Ana içeriğe geç
Sözlük

yatak ile cümle

yatak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Atlantik'in ortasında bir koca, Şikago'daki yatak odasında bulunan eşiyle konuşabilecek.Любой муж сможет позвонить из центра Атлантического океана своей жене в спальню в Чикаго.
Altı katlı bir binaydı ve 193 yatak odasına sahipti.Отель представлял собой шестиэтажное здание и имел 193 комнаты.
Kazakistan'da 1225 tür mineral ihtiva eden 493 yatak bulunmaktadır.В настоящее время известно 493 месторождения, содержащих 1225 видов минерального сырья.
Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe…Sonra hayalinizdeki yatak.Ты говоришь себе: «Это последний диван, который понадобился мне в жизни».
İl sınırları içerisinde 1943 yılında demir madeni yatakları keşfedilmiştir.В 1944 году в местных горах были обнаружены залежи железной руды.
Çizgi film, Jerry ve Nibbles'ın yatakta uyumasıyla başlar.Джерри и Нибблз спят в своих кроватках.
Sağlık evi mevcuttur (15 yataklı).1 больница (5 коек).
"Özgürlüğüm yatak odasında".«Come Into My Trading Room».
1955 yılında 10 yataklı Sağlık Merkezi açıldı.В 1921 году была открыта больница на 10 коек.
Şehir, zengin demir cevheri yatakları yanında kurulmuştur.Город был основан рядом с железными шахтами.
URL: YataklarıURL: растений
Yatak Odasında (özgün adı: In the Bedroom), 2001 ABD yapımı Todd Field filmi.«В спальне» (англ. In the Bedroom) — криминальная драма 2001 года режиссёра Тодда Филда.
Dere yataklarında ve su kenarlarında yetişir.Их жилища и скарб уносила с собой вода.
Hotels: Sleeper (Yataklı) tırınız yoksa burada dinlenebilirsiniz.Они выходят на прогалину: хотя бы здесь отдохнуть.
Park, dünyanın en zengin dinozor fosil yataklarından biri olduğu için meşhurdur.Парк знаменит тем, что это одно из крупнейших хранилищ окаменелостей динозавров в мире.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.В комнате с белым интерьером за столом сидит женщина в белом.
Hasta yatak istirahatine alınır (1.5-2 ay).В связи с этим пациенты после инъекции препарата должны находиться в положении лёжа (1½—2 ч).
Yumuşak bir yatak.Мягкая обложка.
Bunların yanı sıra Swift, ailesine Belle Meade, Tennessee'de dört yatak odalı bir ev satın almıştır.Для своих родителей Свифт приобрела четырёхспальный особняк, расположенный в Белле Мидеruen, штат Теннесси.
İkincil olarak ise, plaser yataklarda gözlenirler.А уже в следующую секунду мы видим, как те стискивают кровать.
Bu amaçla, akışkan yataklı kurutucularla kurutulması gerekmektedir.Для этого идентификатор нужно окружить одинарными кавычками.
Çocuk Yoğun Bakşm Bölümün'de yedi yataklı bir oda vardır.Детское отделение интенсивной терапии располагает залом на семь мест.
Tamamında 73 yatak vardır.Больниц 3, с 73 кроватями.
Erkekler merdiveni üzerinde yedi yatakhane bulunur.С платформы поднимается семь лестниц.
Nehrin yatak eğimi %38'dir.Крепость составляет 38 %.
10 yataklı bu kliniği 50 yataklı bir kliniğe dönüştürdü.В селе сооружена больница на 50 коек с поликлиникой.
Ayrıca kent yakınlarında altın ve tuz yatakları bulunmuştur.Населяет солёные и солоноватые воды вблизи Гонконга.
Yatak odasını karanlık ve sessiz kılmak gerekir.В углах уютных тихо и темно.
3 gün boyunca yataktan kalkamadı.Он засыпает на ней на три дня.
Bu dinozorların çamur yataklara yuva yaptıkları tahmin edilir.Для нас было большой неожиданностью, что эти динозавры жили стадами.
