Yorgunum, ve yatmak istiyorum.Estoy cansado, quiero irme a la cama.
O yatmaya erken gitmeye başladı.Empezó a irse pronto a la cama.
Yatmaya gitmenizin zamanıdır.Es hora de que os vayáis a la cama.
Yatmaya gidelim.Vámonos a la cama.
Dün gece saat 11:00'de yatmaya gitti.Ayer se fue a la cama a las once de la noche.
Yatmaya gitmeden önce lütfen ışığı kapat.Apaga la luz antes de acostarte, por favor.
Telefon çaldığında yatmaya gitmek üzereydim.Estaba a punto de irme a la cama cuando sonó el teléfono.
Yatma zamanı.Radyoyu kapa.Es hora de irse a la cama. Apaga la radio.
Ben yatmak istiyorum.Quiero irme a la cama.
Onunla yatmamalıydım.No debería haberme acostado con ella.
Dün geç yatmamalıydım.No debería haberme acostado tarde ayer.
Çok geç yatmaya gitti.Me fui a la cama muy tarde.
Dün saat kaçta yatmaya gittin?¿A qué hora te fuiste a la cama ayer?
Daha yatmadın mı sen?¿Todavía no te has ido a la cama?
Yatmadan kısa süre önce yemek yeme.No comas justo antes de acostarte.
Hala yatmadın mı yoksa yeni mi uyandın?¿Todavía no te has acostado o te acabas de despertar?
Sahne 3: Katerina'nın odası Katerina yatmaya hazırlanıyordur.Escena 3: habitación de Katerina Katerina se prepara para ir a la cama.
Sharon ailenin hepsini yatmaya gönderir ve ertesi sabah da internetin var olacağını ısrarla söyler.Sharon manda a todos a dormir, insistiendo que la Internet estará ahí mañana.
Yuva, sonraki kuluçkaya yatmak için veya daha geç yıllarda tekrar kullanılabilir.El nido puede ser reutilizado para la próxima cópula o para los años futuros.
"Yana yatmaz mı?¿No quieres ir a la cama?
Bugün, Salt Lake City Mezarlığı'nda yatmaktadır.Fue enterrado en el Cementerio de Salt Lake City .
Bir yere sinmeyi, pusuya yatmayı da ifade eder.Y para viajar hay que estar despierto, ¿no?
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Actualmente esta en prisión.
Bir seferinde 10 ay boyunca hastanede yatmak zorunda kalmıştır.Había estado en el hospital por un mes.
Wilson şu an San Quentin Hapisanesinde yatmakta.Actualmente se encuentra en la Prisión del Estado de San Quentin.
Yatmadan kuşkonmaz yemek.Historias para no dormir.
Ben yatmak istemiyorum.Non voglio andare a letto.
Mary dün gece geç saatlere kadar yatmadı.Mary è stata sveglia fino a tardi ieri notte.
Sanırım yatmaya gitmemin zamanıdır.Credo sia ora per me di andare a letto.
Yatmaya erken gitmelisin.Dovreste andare a letto presto.
Yatmaya gitmemizin zamanıdır.È ora che andiamo a letto.
Yorgun olduğundan dolayı, yatmaya gitti.Siccome era stanco, andò a letto.
Yatmaya hazırlanıyorum.Mi sto preparando per andare a letto.
Yatmadan önce kapıyı kapa!Chiudi la porta prima di andare a letto!
Rica ediyorum yatmadan önce ışığı kapatmayı unutma.Per favore non dimenticare di spegnere la luce prima di andare a letto.
Hepsi yatmaya gitti.Andarono tutti a letto.
Neden yatmaya gitmiyorsun?Perché non vai a letto?
Saat dokuzda yatmaya gittim ama saat onda uykuya daldım.Sono andato a letto alle nove ma mi sono addormentato alle dieci.
Şu an da cezaevinde yatmaktadır.Finisce anche lui in prigione.
Bu esnada ben iki ateş arasında yatmaktaydım.Questi ultimi si trovarono così presi fra due fuochi.
Tekvin 18:22 Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma.18: 26) Come entrare nelle grazie di una ragazzina.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.Si addormenta fra i coralli durante la notte.
Kış uykusuna yatmazlar ancak soğuk havalarda birkaç gün süren uyuşukluk dönemleri olur.Non effettua migrazioni, tuttavia entra in uno stato di torpore diurno durante le giornate più fredde.
Öğlen uykusuna yatmak için gölgeli köşe bulabilmak imkânsizdir.L'assunzione del farmaco alla sera può determinare un ritardo nell'addormentarsi.
Bu hastalık onu rahatsız etse de o korumasız bir şekilde fahişelerle yatmaya devam etti.Questo lo fece arrabbiare molto, ma continuò ad avere rapporti sessuali non protetti con altre prostitute.
Bu öz ayarlamanın altında iki kuram yatmaktadır.Si conservano solo due Corani fatti su suo ordine.
Terminal safhada yere yatma ve kalkamama gözlenir.Bisogna sdraiarsi a terra e aspettare la fortuna.
Kış uykusuna yatmazlar.Durante l'inverno non entra in letargo.
Yatma vakti.Пора спать.
Ben her zaman yatmadan önce banyo yaparım.Я всегда принимаю ванну перед тем, как лечь спать.
Dün gece saat on ikide yatmaya gittim.Я пошёл спать в двенадцать ночи вчера.
Yatmaya gitmenizin zamanıdır.Вам пора ложиться спать.
Avrupa kıtasına ise bu ülkelerde hastanede yatmakta olan hastalar tarafından getirilmiştir.Они были занесены в Европу из этого региона людьми, которые проходили госпитализацию в названных странах.
Belli ki geceleri Kreacher burada yatmaktadır.К ночи канонада стихла.
Evde bulunan herkes tekrar yatmak için odalarına çekilirler.Они сопровождают всех домашних из комнаты в комнату.
Duvara yakın kıyılarda oturma ve yatma sekileri yapılır.Параллельно подходит к стенам и позирует на кровати.
Wilson şu an San Quentin Hapisanesinde yatmakta.На данный момент находится в тюрьме Сан-Квентин.
Kış uykusuna yatmazlar.В зимнюю спячку не впадают.
Donmuş kristalin içinde Ner’zhul’un ruhu yatmaktaydı.По заснеженному лесу шёл Мороз Иванович.
Yaklaşık 30-40 dakika sürer ve 1 gün hastanede yatma süresi vardır.Это лечение длится около часа, необходимость пребывания в больнице – одни сутки.