Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.저는 그 움킨 것을 찢으려 하는 사자 같으며 은밀한 곳에 엎드린 젊은 사자 같으니이다
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Mereka seperti singa yang mau menerkam mangsanya, singa muda yang menghadang di tempat tersembunyi
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Nó giống như sư tử mê mồi, Như sư tử tơ ngồi rình trong nơi khuất tịch.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Nó giống như sư_tử mê mồi , Như sư_tử tơ ngồi rình trong nơi khuất tịch .
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.On dirait un lion avide de déchirer, Un lionceau aux aguets dans son repaire.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Parcă ar fi un leu lacom după pradă, un pui de leu, care stă la pîndă în culcuşul lui.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Parecem-se com o leão que deseja arrebatar a sua presa, e com o leãozinho que espreita em esconderijos.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Podoben je sovražnik moj levu, ki želi raztrgati, mlademu levu, ki čepi v skrivališču.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Se parecen al león que anhela la presa, o al cachorro de león que se agacha en secreto
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.simili a un leone che brama la preda, a un leoncello che si apposta in agguato
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Ως λεων επιθυμων να κατασπαραξη και ως σκυμνος, καθημενος εν αποκρυφοις.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.Всеки един от тях прилича на лъв, който желае да разкъса. И на лъвче, което седи в скришни места.
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.דמינו כאריה יכסוף לטרוף וככפיר ישב במסתרים׃
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.مثله مثل الاسد القرم الى الافتراس وكالشبل الكامن في عرّيسه
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.他 像 獅 子 急 要 抓 食 、 又 像 少 壯 獅 子 蹲 伏 在 暗 處
Tıpkı parçalamak için sabırsızlanan bir aslan, Pusuya yatan genç bir aslan gibi.他 像 獅子 急要 抓 食 、 又 像 少 壯獅 子 蹲伏 在 暗處
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirDie Behandlung und Wiederverwendung von Abwasser wird vor allem im südlichen Europa praktiziert.
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirKulutustottumukset ovat avainasemassa luonnonvarojen käytössä ja jätteen syntymisessä
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirLas pautas de consumo son factores clave del uso de recursos y la generación de residuos
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirV Európe sa odpadová voda opätovne využíva predovšetkým v južnej Európe.
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirVzorcipotrošnjesoključnagonilnasilarabenaravnihvirov in nastajanja odpadkov
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirWzorce konsumpcji są kluczowym czynnikiem determinującym wykorzystywanie zasobów i wytwarzanie odpadów
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirΣτην Ευρώπη, η επαναχρησιμοποίηση λυμάτων εφαρμόζεται κυρίως στη νότια Ευρώπη.
Tüketim kalıpları, kaynak kullanımının ve atık oluşumunun altında yatan başlıca nedendirотпадъчните води се използват повторно главно в южната част Европа.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Acreditamos que há uma teoria unificada na base de todas as regularidades.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Credem că există o teorie unificată la baza tuturor regularităţilor.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Creemos que hay una teoría unificada tras todas las regularidades.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Noi crediamo che ci sia una teoria unificata dietro tutte le regolarità.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Nous pensons qu'il y a une théorie unifiée qui sous-tend toutes les régularités.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Úgy gondoljuk, hogy létezik egy egyesített elmélet ami ennek az alapját képezi.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Věříme, že existuje jednotná teorie podpírající všechny zákonitosti.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Veríme, že existuje zjednotená teória, ktorá je základom všetkých zákonitostí.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Wierzymy że za tymi wszystkimi regularnościami kryje się zunifikowana teoria.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Wij geloven dat er een verenigende theorie ten grondslag ligt aan alle regelmatigheden.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Wir glauben es gibt eine einheitliche Theorie die all den Gesetzmäßigkeiten zugrunde liegt.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Вярваме, че има една единна теория, описваща всички закономерности.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Ми віримо, що існує об'єднана теорія, яка є основою усіх закономірностей.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Мы верим, что есть общая теория, лежащая за всеми закономерностями.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.A oto jest podstawowa siatka krawędzi.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.E aqui está a estrutura de malha subjacente. Esta é a própria Emily.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.E lì c'è la maglia wireframe che è alla base.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.En het onderliggende draadmodel.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Et voici la maquette de base.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.와이어 프레임 그물망도 입혀봤습니다.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Şi iată structura pe care se bazează.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Und hier ist das zugrundeliegende Drahtgitter-Geflecht.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Và có 1 lưới khung dây bên dưới.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Y allí está la malla de la armadura lineal subyacente.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.Και αυτό είναι το υποκείμενο πλέγμα.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.А вот лежащий в основе каркас.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.А ось каркас, що лежить в основі.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.А тук е рамковата мрежа отдолу.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.והנה שכבת הגאומטריה הבסיסית שמתחת.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.وهناك تقع شبكة إطار التشبيك.
Ve altında yatan bir tel kafes örgüsüdür.そしてエミリー本人
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Dawano do zrozumienia, że kobiety nie są tego warte.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.El mensaje sobrentendido era que las mujeres no valían la pena.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.거기에 숨겨진 근거는 "여성들은 그렇게 해 줄만한 가치가 없다" 였는데,
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Mesajul indirect era că femeile nu merită.
Ve altta yatan, kadınların buna değmeyeceğiydi.Och det underförstådda var att kvinnor inte är värda det.