Bazı evlerde yatak, hatta oturma mobilyası yerine kullanılmaktadır.一部のサークルの部室、合宿所としても利用されている。
Bakır, mermer, altın yatakları var.プラスチックの椅子、大理石の床。
Tamamında 73 yatak vardır.総数76町。
10 Ekim 2014 tarihinde 150 yataklı yeni hastane binasına taşınarak hizmet vermeye devam etmektedir.2016年11月15日 かくりよの宿飯 六 あやかしお宿に新米入ります。
Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.父は私に寝床の中で本を読むなと言いました。
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.1981年12月17日,他被发现死在地拉那他的卧室裡,头部有枪伤。
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.我起床,走进客厅(只穿着晨衣)见他们。
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.卧室一般容纳四或五个孩子。
Yazmayı sürdüremez ama Şvayk'ın bölümlerini Lipnice köyündeki yatak odasında dikte eder.他不能写作後,在Lipnice村家里的卧室里口述帅克的章节。
Erkekler merdiveni üzerinde yedi yatakhane bulunur.各月台都設有七條樓梯。
Üç yaşında babasının yatak odasında babasının saraç iğnesiyle sol gözüne hasar verdi.三岁时,布莱叶在他父親的工铺中試用缝纫锥時誤将左眼戳伤。
Özellikle bu tür bölgelerdeki yatakhaneler, yemekhanelerin etrafı istihkâm duvarıyla çevrilmektedir.這些山小屋的客廳與客房內多掛著御嶽神社的掛軸。
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.伊莎贝拉生下孩子后在床上躺了六个星期。
Panikleyerek yatak odasına saklanır.上崩于避暑山庄行殿寝宫。
İlçemizde konaklama tesisi olarak 60 yataklı Belediyemize ait bir otel mevcuttur.粗體為26座問題公屋之一。
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.另外,各鐵路局本型機車所用車號、配屬局字體亦有所不同。
Siyah kunduz kürkünden bir yatakta uyur.睡覺中的白臉雞尾鸚鵡。
Rulmanlı yatak çesitleri Çalışma prensibi Animasyonlar Early Bearing Failure Detection选举过程演示 基础入门动态演示 Link Failover troubleshoot
Bazı maden yatakları çok önemlidir.有几个遗址土墩更加重要。
Yatak odası Uyku tulumu Beşik Barış Yatağı琴书堂 扶风堂 敦厚堂 五经堂 孝思堂
İkincisi ise, ana minerali pentlandit (Ni, Fe)9S8 olan magmatik sülfit yataklarıdır.第二種是帶磁性的硫礦床,主要礦物為鎳黃鐵礦:(Ni, Fe)9S8。
Hastanelerin sayısı 103 olup, bunlarda 13 bin yatak bulunmaktadır.床位4.5万张,其中医院床位3.9万张。
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.10대 시절 울스턴크래프트는 어머니를 지키기 위해 어머니 방으로 들어가는 문지방을 베고 눕곤 했다.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.그로 인하여 그녀는 3개월 동안 침상에 누워있었다.
Diğer yatakta ise Michael uyumaktadır.잠자리 복불복에서 김종민이 우승.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.응급실 응급실은 병원 단계의 관문이다.
279 Otel ve yaklaşık 165.000 yatak.약 27만 5천채의 집이 파괴되어 167만명의 이재민이 생겼다.
Annesinin yatak odasında Hamlet ile Gertrude arasında bir tartışma çıkar.그녀는 방 문제가 길버트와 다투게 된다.
1955 yılında 10 yataklı Sağlık Merkezi açıldı.1955년에는 소득 연동형 의료보험이 도입되었다.
Otho'yu kendi yatak odasına saklar ve ona bu odada olacak konuşmaları çok dikkatle dinlemesi talimatını verir.아라비스는 그 방에 숨어서 모든 계획을 엿듣게 된다.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.어떤 동물도 침대에서 자서는 안 된다.
2007 yılında yatak odasında kendisini tavana asarak intihar etmiştir.2013년 사무실에서 목을 맨 채 자살하였다.
