Galois bunların altında yatan simetrinin aslında tamamen aynı olduğunu gösteren bir dil geliştirmiştir.根底にある対称性は 完全に同一だと言えるのです この例は6-3-2の対称性と呼ばれています
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A gdy było o północy, uląkł się on mąż, a obróciwszy się, ujrzał, a oto, niewiasta leży u nóg jego.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A když bylo o půl noci, ulekl se muž ten a zchopil se, a aj, žena leží u noh jeho.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.A stalo sa o polnoci, že sa preľakol muž a prihnul sa, aby videl, a hľa, nejaká žena ležala pri jeho nohách.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Au milieu de la nuit, cet homme eut une frayeur; il se pencha, et voici, une femme était couchée à ses pieds.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Da es nun Mitternacht ward, erschrak der Mann und beugte sich vor; und siehe, ein Weib lag zu seinen Füßen.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.In zgodi se opolnoči, da se mož prestraši in se obrne, kajti glej, žena mu leži pri nogah!
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.밤중에 그 사람이 놀라 몸을 돌이켜 본즉 한 여인이 자기 발치에 누웠는지라
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.La miezul nopţii, omul s'a speriat; s'a plecat, şi iată că o femeie era culcată la picioarele lui.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Midt på natten blev mannen opskremt; han bøide sig frem og fikk se at der lå en kvinne ved hans føtter.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Nửa đêm, Bô-ô sợ hãi, nghiêng mình qua, kìa thấy một người nữ nằm tại dưới chơn mình.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Nửa_đêm , Bô - ô sợ_hãi , nghiêng_mình qua , kìa thấy một người nữ nằm tại dưới chơn mình .
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Ora, pela meia-noite, o homem estremeceu, voltou-se, e viu uma mulher deitada aos seus pes.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Puoliyön aikana mies säikähti ja kumartui eteenpäin; ja katso, nainen makasi hänen jalkapohjissaan.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Történt pedig éjfél tájon, hogy felrettent a férfiú, és odafordult. És ímé: asszony fekszik az õ lábainál.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Ved Midnatstide blev Manden opskræmt og bøjede sig frem, og se, da lå der en Kvinde ved hans Fødder.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Vid midnattstiden blev mannen uppskrämd och böjde sig framåt och fick då se en kvinna ligga vid hans fötter.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.Και προς το μεσονυκτιον εξεστη ο ανθρωπος και συνεταραχθη και ιδου, γυνη εκοιματο παρα τους ποδας αυτου.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.В полночь он содрогнулся, приподнялся, и вот, у ног его лежит женщина.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.И около среднощ човекът се стресна и обърна; и ето жена лежеше при нозете му.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.ויהי בחצי הלילה ויחרד האיש וילפת והנה אשה שכבת מרגלתיו׃
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.وكان عند انتصاف الليل ان الرجل اضطرب والتفت واذا بامرأة مضطجعة عند رجليه.
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.到 了 夜 半 、 那 人 忽 然 驚 醒 、 翻 過 身 來 、 不 料 有 女 子 躺 在 他 的 腳 下
Gece yarısı adam ürktü; yattığı yerde dönünce ayaklarının dibinde yatan kadını ayrımsadı.到了 夜半 、 那人 忽然 驚醒 、 翻過 身來 、 不料 有 女子 躺在 他 的 腳下
Gerçek siz, hayatın oynattığı bir kukla değil. İçinizde yatan gerçek siz, evrenin ta kendisi.Il vero "Te" non è un pupazzo comandato dalla vita; il vero, più profondo "Te", è l'intero universo.
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.Faktem jest, że wydarzenia ostatniej wojny rozpoczęły się od zabicia Hamida, który jest pochowany tutaj.
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.Resnica je, da se časovna črta, ki zaznamuje začetek zadnje vojne, začne z ubojem tukaj pokopanega Hamida.
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.Sanningen är att tidslinjen för det senaste kriget inleddes med Israels dödande av Hamid, som är begravd här.
