Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Pada dasarnya adalah karena wanita tidak layak mendapatkannya.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Sous-entendu, les femmes n'en valent pas la peine.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Subentendia-se que as mulheres não valiam a pena. E ela dizia:
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Tussen de lijnen kon je lezen dat vrouwen het niet waard waren.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Un'affermazione implicita che le donne non meritino tanta attenzione.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Unterschwellig hieß das, Frauen sind es nicht wert.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Và ẩn ý phía sau là những người phụ nữ thì không xứng đáng được như vậy.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Vagy ha le akarom fordítani akkor 'a nők nem érik meg'.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Και το υποτιμούσαν, λέγοντας ότι οι γυναίκες δεν το άξιζαν.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.И подтекста беше, че жените нямат нужда от него.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Подтекст был, что женщины этого не ст́оят.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.זה היה יקר מידיי. ובין השורות, נשים לא שוות את זה.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.والاستنتاج النهائي كان أن النساء لا يستحقن ذلك
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.彼女は女性に価値があることを 主張したのです
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)A my walczymy z pewnymi ogólnymi cechami nowotworu.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Dan anda semacam harus menyerang ide dasarnya di baliknya.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)En je een soort van het algemene idee erachter het aanvallen.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)그리고 여러분의 고정관념을 깨뜨려야 하는 것이 있는데
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Řešením je cílit na její základní podstatu.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Trebuie să ataci ideea din spatele ei.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Und dass du irgendwie, das zugrundeliegende Prinzip angreifen musst.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Y tienes que atacar a la idea general detrás de él.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)Трябва да се атакува принципа.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)יש להלחם בעקרון של הסרטן.
Ve bir manada kanserin temelinde yatan fikre saldırman gerekiyor.(mutasyona yol açan sebeplere)وأنت لديك نوع من مهاجمة الفكرة العامة وراء ذلك.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.創造神は言っています
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.A razão para este comportamento é explicitamente religiosa.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.De achterliggende gedachte voor dit gedrag is expliciet religieus.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.E la ragione per questo tipo di comportamento è esplicitamente religioso.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.És ennek a viselkedésnek az alapja nyíltan vallási eredetű.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Et la logique de cette pratique est clairement religieuse.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Iar unui asemenea comportament i se găseşte justificarea explicită în religie.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.이 행위들에 대한 이론적 설명은 명백하게 종교적입니다.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Rozumné vysvetlenie pre toho chovanie je explicitne náboženské.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Tällaisen käyttäytymisen perusteet ovat yksiselitteisesti uskonnollisia.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Toto chování se výslovně zdůvodňuje náboženstvím.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Usprawiedliwieniem takiego postępowania jest religia.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Và lý do căn bản của hành động này có liên quan đến tôn giáo một cách rõ ràng.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Y la lógica para este comportamiento es explícitamente religiosa.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Και η λογική πίσω από αυτήν την συμπεριφορά είναι σαφώς θρησκευτική.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Аргументация для поведения - чисто религиозная.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Рационализирането на това поведение е изрично религиозно.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.והרציונל שמאחורי התנהגות זו הוא בפירוש דתי.
Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.والدافع لهذا التشريع هو " ديني بحت "
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.Dat ligt ten grondslag aan je specialisatie.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.E sta alla base della vostra specializzazione.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.Et c'est le fondement de votre spécialisation.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.Isso fundamenta a especialização.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.그리고 여러분의 특화의 기저에 있는 것입니다.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.Nó là căn bản của quá trình chuyên biệt.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.Și asta stă la baza specializării fiecăruia.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.To podstawa waszych specjalizacji.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.Und das unterliegt Ihrer Spezialisierung.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.Y en esto subyace su especialización.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.И это определяет вашу специализацию.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.І це є основою вашої спеціалізації.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.וכל זה נמצא בבסיס ההתמחות שלכם.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.وهذا يعزّز تخصصك.
Ve bu, sizin özelleşmenizin altında yatandır.それが多くの技能と能力を持つあなたが
Ve fetüsün bu belirlemelerinin temelinde yatan annesinin yedikleridir.A základem těchto předpovědí je hlavně to, co matka jí.