Yoğun Bakşm Bölümü'nde 42 yatak bulunuyor.숙박시설로 객실 24개 야영장 45개를 가지고 있다.
Burada ana kabul odası ve yatak odaları yer alır.קומה זו מכילה את חדרי השינה וחדרי קבלת הפנים העיקריים של הבית.
Watch Hill, Rhode Island'ta bulunan sekiz yatak odalı bir yazlık eve sahiptir.בנוסף, היא מחזיקה בבית קיץ בן שמונה חדרי שינה בכפר החוף ווטש היל, רוד איילנד.
Maden yatakları olduğu için burada yaşayan Rusların koyduğu isim olarak kalmıştır.שמות הרחובות שונו לשמות רוסיים, אם כי שם העיר נשאר כשהיה.
Proust son üç yılını büyük ölçüde yatak odasında geçirdi.פרסי שוכב מעולף במשך שלושה ימים במחנה החדש.
Hastane 250 yataklı olup 31 polikliniğe sahiptir.בית החולים כולל 284 מיטות אשפוז וכן 31 עריסות ילודים.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.לאחר מכן הם צרו על עכו במשך שישה חודשים.
Kazakistan'da 1225 tür mineral ihtiva eden 493 yatak bulunmaktadır.נכון לעכשיו, ידועים 493 מרבצים המכילים 1225 סוגים של חומרי גלם מינרליים.
Çıkıştan giren Doktor kendisini antik bir yatak odasında bulur.הדייר שנלקחה ממנו מיטתו יצטרך למצוא מיטה אחרת.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.להימנע ממיקום המיטה מול הדלת.
Odanın birisi, oturma odası, yatak odası ve mutfak olarak kullanılıyordu.חלל זה משמש כחדר שינה, חדר מגורים ומטבח.
Ağustos 1984'te Dalí, kaledeki yatak odasında bilinmeyen bir sebepten çıkan yangında bacağından yaralandı.בשנת 1984 פרצה שריפה בחדר השינה שלו בנסיבות לא ברורות.
Hasta gözleri kapalı yatakta yatıyordu.החולה שכבה במיטה, כשעיניה עצומות.
Hasta gözleri kapalı yatakta yatıyordu.החולה שכב במיטה, עיניו עצומות.
Başkan yatakta kaldı.הנשיא נשאר במיטה.
Safran lifleri yataklara serpilmiş ve melankoli krizlerini iyileştirmek için sıcak çaylarla karıştırılmıştır.Шафранови нишки са разпръсквани по леглата и слагани в горещи чайове като лек срещу пристъпи на меланхолия.
Halen beldedeki yatak kapasitesi 1000'e ulaşmıştır.Капацитетът на болницата след завършването е 1000 легла.
Şehir, zengin demir cevheri yatakları yanında kurulmuştur.В близост до града са намерени богати залежи на желязна руда.
Karısının oda hizmetçisi olan Emilia hemen yatak odasına girmiştir.Задбудоара на императрицата се намира нейната спалня.
1955 yılında 10 yataklı Sağlık Merkezi açıldı.През 1940 г. е открита болница с 15 легла.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.Някои носилки наподобяват болнично легло.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Скромната му стая е обзаведена само с маса, стол и креват.
Kadın hastalanarak yataklara düşer.Пациентът ляга удобно на леглото.
Karısı ölümcül bir hastalığa yakalandığı için yataktan kalkamamaktadır.Съпругата му не е умряла поради болестта си.
Bazı maden yatakları çok önemlidir.С важно значение са минералните води.
Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.Баща ми ми каза да не чета книга в леглото.
En yaygın konaklama şekli otellerdir (41,123 yatak) ve ardından aile otelleri (11.374 yatak) gelir.Najčešći oblik smještaja su hoteli (41.123 kreveta), a slijede obiteljski hoteli (11.374 kreveta).
En fazla yatak bulunan bölgeler Tiflis - 17,796 (%27,1) ve Acara - 12,126 (%18,5).Područja s najviše kreveta bili su Tbilisi - 17,796 (27.1%) i Adjara - 12,126 (18.5%).