hij met een prostitué geslapen heeft.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Knofje moet gaan slapen.
Öğlen uykusuna yatmak için gölgeli köşe bulabilmak imkânsizdir.De schildpad kan urenlang onderwater blijven tijdens de slaap.
Bu öz ayarlamanın altında iki kuram yatmaktadır.Hij zou zelf twee loges oprichten onder deze obediëntie.
Karısı Rachel kanlar içinde yerde yatmaktadır.Haar zus Ilse vond haar bloedend op de grond.
O, yatmaya erken gitti.Hij ging vroeg naar bed.
Televizyonu izledikten sonra yatmaya gittim.Nadat ik TV gekeken had, ging ik naar bed.
Tam yatmak üzereyken, zil çaldı.Net op het moment dat ik naar bed zou gaan, ging de bel.
Yatmadan onları bekleyeceğiz.We zullen op ze wachten.
Daha önce hiç hastanede yatmamıştım.Ik ben nog nooit in een ziekenhuis geweest.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Jubileusze na witrynie ZASP. .
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.W tym czasie doszło do dwóch pożarów.
Kış uykusuna yatmazlar.Zimą nie zapadają w sen zimowy.
Açık türbede banisi yatmaktadır.Na Polanę na Stołach prowadzi szlak turystyczny.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Przez wiele miesięcy leżał w szpitalu.
Hücrei saadetteki kabirde yatmaktadır.Śpi na progu jej chaty.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Teraz spotykamy go siedzącego w więzieniu.
O anda sola 23 derece yatmaktaydı.Do domu prowadziło siedem stopni.
Birkaç metre ötesinde ünlü ressam Paul Gauguin yatmaktadır.Na Hiva Oa spędził ostatnie lata swojego życia słynny malarz Paul Gauguin.
Kış uykusuna yatmazlar ama hareketleri çok yavaşlar.Zimą opady są mniej intensywne, jednak trwają dłużej.
Wilson şu an San Quentin Hapisanesinde yatmakta.För tillfället väntar han på sin avrättning på San Quentin State Prison.
Avustralya'nın 3,000 kilometre güneybatısında yatmakta olan bu batık kıta yaklaşık 3 Japonya büyüklüğündedir.Den ligger cirka 3 000 kilometer sydväst om Australien och är nästan tre gånger så stor som Japan.
Bugün, Salt Lake City Mezarlığı'nda yatmaktadır.Hans grav finns på Salt Lake City Cemetery i Salt Lake City.
Ben yatmak istiyorum.Я хочу йти спати.
Bu durumun temelinde birliğin 1951 yılında Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu olarak kurulması yatmaktadır.De äldsta dokumenten är från upprättandet av Europeiska kol- och stålgemenskapen 1951.
Antik çağda, masalarda yatmak gelenekseldi.Under siestan är det vanligt att sova middag.
Sahne 3: Katerina'nın odası Katerina yatmaya hazırlanıyordur.Tableau 2: I Tisbes sovrum Catarina ligger på en bädd.
Kış uykusuna yatmazlar ancak soğuk havalarda birkaç gün süren uyuşukluk dönemleri olur.Den sover inte vintersömn men kalla vinterdagar kan den sova i sitt bohål i flera dagar åt gången.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Він і дотепер перебуває у в'язниці.
Pijama, hafif, genellikle iki parçadan oluşan ve yatmak için giyilen bir giysidir.Піжама – костюм для сну, який, зазвичай, складається із двох речей – сорочки із ґудзиками та довгих штанів.
Winnie ve arkadaşlarının sıcacık hikâyeleri 80 senedir Batılı çocuklara her gece yatmadan önce okunmaktadır.Я і Майк не спимо біля 48 годин перед видачею кожного сценарію.
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.Він опинився між двома вогнями.
Güven hapiste yatmaktadır.Упокоївся в затворі.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Взимку лягає в сплячку.
Günümüzde İmralı Cezaevi'nde hapis yatmaktadır.Проте сам Колоссус перебуванням у тюрмі дуже пишається.
Toplumsal, ekonomik yaşayışımızın bütün görünüşleri,bu belgelerde yatmaktadır.Всі важливі питання нашого релігійного й національного життя будуть старанно розглядані на її сторінках.
Hücrei saadetteki kabirde yatmaktadır.Спали в кабіні по черзі.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod