Panikleyerek yatak odasına saklanır.Sparaliżowany strachem ucieka do swojego pokoju.
Bu bölgelerde daha sonra çok zengin bakır yatakları bulundu.W tej części obszaru spotykane były bogate zadrzewienia grondowe.
Abdopus aculeatus çoğunlukla kıyıya yakın deniz çayırı yataklarında bulunur.Abdopus aculeatus żyje głównie w przybrzeżnych trawach morskich.
Dört yatak odası sayesinde merkez altı kişiye kadar yatılı konuk kabul edebilmektedir.Pokoje gościnne pozwalają na nocleg grup do 40 osób.
Diğer yatakta ise Michael uyumaktadır.Pierre jest zmuszony do spania na ulicy.
279 Otel ve yaklaşık 165.000 yatak.W 1827 roku 9 domów i 56 mieszkańców.
Hasta yatakları sadece hastanelerde kullanılmamaktadır.W Polsce zabieg wykonywany jest wyłącznie w warunkach szpitalnych.
Gece olduğunda herkes yataklarına gider.O zmroku cała grupa idzie spać.
Her gün uşaklar yardımıyla yataktan çıkıyor, uşaklar tarafından giydiriliyordu.Przez cały ten czas księżna była przebrana za pokojówkę.
10 yataklı bu kliniği 50 yataklı bir kliniğe dönüştürdü.Dzięki temu klinika mogła wynająć nowy budynek i powiększyć się do 40 łóżek.
2007 yılında yatak odasında kendisini tavana asarak intihar etmiştir.W marcu 2006 popełnił samobójstwo, wieszając się w celi.
Daha sonraki on yılını yatakta geçirdi.Następne trzy miesiące spędził w Dreźnie.
Kızların merdiveni üzerinde de yedi yatakhane bulunmaktadır.(Her yıl için.)Od ulicy Podgórze odchodzą ku górze cztery ciągi schodów (wszystkie zostały odremontowane w 1977).
Bir yatakodası.Jest kelnerką.
Kıyı boyunca kumtaşı yatakları uzanır.Wzdłuż wybrzeży ciągną się piaszczyste plaże.
Filibe'de zengin demir yatakları bulunmaktadır.W Beninie występują gleby bogate w żelazo.
Hasta yatak istirahatine alınır (1.5-2 ay).Wśród chorych przeważają dziewczynki (1:1,5-2).
Hastalar için balkonunda da birer yatak vardı.W obozie była izba chorych.
Maden yataklarında en çok kömür çıkarılır.Najbardziej boi się, że skończy jako górnik w kopalnie węgla.
540 Yataklıdır.950 łóżek.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Pociągi nocne prowadzą również wagony sypialne i wagony z miejscami do leżenia.
Adada değerli fosfat yatakları vardır.Na wyspach występują złoża fosforanów.
Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.Ojciec zabronił mi czytać książki w łóżku.
Yatak odanı paylaştığın kıza ne oldu?Co stało się z dziewczyną, z którą dzieliłeś pokój?
Dört gündür yatakta hasta.Od czterech dni leży chory.
İkincisi ise, ana minerali pentlandit (Ni, Fe)9S8 olan magmatik sülfit yataklarıdır.De andra är magmatiska svavelfyndigheter där det främsta malmmineralet är pentlandit: (Ni,Fe)9S8.
Yumuşak bir yatak.Lätt underbett.
Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir.De förekommer bara i haven (och i bräckvatten).
Kardeşim Tahsim Güzel mahallesim var uzakta, Hastayım yatıyorum yatakta.Mormodern är sjuk och sängliggande och bor i en stuga i skogen.
Maden yatakları zengin bir alman şehridir.Železná Ruda är en stad i Tjeckien.
2. Sahne Herman kontesin yatak odasında saklanır.Herman gömmer sig i grevinnans sovrum.
Altaussee günümüzde halen Avusturya'nın en büyük tuz yataklarına sahiptir.Gruvan är idag Österrikes största saltgruva.
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.Och när jag kom in i sovrummet såg jag dem...
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.Det är helt enkelt en naken kvinna på en säng vi ser.
Buna ek olarak, daha geliştirilmiş ve kullanışlı yeni lastik mil yatakları kullanılmıştır.Det byggs eller planeras också för många nya skyskrapor.
Bir geriye dönüş sahnesinde Sawyer bir kadınla (Jessica) yataktadır.I nästa scen kastar Knowles sig på en säng.
Slytherin ortak salonu ve yatakhanesi, Hogwarts Gölü'nün altındaki bir zindanda yer almaktadır.Slytherins sovsal och uppehållsrum ligger nere i fängelsehålorna.
Yatak Odasında (özgün adı: In the Bedroom), 2001 ABD yapımı Todd Field filmi.In the Bedroom är en amerikansk film från 2001 i regi av Todd Field.
Bu yataklar şüphesiz Antik dönemde de, hatta daha erken dönemlerde de bilinmekteydi.Har dessa gropar huggits av samma ristare, eller ens i samma tid? 1.
Diana Bertram'ı alıp yatağına sokar ama yatakta Helena vardır.Diana skall uppmana Bertram att möta henne i hennes sovrum där den förklädda Helena istället väntar.
Hamak; uyumak ve dinlenmek için kullanılan, ağ ya da kumaştan yapılan bir çeşit yataktır.Hängmatta är ett upphängt segelduksstycke eller nät avsett att ligga och vila eller sova på.
Hastane 100 yataklıdır.Лікарня розрахована на 100 ліжок.
Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı.Тоді вона пролежала в ліжку 6 місяців.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.У сплячку кроти не впадають.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.Основний сюжет кліпу — Бові на лікарняному ліжку.
Tamamında 73 yatak vardır.73 з них покриті золотом.
Bazı bölgelerde yatak çarşafları ayrıca nakışlandı.В деяких місцях вишивався також поділ сорочки.
Etütler yatakhanelerde etüt salonlarında yapılmaktadır.Спали вони почергово на брудних ліжках.
Erkekler merdiveni üzerinde yedi yatakhane bulunur.Композиція складається з семи чоловічих скульптур, що спускаються сходами.
Bir yatakodası.Вид ліжка.
Meazza, yatakta uyurken bulunmuştu.(Любовно-жартівлива) Ой та спився козак, спився.
Daha sonraki on yılını yatakta geçirdi.Десять років була прикута до ліжка.
Kardeşim Tahsim Güzel mahallesim var uzakta, Hastayım yatıyorum yatakta.Положення хворого під час процедури — сидяче, а при важкому стані — лежаче у ліжку.
Yataklı vagonlar ile kuşetli vagonlar arasındaki fark da mevkiyi göstermektedir.Потяг-трансформер складається як з вагонів зі спальними місцями, так і з вагонів з місцями для сидіння.
Poltava'nın birçok yerinde doğal gaz ve petrol yatakları vardır.В околицях Биткова є родовища нафти і природного газу.
Sofalardan 4'ü yazlık yatak odası biri de musiki sahnesidir.Музична тераса — це і літнє кафе, і четвертий концертний майданчик.
279 Otel ve yaklaşık 165.000 yatak.279 осіб нагороджено за життя та 165 посмертно.
İçinde 500 yatak ve 20 ameliyat odası bulunmaktadır.На його території розташовані 20 ставків і 5 водосховищ.
Panikleyerek yatak odasına saklanır.Напівдемона відводять в спальну.
Oyun paketi, daha çok yatak odaları ve banyo eşyasıyla gelir.Згодом колекція поповнилась спальними і ванними кімнатами.