O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.És a ki meghál abban a házban, mossa meg a ruháit, és a ki eszik abban a házban, az is mossa meg a ruháit.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.Ieder die in het huis slaapt of eet, zal zijn kleren wassen.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.In kdor bi spal v hiši, naj si izpere oblačila, in kdor bi jedel v hiši, naj si opere oblačila.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.그 집에서 자는 자는 그 옷을 빨 것이요 그 집에서 먹는 자도 그옷을 빨 것이니라
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.og den som ligger i huset, skal tvette sine klær, og den som eter i huset, skal tvette sine klær.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.Und wer darin liegt oder darin ißt, der soll seine Kleider waschen.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.А който спи в къщата, нека изпере дрехите си; и който яде в къщата, нека изпере дрехите си.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.и кто спит в доме том, тот должен вымыть одежды свои; и кто ест вдоме том, тот должен вымыть одежды свои.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.והשכב בבית יכבס את בגדיו והאכל בבית יכבס את בגדיו׃
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.ومن نام في البيت يغسل ثيابه ومن اكل في البيت يغسل ثيابه.
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.在 房 子 裡 躺 著 的 必 洗 衣 服 . 在 房 子 裡 喫 飯 的 、 也 必 洗 衣 服
O evde yatan ya da yemek yiyen biri giysilerini yıkamalı.在 房子 裡 躺著 的 必 洗 衣服 . 在 房子 裡喫飯 的 、 也 必 洗 衣服
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Alle studerende der dropper ud af skolen, har en grund til at gøre det der er rodfæstet i deres egen biografi.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Cada alumno que abandona la escuela tiene una razón para ello que está enraizada en su propia biografía.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Cada aluno que abandona a escola tem uma razão para o fazer que está enraizada na sua biografia.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Chaque élève qui quitte l'école a une raison qui est enracinée dans sa propre histoire.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Elke scholier die uitvalt, heeft daarvoor een reden die geworteld is in zijn eigen levensbeschrijving.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Fiecare elev care abandonează școala are un motiv care își are rădăcinile în biografia lui.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.För varje student som hoppar av skolan har ett skäl att göra så som är grundat i deras egen biografi.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Jeder Schüler, der die Schule abbricht, hat einen Grund dafür, der in seiner Lebensgeschichte liegt.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Každý student, který předčasně odejde ze školy, k tomu má důvod zakořeněný ve svém způsobu života.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Każdy uczeń rzucający szkołę ma jakiś powód zakorzeniony w jego biografii.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.중퇴하는 모든 학생들은 나름대로의 원인이 있습니다. 그들의 삶의 어딘가에서 기인한 것이죠.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Mindenkinek, aki kibukik az iskolából, megvan rá az oka, amely ok az életútjában gyökeredzik.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Mỗi học sinh bỏ học đều có lí do riêng nó bắt nguồn từ chính sinh lý của chúng.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Ogni studente che abbandona la scuola ha un motivo per farlo che trae origine dalla propria storia.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Semua murid yang putus sekolah punya alasan yang berakar pada riwayat hidup mereka.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Vsak učenec, ki opusti šolanje, ima za to razlog, ukoreninjen v svoji biografiji.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.Всеки ученик, който отпада от училище има причина за това, която се корени в неговата собствена биография.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.У каждого бросающего школу учащегося есть на то причина, уходящая корнями в его биографию.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.У кожного учня, котрий кидає школу, є своя причина, схована у його біографії.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.לכל תלמיד שנושר מבית הספר יש סיבה לכך, שנעוצה בביוגרפיה שלו.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.كل تلميذ ينقطع عن الدراسة لديه سبب متجذر في سيرتهم الذاتية.
Okulu bırakan her öğrencinin hayat hikayesinin altında yatan ilgili bir sebep vardır.理由があります 退屈だったのか 意味がないと思ったのか
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Hasonlatossá lettem a sírba szállókhoz; olyan vagyok, mint az erejevesztett ember.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Jag är aktad lik dem som hava farit ned i graven, jag är såsom en man utan livskraft.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Jeg aktes like med dem som farer ned i hulen; jeg er som en mann uten kraft,
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.사망자 중에 던지운 바 되었으며 살륙을 당하여 무덤에 누운 자 같으니이다 주께서 저희를 다시 기억지 아니하시니 저희는 주의 손에서 끊어진 자니이다
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Men beschouwt mij als iemand die de dood nabij is; alle kracht is uit mij geweken.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Minut luetaan hautaan menevien joukkoon, minä olen kuin mies, jolta voima on poissa.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Počítaný som medzi tých, ktorí sostupujú do jamy; som ako muž bez vlády.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Počten jsem mezi ty, kteříž se dostávají do jámy; připodobněn jsem člověku beze vší síly.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Poczytano mię między tych, którzy zstępują do dołu; byłem jako człowiek bez wszelakiej mocy.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.Sono annoverato tra quelli che scendono nella fossa, sono come un morto ormai privo di forza
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.במתים חפשי כמו חללים שכבי קבר אשר לא זכרתם עוד והמה מידך נגזרו׃
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.بين الاموات فراشي مثل القتلى المضطجعين في القبر الذين لا تذكرهم بعد وهم من يدك انقطعوا.
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.我 被 丟 在 死 人 中 、 好 像 被 殺 的 人 、 躺 在 墳 墓 裡 . 他 們 是 你 不 再 記 念 的 、 與 你 隔 絕 了
Ölüler arasına atılmış, Artık anımsamadığın, İlginden yoksun, Mezarda yatan cesetler gibiyim.我 被 丟 在 死人 中 、 好像 被 殺 的 人 、 躺在 墳墓裡 . 他 們是 你 不再 記 念 的 、 與 你 隔絕了
Önceden Betta'nın kız kardeşi ile yatan!A fost cu sora lui Betta!
Önceden Betta'nın kız kardeşi ile yatan!Ach so, am erste war mit der Schwester von Betta zusammen
Önceden Betta'nın kız kardeşi ile yatan!Chega pra lá!
Önceden Betta'nın kız kardeşi ile yatan!Il était avec la sœur à Betta!
Önceden Betta'nın kız kardeşi ile yatan!To ten co kręcił z siostrą Betty
Önceden Betta'nın kız kardeşi ile yatan!Так она была сестрой Бетты!
Önceden Betta'nın kız kardeşi ile yatan!Той ходеше със сестрата на Бета!
Onun bugüne kadar yaşadığı hayat ve önünde yatan hayat geliyor.그레이스가 살았던 삶과 그녀의 창창할 수 있었던 앞날에 대해 말이죠.
Onun bugüne kadar yaşadığı hayat ve önünde yatan hayat geliyor.何よりも思うのは 最も弱い立場にある者を守るためには
Orada yatan adam babam değil demedim mi sana?Je vous ai dit que mon père n'était pas mort.
Orada yatan adam babam değil demedim mi sana?Mondtam, hogy az apám nem halt meg.
Orada yatan adam babam değil demedim mi sana?Δεν σου είπα ότι αυτός ο νεκρός άντρας δεν είναι ο πατέρας μου;!