2017 yılında toplam 3.894 yatak kapasiteli 60 yeni otel açıldı.Godine 2017. otvoreno je 60 novih hotela s kombiniranim brojem kreveta od 3,894.
2017'den 2019'a kadar toplam 21,216 yatak kapasiteli 194 otelin açılması planlanmaktadır.Od 2017. do 2019. planirano je otvaranje 194 hotela, s ukupnim brojem kreveta od 21,216.
Swift bunu söyledikten sonra ayağa kalkmış ve yatak odasına giderek The Story of Us şarkısını yazmıştır.Kada se Swift vratila kući, razgovarala je s svojom majkom, a kasnije je napisala pjesmu "The Story of Us".
Yatak, üzerinde uyumak ya da dinlenmek için kullanılan mobilya.U njoj djeca spavaju ili se opuštaju.
Ömrünün son on dört yılını tedavisi imkânsız bir hastalığın esiri olarak yatakta geçirmiştir.Zadnjih 40 godina života proveo je kao neizlječiv duševni bolesnik.
Poppea'nın yatak odası.Glembayeva spavaća soba.
Filibe'de zengin demir yatakları bulunmaktadır.U blizinigrada su pronađene bogate naslage željeza.
İkilinin cesetleri banyoya koymasının ardından Lucie, yatakta uyuyakalır.Nakon što ju poljubi u stražnjicu, oboje idu na počinak.
Erkekler merdiveni üzerinde yedi yatakhane bulunur.Provela je sedam tjednana na ljestvici.
Orta çağda,altın, gümüş ve demir yataklarıyla müreffeh bir maden kasabası oldu.U srednjem vijeku Rožňava je bila bogati rudarski grad sa rudnicima zlata, srebra i željeza.
Yataktayken bütün servetini şehrin hasta ve fakirlerine bağışladığını veraset etti.Budući da ih je grad plaćao liječili su sve, bogate i siromašne.
Gayrettepe MFN 1997 yılında kurulmuş olup 103 yatak kapasitelidir.Vrtić se osamostaljuje 1997. godine kada broji 63 djece.
Bölgede zengin altın yatakları bulunmaktadır.U blizini su bogata nalazišta zlata.
(950 yataklı).(1590.)
İçinde 500 yatak ve 20 ameliyat odası bulunmaktadır.Stoga bi se u zgradu mogla smjestiti tri Pentagona i 20 sidnejskih zgrada opere.
ANKAmall bünyesinde 5 yıldızlı, 568 yatak kapasiteli bir otel de bulunmaktadır.V budove sa nachádzajú kancelárie a päťhviezdičkový hotel s 588 izbami.
Sıtmalı hasta devamlı yatakta bulundurulmalıdır.Pacient pritom sedí väčšinou vzpriamene na posteli.
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.Zvyčajne úrad zastávali štyria alebo piati muži.
Tamamında 73 yatak vardır.Obsahuje 73 článkov.
Wollstonecraft annesini korumak için yatak odasının önünde uyumaya başlamıştı.Zato je Wollstonecraftova kot najstnica pogosto ležala pred vrati spalnice svoje matere, da bi jo zaščitila.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.Po tem dogodku je Pij ostal v postelji štiri mesece.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.7. januarja 2006 so ga našli mrtvega v njegovi hotelski sobi s strelno rano na glavi.
Bünyesinde 100 yataklı bir hastane vardır.Bolnišnica je bila navedena kot 100 posteljna splošna bolnišnica.
Karısı ölümcül bir hastalığa yakalandığı için yataktan kalkamamaktadır.Vendar je bila zaradi težke bolezni priklenjena na posteljo.
Tom öğle yemeğine kadar yatakta kaldı.Tom je ostal v postelji do kosila.
Tom öğle yemeğine kadar yatakta kaldı.Tom je ostal v postelji do kosila.
Yatağın baş tarafında bir yatak başı bulunabilir.Prie lovos matyti skrynia.
B&B kavramı İngilizce bed and breakfast (yatak ve kahvaltı) sözcüklerinin kısaltmasıdır.B&B (angl. Bed and breakfast, nakvynė ir pusryčiai) – paslauga, siūlanti nakvynę ir pusryčius.
