yatkın ile cümle
yatkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Aksini yapmaya daha yatkın olsam da, kendimi seveceğim."そうしない方が楽であろうとも」 自ら立ち向かうとは 必ずしも
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Als Folge davon ist er jetzt besonders anfällig für diese schizophrenen Phasen.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Dar, ca un rezultat acum, e predispus la aceste episoade schizofrenice.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.De ennek eredményeként hajlamos ezekre a skizofrén jelenetekre.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Em consequência, ele está sujeito a estas crises esquizofrénicas.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Het resultaat is wel dat hij nu... aanvallen van schizofrenie heeft.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.그러나 그 결과적으로 여전히 그는 이러한 정신분열 치료를 치르기 십상입니다
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Mais, maintenant, il en résulte qu'il est enclin à ces épisodes schizophréniques.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Men ett resultat är att han nu får dessa schizofrena anfall.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Pero como resultado ahora es propenso a estos episodios esquizofrénicos.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Sebagai hasilnya sekarang, dia rawan terhadap periode skizofrenia ini.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Tuy nhiên,cuối cùng anh ta đã gần như hoàn toàn bị tâm thần phân liệt.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Výsledkem je, že je náchylný k záchvatům schizofrenie.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.W efekcie cierpi na ataki schizofrenii.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Но в резултат на това сега е склонен към шизофренични епизоди.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.Но, в результате этого, он подвержен шизофреническим приступам.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.אבל, כתוצאה מכך עכשיו, הוא נוטה להתקפי הסכיזופרניה הללו.
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.ولكن اليوم ونتيجة لهذا فهو معرض لتلك الحالات من الإنفصام
Ama bunun sonucu olarak şimdi, bu şizofrenik dönemlere yatkın.発作を起こしがちでした 最悪の発作が起こると
Ancak bunlar bile yine eksik olmuş olur. Haftada 500 dolar kulağa yatkın mıdır peki?Nhưng tôi không thể cung cấp cho các ông con số chính xác 500 đô-la/1 tuần là con số hợp lý chứ?
Ancak bunlar bile yine eksik olmuş olur. Haftada 500 dolar kulağa yatkın mıdır peki?Но не мога да кажа точни цифри. - $500 на седмица звучи ли разумно?
Ancak düşünürseniz, burada akla yatkın olmayan bazı şeyler var.ولكن إذا فكرنا فيها ، فإنها عدد من الأشياد الغريبة هنا .
Ancak düşünürseniz, burada akla yatkın olmayan bazı şeyler var.奇妙な事があります。 最初にこれを行ったとき、
Aynı zamanda, imparatorun vücudu hafifçe sağa doğru eğilmiş, gerçeğe çok yatkın bir kompozisyon, canlı gibi.Současně to vypadá, že se pravá strana jeho těla pohybuje vpřed a naklání se doprava, celou dobu je tu živost.
Aynı zamanda, imparatorun vücudu hafifçe sağa doğru eğilmiş, gerçeğe çok yatkın bir kompozisyon, canlı gibi.Одночасно, правий бік коня, ніби рухається вперед і нахиляється вправо, Вся скульптура здається живою.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Beaucoup de facteurs de risque, mais il y a une prédisposition génétique au cancer de la prostate.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Inúmeros fatores de risco, mas há uma predisposição genética para o cancro da próstata.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.많은 위험 요소중에서, 전립선암에 끼치는 유전적 경향이 있습니다.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Molti i fattori di rischio, ma esiste una predisposizione genetica al cancro della prostata.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Muchos factores de riesgo, pero hay una predisposición genética al cáncer de próstata.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Sunt mulți factori de risc, dar există o predispoziție genetică să dezvolți cancerul de prostată.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Veel risicofactoren maar er is ook een genetische aanleg voor prostaatkanker.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Viele Risikofaktoren, aber auch eine genetische Disposition.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Wiele czynników ryzyka, ale jest też genetyczna predyspozycja do raka prostaty.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Много рискови фактори, но има генетично предразположение към рак на простатата.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.Множество факторов риска, но существует генетическая предрасположенность к этому виду рака.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.המון גורמי סיכון, אך קיימת נטייה גנטית ללקות בסרטן ערמונית.
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.له عدة مخاطر و لكن هناك قابلية لأن يكون سرطان البروستاتا وراثي
Bir sürü risk faktörü var, ama ayrıca genetik yatkınlık da söz konusu.「遺伝的要因」です 前立腺がんの約10%は
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Así que esta podría ser una razón plausible...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Toto by mohl být docela přesvědčivý důvod...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Więc może być to prawdopodobny powód...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.Досить правдоподібна причина...
Bu akla yatkın bir sebep olabilir.И така, това би могло да бъде правдоподобна причина. . .
Bu akla yatkın bir varsayım.Das scheint nicht verrückt.
Bu akla yatkın bir varsayım.To nevypadá šíleně.
Bu akla yatkın bir varsayım.Δεν δείχνει παράλογο.
Bu akla yatkın bir varsayım.もし、あなたが3%を1%に変更して、
Bu akla yatkın, talep eğrimiz burada.5 % の金利で、このお金から利益を得ます。
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.Czyli jest bardziej prawdopodobne, że te elektrony zostaną oderwane od atomu.
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.Então, você está mais propenso a ceder elétrons.
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.그래서 전자를 내 놓고 싶어합니다.
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.Por lo tanto es más probable para regalar electrones.
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.Så du er mere tilbøjelige til at bortgive elektroner.
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.So sind Sie eher zu verschenken von Elektronen.
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.Takže prvky budou lépe odevzdávat elektrony.
Bu nedenle elektron vermeye daha yatkın olacaksınızdır.Тому електрони відділяються.
Bunlar son derece akla yatkın. .Ma to nawet sens. Wczesniej mówiłem o tym w kategoriach zdrowego rozsądku.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir. Aynı zamanda unuttuğumuz bir fikir.Esa es una idea muy plausible, que ha sido olvidada.
Bu oldukça akla yatkın bir fikir.C'est une idée tout à fait plausible.