Ana içeriğe geç
Sözlük

yatak ile cümle

yatak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O, yatakta yatıyordu.Han lå på sengen.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Som tenåring brukte Wollstonecraft å legge seg utenfor sin mors soverom for å beskytte henne.
Bu hastane 800 yataklıdır.Sykehuset har 408 senger.
Proust son üç yılını büyük ölçüde yatak odasında geçirdi.Proust tilbrakte de siste tre årene av sitt liv på rommet sitt.
Sedimenter yapıdaki maden yatakları.Bygdesenter i Tørdal.
Geç Dönem'de yukarı Mısır'da demir yatakları bulundu ve işletildi.Jernforekomster ble funnet i Øvre Egypt og ble utvunnet i senepoken.
Yatakta Oliver, Elio'ya "Beni adınla çağır ve ben de seni adımla çağıracağım" der.Di tempat tidur, Oliver berkata pada Elio, "panggil aku dengan namamu dan aku akan memanggilmu dengan namaku".
Swift bunu söyledikten sonra ayağa kalkmış ve yatak odasına giderek The Story of Us şarkısını yazmıştır.Kemudian Swift berdiri dan berlari menuju kamar tidurnya dan menulis lagu "The Story of Us".
1889 Eylül'ünde Arles'da Yatak Odası tablosunun iki versiyonunu daha yaptı.Pada September 1889, ia membuat dua versi baru lukisan Kamar Tidur di Arles.
Diğer büyük nikel yatakları ise Fransa (New Caledonia), Avustralya, Küba ve Endonezya'dadır.Deposit nikel lainnya ditemukan di Kaledonia Baru, Australia, Cuba, dan Indonesia.
Petrol yataklarınca zengindir.Menjadi kaya sambil tidur dengan investasi saham .
Bu olaya yataklama adı verilir.Itulah yang disebut senjang.
Theodore yatakta uzanırken yaptıkları sohbetin sonrasında birbirlerine veda ederler ve Samantha gider.Mereka mengucapkan selamat tinggal dengan romantis, lalu Samantha pergi.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Umumnya ia ditemukan di tempat tidur, kursi, atau sofa.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.Bahkan tak mengerti kenapa harus tidur sekamar.
Her yatak odasına duş/banyo en suite sağlayan ve birinci sınıf lisans öğrencileri ve masters öğrencileri için.Membuat kamar mandi / kamar kecil siswa maupun guru.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Iapun diserang oleh Kuntilanak di tempat tidurnya.
Konaklama için 32 yataklı bir otel ve 2 adet ağaç ev bulunmaktadır.32 rumah dan 12 hotel dari kayu atau plastik.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.Ia dianjurkan untuk beristirahat total selama 6 bulan di atas ranjang.
Park, dünyanın en zengin dinozor fosil yataklarından biri olduğu için meşhurdur.Taman tersebut dikenal karena menjadi salah satu tempat ditemukannya fosil dinosaurus terbanyak di dunia.
TOBB ETÜ Hastanesinde, 100 yatak kapasitesi ve 8 ameliyathane bulunmaktadır.Rumah tinggalnya berkapasitas 100 orang dengan delapan kamar mandi, serta berlistrik.
Bünyesinde 100 yataklı bir hastane vardır.Sebuah rumah sakit umum militer berdaya tampung 130 tempat tidur dibangun.
Altın bir yatakta yatan zengin bir adam var.Seorang laki-laki kaya yang tidur diatas tempat tidur emas.
Yatakta Oliver, Elio'ya "Beni adınla çağır ve ben de seni adımla çağıracağım" der.Nằm trên giường, Oliver nói với Elio, "Gọi anh bằng tên em và anh sẽ gọi em bằng tên của anh."
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Tôi ra khỏi giường và vào phòng khách (chỉ khoác thêm áo choàng) và đi một mình, và gặp họ.
Mamafih bu sözler aramızda kal­sın. / Üç gündür yataktan çıkamıyor.Để nói về một khoảng thời gian cụ thể: No dormí por tres días. = Tôi không ngủ trong ba ngày.
İkincisi ise, ana minerali pentlandit (Ni, Fe)9S8 olan magmatik sülfit yataklarıdır.Quặng thứ hai là sulfua magma, thành phần chính là pentlandit (Ni,Fe)9S8.
Sparafucile Dük'e zemin katta bir yatak odası verir.Sparafucile cho anh phòng ngủ tầng trệt.
Bir yatakodası.Phòng ngủ Phòng
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Rick đang trải chăn ra nền phòng ngủ.