Hasta yatakları sadece hastanelerde kullanılmamaktadır.Netuneliniai kateteriai naudojami tik ligoninėje.
Hastalığı yatakta 2-3 ay sürdü.Toks ligonis 2-3 d. turi gulėti.
Tamamında 73 yatak vardır.Turi 79 puslapius.
Evdeki yataklar kontrplak yığınları üzerine konulmuştu.Žemaitijoje drobiniai buvo įrengiami virš svečių lovų.
Bu hastane 800 yataklıdır.Viršelyje pavaizduota 800 ligoninės lovų.
Tüm yatakhanelerde, okul personelinden bir gözetmen bulunur.Mokyklos kieme įrengtas pastatas su darbinio mokymo kabinetais.
Bob şimdi bir hafta boyunca yatakta hastadır.Bobas dabar jau savaitę lovoje serga.
Evimin iki yatak odası var.Mano namuose yra du miegamieji.
17 Aralık 1981 günü Tiran'da kafasından kurşunla vurulmuş şekilde yatak odasında ölü bulundu.Ta leiti 17. detsembril 1981 oma magamistoast kuulihaavaga peas.
Mürebbiye geceleri perdeli bir bölmede kızların yatak odalarında uyurdu.Külgmistes kambrites olid tüdrukute suvised magamisasemed.
Dehak acılar içinde kıvranarak yataklara düşer ve hastalığına bir türlü çare bulanamaz.Villu piinleb vastandlike tunnete käes ega saa und.
Bir yatakodası.Üks ettekandjaid.
Dışarıda ya da yatakta bir şeyler yazmak.Säng on voodi või muu magamisase.
3 gün boyunca yataktan kalkamadı.Selle tõttu jäi ta väljakult eemale kolmeks kuuks.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Tegemist oli maa-aluse linnakesega koos magamis- ja tualettruumidega.
Yumuşak bir yatak.Õrn sõda.
Hasta yatakları özel olarak, yatan hastalar için tasarlanmıştır.Haiglaliftid on mõeldud eelkõige haigete veoks.
Daha sonraki on yılını yatakta geçirdi.Viimased neli aastat veetis ta põhiliselt voodis.
Yatak odası ortamı da uyuyabilmek için oldukça mühimdir.Vihmase ilmaga kõlbab magamiseks ka kuusk.
Hasta yatağı kavramı aynı zamanda, hastanelerin yatak kapasitesi için de kullanılmaktadır.Haiglaeelse erakorralise meditsiini põhimõtted on kasutusel ka polaarjaamades.
Bu solukluk dudaklarda ya da tırnak yataklarında da izlenebilir.Samuti võivad need esineda huultel ja suus.
Konaklama için ilçede 50 yataklı Öğretmenevi mevcuttur.Olnud 50 kandidaadiväitekirja juhendaja.
Bünyesinde 100 yataklı bir hastane vardır.Sanatooriumis on 100 voodikohta.
Son iki yılını yataktan çıkamadan geçirmiştir.Minevikus kulges Po teist sängi mööda.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.제 강아지를 10분정도 안아준다던가, 침대에서 일어나 골목 한 바퀴 돈다던가 하는 것과 비슷한거죠.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Cosas como acariciar a mi perro 10 minutos o levantarme y caminar una vez alrededor de la manzana.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Dingen zoals mijn hond 10 minuten lang knuffelen, of uit bed komen en één blokje om gaan.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Na przykład przytulać się do mojego psa przez 10 minut albo przespacerować się choć raz dookoła bloku.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Saker som att kela med min hund i 10 minuter eller få mig ur sängen och gå runt kvarteret endast en gång.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Ting som at kramme min hund i 10 minutter, eller stå ud af sengen og gå rundt om karreen bare én gang.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Veci ako maznanie sa so psom po 10 minút, alebo vstať z postele a spraviť si prechádzku okolo štvrte.
10 dakika köpeğime sarılmak gibi ya da yataktan kalkıp bir kere etrafta yürümek gibi.Неща, като да галя кучето си 10 минути или да стана от леглото и да се разходя около блока поне веднъж.