Ana içeriğe geç
Sözlük

yatan ile cümle

yatan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunun çoğunun altında yatan teknolojidir, ve son zamanlarda üssel olarak büyüyen teknolojilerdir.הבסיס לכל זה היא הטכנולוגיה, ולאחרונה,
Bunun çoğunun altında yatan teknolojidir, ve son zamanlarda üssel olarak büyüyen teknolojilerdir.والكثير من هذا سببه التكنولوجيا، وأحدث،
Bunun çoğunun altında yatan teknolojidir, ve son zamanlarda üssel olarak büyüyen teknolojilerdir.新技術でした とくに最近では 指数関数的に 成長する技術です
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Daarom kom ik." Hij bukte op te pikken iets wat had al liggend op de grond naast hem toen hij gespoten.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Dlatego wrócę." Pochylił się podnieść coś, co było leżał na ziemi obok niego, kiedy sprzęt.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Ezért jöttem." Lehajolt, hogy vegye fel valamit, ami már már a földön fekszik mellette, amikor vezetékes.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."그게 내가 올 거예요."그는했다 뭔가를 데리러 굴복 그가 piped 때 옆에 바닥에 누워되었습니다.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."To je dôvod, prečo som prišiel." Zohol sa niečo, čo sa ležal na zemi vedľa neho, keď sa potrubím.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."To je důvod, proč jsem přišel." Sehnul se něco, co se ležel na zemi vedle něj, když se potrubím.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Zato sem prišel." On je sklonil, da pobere nekaj, kar je že leži na tleh poleg njega, ko je prenesen.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."Ето защо аз дойдох." Той се наведе да вземе нещо, които са лежи на земята до него, когато той свиреха.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan."בגלל זה אני בא." הוא התכופף כדי להרים משהו שהיה היה שוכב על האדמה לידו כאשר הוא צייץ.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan.واضاف "هذا هو السبب في أنني قادمة." منحني ان تلتقط شيئا مما كان كان ملقى على الأرض بجانبه عندما بالأنابيب.
"Bu yüzden geldim." O bir şeyi almak için eğik o borulu zaman onun yanında yerde yatan.彼はパイプ時に彼のそばに地面に横たわって。 "私はthの'ガーデンツールを持っている。
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.3 つもあるのは 生殖自体がとても大切だからです それらは 性欲 つまりセックスをしたいという思い
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.De exemplu, avem trei sisteme care stau la baza reproducerii, deoarece e importantă.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Jadi contohnya kita memiliki tiga sistem yang mendasari reproduksi, karena itu sangat penting.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.그래서 예를들어 우리는 재생산에 근거가 되는 세가지 시스템을 가지고 있는데, 이는 매우 중요하기 때문입니다.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Mamy zatem trzy systemy, odpowiedzialne za rozmnażanie - właśnie dlatego, że jest ono priorytetowe.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Por ejemplo, tenemos tres sistemas que soportan la reproducción, pues es muy importante.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Quindi, per esempio, abbiamo tre sistemi che appoggiano la riproduzione, dato che è così importante.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.So unterliegen unserer Reproduktion gleich drei Systeme, weil das so wichtig ist.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Ví dụ như chúng ta có ba hệ thống tạo ra sự sinh sản, vì nó rất quan trọng.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Например, ввиду важности продолжения рода, имеются три системы отвечающие за него.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.Таким чином, у нас є три системи, які лежать в основі репродукції, бо вона дуже важлива.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.לדוגמה, יש לנו שלוש מערכות בבסיס הרבייה, כי היא כל כך חשובה.
Bu yüzden mesela üremenin altında yatan üç sistemimiz bulunmakta, çünkü o çok önemli.لذلك وعلى سبيل المثال لدينا ثلاثة أنظمة أساسية للتكاثر ، لأنه مهم جداً
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Impactul acestor chipuri și emoțiile din spatele lor mă definesc ca fotojurnalist documentar.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.Обжигающая сила их лиц и эмоций за ними сделала меня фотографом-документалистом.
Bu yüzlerin damga bırakan gücü ve arkalarında yatan duygular beni olduğum belgesel fotoğrafçısı yapan şeyler.その表情の裏にある 彼らの感情を人々に伝える事が 記録報道写真家としての 使命だと信じています こういった気持なくして 人の密やかな感情や
Canlı kurtulanlar esir alınacaklar. Yaralıları, yerde yatan ve ölmek üzere olanları görüyoruz.(Ж) это выжившие в Хиосском сражении, (Ж) которых скоро обратят в рабство.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Afin de trouver une réponse, nous devons d'abord chercher la véritable cause sous-jacente.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Comportamento esse que é destrutivo para o bem estar das pessoas.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Da bi našli odgovor, moramo najprej najti pravi vzrok.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.For at finde frem til svaret, må vi først lokalisere den grundlæggende årsag.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.För att hitta svaret på det måste vi först hitta den bakomliggande orsaken.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Jotta löytäisimme vastauksen, meidän pitää ensin löytää todellisen perustana olevan syyn.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.답을 찾기 위해 우리는 진정한 원인을 찾아야 한다
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Niezależnie, czy to korporacja, religia czy rząd... ...to najważniejszą kwestią jest ochrona samej instytucji.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Pentru a afla răspunsul, trebuie mai întâi să găsim cauza adevărată care stă la baza problemei.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Si queremos saber la respuesta, primero debemos encontrar la verdadera causa de fondo.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Um die Antwort zu finden, müssen wir zuerst die wahre, darunter liegende Ursache finden.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Για να βρούμε την απάντηση, πρέπει πρώτα να βρούμε, την αληθινή υποσκάπτουσα αιτία.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.За да намерим отговора, първо трябва да намерим истинската причина.
Cevabı bulabilmek için öncelikle altta yatan nedeni bulmalıyız.Чтобы найти ответ, мы должны сначала увидеть истинную, тщательно спрятанную, причину.
Connecticut'tan bahsetmiyorum, Ve bu davranışın ardında yatan neden dini.Wir reden nicht über Connecticut.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.A sposób ich rozmieszczenia jest ściśle powiązany z ich funkcjami.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Az, hogy hogyan oszlanak el, kapcsolatban van az alapműködésükkel.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Dan bagaimana mereka tersebar benar-benar berkontribusi pada fungsi mereka.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.E a forma como estão distribuídos realmente contribui para a sua função subjacente.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Esta distribución contribuye realmente a sus funciones subyacentes.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Et la façon ils sont répartis contribue vraiment à leur fonction sous-jacente.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Felul cum sunt distribuiţi contribuie într-adevăr la funcţia lor de bază.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Hun distributie bepaalt hun onderliggende functie.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Jejich distribuce úzce souvisí s tím, jakou vykonávají funkci.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.어떻게 분포되어 있는지가 그들의 기본적인 기능에 중요한 기여를 합니다.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Och hur de är fördelade bidrar i själva verket till deras underliggande funktion.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Og hvordan de er blevet fordelt medvirker til deres underliggende funktion.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Questa distribuzione contribuisce in realtà alla loro funzione di base.
Dağılımlarının altta yatan fonksiyonlara bütük katkısı vardır.Und die Art und Weise, wie sie verteilt sind, trägt sehr zu ihrer eigentlichen Funktionsweise bei.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yatan ile cümle - Sayfa 12 - yatan kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App