Maden yatakları zengin bir alman şehridir.Piatra Neamţ là một thành phố România.
Yatak odasını karanlık ve sessiz kılmak gerekir.Khuyến nghị bố trí môi trường ngủ yên tĩnh, đủ tối và mát mẻ.
Aust-Agder'in güneyinde, nikel cevheri ve maden yatakları yoğundur.Trên cao nguyên Sơn La có mỏ đồng và niken.
29 Eylül 1902'de, yatak odasındaki şömineden sızan dumandan zehirlenerek öldü.Ngày 29 tháng 9 năm 1902, Émile Zola đột ngột qua đời vì bị ngạt ngay trong nhà của mình khi ống khói bị tắc.
Bir nehrin suları genellikle yatak dediğimiz doğal bir kanal içinde akar.Chợ nổi là một loại hình chợ thường xuất hiện tại vùng sông nước được coi là tuyến giao thông chính.
Safran lifleri yataklara serpilmiş ve melankoli krizlerini iyileştirmek için sıcak çaylarla karıştırılmıştır.Sợi saffron cũng được trải khắp giường và pha vào trà nóng để chữa những cơn u sầu.
Bu hastane 800 yataklıdır.Bệnh viện có 560 giường.
İmparator'un yatak odası Octagon'u içermekteydi.この宮殿には皇帝の寝室 Octagon があった。
Mum ışığıyla yatakta kitap okurken 29 Ocak 1916'da, Markham yatak örtülerini yakıp dumanla zayıf düşürüldü.1916年1月29日、マーカムはベッドの中で、蝋燭の明かりで書を読んでいる間に、その火が寝具に燃え移り、その煙を吸ってしまった。
2010 yılında kocası, Belgravia, Londra'da altı yatak odalı bir ev satın aldı.2010年、マリアテギはロンドンの高級住宅街であるベルグレイヴィアに6室の寝室を持つ邸宅を購入した。
Panikleyerek yatak odasına saklanır.寝室で神隠しに遭いかける。
Dışarıda ya da yatakta bir şeyler yazmak.また、ベッドの中や下に物を隠すクセがある。
Bedeni de yattığı yatakta, tam anlamıyla bir kan gölünün ortasında kalmıştı.彼の身体も、横になっていたベッドも、文字通り一塊の血糊となっていました。
Adada değerli fosfat yatakları vardır.島に燐、石灰がある。
Köyde demir yatakları bulunmaktadır.床には鉄の絨毯が敷いてある。
Mevcut 340 yatak kapasitesi ile vakıf üniversitelerinin hastanelerinden çok daha büyüktür.市立病院としては大規模で、病床数733床は大学病院クラスである。
Yatak kapasitesi ise 2012 Mart ayında 160'a yükseldi.1980年3月 - 160床に増床。
Petrol endüstrisi, potansiyel hidrokarbon yatakları bulmak için foram gibi mikrofosillere çok güveniyor.石油産業は以前は油層の候補を見つけるために有孔虫などの微化石に依存していた。
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.わらわはあのベッドでなければ寝れんのじゃ。
Zengin yatakları bulunmadığından, berilden elde edilir.雨天の場合は屋外に掲揚してはならない。
İlçe merkezinde 200 yataklı Devlet Hastanesi bulunmaktadır.病院医院200軒を客先としていた。
Ölümünden bir hafta önce aşırı derecede hastalanmıştır ve zamanının çoğunu yatakta geçirmiştir.晩年、彼は病に伏し、その殆どの時間を病床で過ごした。
Diğer yatakta ise Michael uyumaktadır.ベッドの中でトムは寝ていた。
Hastane 100 yataklıdır.病床数は100床。
Poltava'nın birçok yerinde doğal gaz ve petrol yatakları vardır.プル川流域には天然ガスや石油資源が豊富である。
Hastalara yatak istirahati tavsiye edilir.患者相談室を設置。
O hastalıklı bir çocuktu ve hatta bir yıl süren bir yatak istirahati almak zorunda kaldı.子供の頃は病弱で、寝たきりで1年間過ごしたこともあるという。
Burada ana kabul odası ve yatak odaları yer alır.主たる応接室と寝室がある。
540 Yataklıdır.病床数450床。
Norilsk'te dünyanın en büyük nikel-bakır-paladyum yatakları bulunmaktadır.ノリリスク-タルナフ近郊には、世界最大のニッケル・銅・パララジウム鉱床がある。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yatak ile cümle - Sayfa 30 - yatak kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App