Gerçek şu ki, son savaş burada yatan Hamid'in öldürülmesiyle başladı.الحقيقة أن التسلسل الزمني لأحداث الحرب الأخيرة بدأ بقتل إسرائيل لحميد، المدفون هنا.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor a stat nemişcat pe toată durata în locul în care locatarii au prins -l.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor berbaring tak bergerak sepanjang waktu di tempat di mana penghuni pondokan telah menangkap dia.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor đã Lain động toàn bộ thời gian trong vị trí nơi mà các lodgers đã bị bắt anh ta.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor era rimasto immobile per tutto il tempo nel punto in cui gli inquilini aveva preso di lui.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor était resté immobile pendant toute la durée de l'endroit où les locataires ont pris lui.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor feküdt mozdulatlanul az egész időt a helyszínen, ahol a lakók már fogott rá.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor gelegen had de hele tijd doodstil op de plek waar de kostgangers had gevangen hem.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor hade legat orörlig hela tiden på den plats där den inneboende hade fångat honom.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor hatte regungslos die ganze Zeit in der Stelle, wo die Mieter gefangen hatten gelegen ihn.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor havde ligget stille hele tiden i stedet, hvor lejere havde fanget ham.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor je ležala negibno ves čas v mestu, kjer je gostom ujela njega.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor ležal nehybne po celú dobu v mieste, kde sa hosťom chytil ho.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor leżał nieruchomo przez cały czas w miejscu, gdzie lokatorzy złapał niego.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor ležel nehybně po celou dobu v místě, kde se hostům chytil ho.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor oli maannut liikkumatta koko ajan paikalla, jossa vuokralaisia oli kiinni häntä.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor tinha ficado o tempo todo imóvel no local onde os inquilinos tinham capturado ele.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Gregor είχε ξαπλώσει ακίνητος ολόκληρο το χρόνο στο σημείο όπου ο ενοικιαστές είχαν αλιευθεί αυτόν.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.그레거 lodgers 잡아서 있던 자리에 움직이지 전체 시간을 설명해주했다 그.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Грегор е лежал неподвижен през цялото време, в място, където бяха уловили туристи него.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Грегор лежав нерухомо весь час в тому місці, де мешканці спіймали його.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.Грегор лежал неподвижно все время в том месте, где жильцы поймали его.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.גרגור שכב ללא תנועה כל הזמן במקום שבו הדיירים תפסו אותו.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.وكان غريغور منام بلا حراك طوال الوقت في المكان الذي اشتعلت نزلاء له.
Gregor pansiyonerler çekmişti spot tüm süre hareketsiz yatan onu.彼。 彼の計画の崩壊とをもたらしたおそらくまた弱さに失望
‹‹Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar.Kajti med ljudstvom mojim so brezbožni; preže kakor ptičarji, stavijo pogubne zanke, lové ljudi.
‹‹Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar.내 백성 너희 중에 악인이 있어서 새 사냥군의 매복함같이 지키며 덫을 놓아 사람을 잡으며
‹‹Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar.Nebo nalézají se v lidu mém bezbožníci; střeže jako čižebníci, kteříž lécejí, stavějí osídla, lidi lapají.
‹‹Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar.כי נמצאו בעמי רשעים ישור כשך יקושים הציבו משחית אנשים ילכדו׃
‹‹Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar.لانه وجد في شعبي اشرار يرصدون كمنحن من القانصين ينصبون اشراكا يمسكون الناس.
‹‹Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar.因 為 在 我 民 中 有 惡 人 、 他 們 埋 伏 窺 探 、 好 像 捕 鳥 的 人 . 他 們 設 立 圈 套 陷 害 人
‹‹Halkım arasında kötü kişiler var. Kuş avlamak için pusuya yatanlar gibi Tuzak kuruyor, insan yakalıyorlar.因為 在 我 民 中 有 惡人 、 他 們 埋伏 窺 探 、 好像 捕鳥 的 人 . 他 們設 立 圈套 陷害人