Şap (alunit) yatakları Gediz-Şaphane ilçelerinde bulunur.Они спят в пещерах на земле, устланной древесными листьями.
Tarihsel öneminin antik altın madeni yataklarından kaynaklandığı sanılmaktadır.Это самая распространенная гипотеза о происхождении возможных сокровищ Денежной шахты.
Hastane 250 yataklı olup 31 polikliniğe sahiptir.Центр обслуживает пациентов из Иерусалима, имеет 320 коек.
Odadaki eşyalar temelde, bir yatak, iki sandalye ve bir masadan oluşuyor.Всю обстановку его маленькой комнаты составляли кровать, два стола и несколько стульев.
Yatak odası Uyku tulumu Beşik Barış YatağıКойко-место Койко-день Парусиновая койка
Yataktan kalktım ve oturma odasına gittim (sadece geceliğimleydim), ve onları gördüm.فنهضت من سريري وذهبت لغرفة الجلوس وحدي (مرتدية مناكتي فقط) ورأيتهما.
Hepburn, tüm hayatı boyunca Hicks'in bir fotoğrafını " mütevazi tutması" için yatak odasında tuttu.احتفظت هيبورن بصورة لهيكس في غرفة نومها طوال حياتها لـ" بتواضعي."
Rebecca and Eleazar Kralın Yatak Odasında sergilenmektedir."ريبيكا و إليازر" في غرفة نوم الملك.
Resmin merkezinde, yatakta uzanmış çıplak beyaz bir kadın vardır.في وسط اللوحة يوجد سيدة بيضاء اللون، عارية ومستلقية على الفراش.
Bol dökümlü bir hırka giyen Swift evin farklı yerlerinde (mutfak, yatak odası, banyo, hol) görülür.كانت سويفت ترتدي جاكيت صوف مهدل واسع وظهرت في أماكن مختلفة للبيت ( المطبخ و غرفة النوم و الحمام والصالة).
Bir yatakodası.غرفة النوم .
Etütler yatakhanelerde etüt salonlarında yapılmaktadır.تستمتع بشكل خاصً في سجادات الأرض في غرف النوم.
Uyurken yorganı yataktan taşırmamak.و يعني ليس في سريره.
Hastane 100 yataklıdır.جراحة اليوم الواحد 50 سرير.
Esther and Ahasuerus Kralın Yatak Odasında sergilenmektedir."استير و أحشويروش" في غرفة نوم الملك.
Sağlık evi mevcuttur (15 yataklı).قسم طب الأطفال (50 سريرا).
Yatak odaları genellikle dört veya beş kişiliktir.عادة ما تحتوي الأضراس على أربع أو خمس شرفات.
1815'te Goya, "maya gibi görünen bir kadını yatakta çizmekle" suçlandı.في عام 1815اتهم جويا برسم امرأة مستلقاة على السرير تبدو كالماجا.
Şifahane bölümü, hastanenin yataklı kısmıdır.غرفة الطوارئ : ركن من أركان المستشفى.
Hasta yatakları özel olarak, yatan hastalar için tasarlanmıştır.صُممت قاعدة التسعات خصيصًا للمرضى البالغين.
Bazı bölgelerde yatak çarşafları ayrıca nakışlandı.كما تم العثور على أجزاء من السرير في الموقع.
Knut'un sürekli bakıma ihtiyacı olmasından ötürü Dörflein, geceleri yavrunun yanındaki bir yatakta uyuyordu.ولأن كنوت كان بحاجة إلى رعاية دائمة، كان دورفلين مضطراً أن ينام الليالي بجواره.
Deri hücreleri, saç telleri, giysiler ve ortak kullanılan yataklar bulaş kaynağı olabilir.وتُعتبر خلايا الجلد والشعر والملابس وأغطية الفراش مصادر شائعة للتلوث.
Hamak; uyumak ve dinlenmek için kullanılan, ağ ya da kumaştan yapılan bir çeşit yataktır.السرير (الجمع: أَسِرَّة وسُرُر) هو قطعة من قطع الأثاث تستخدم للنوم أو للراحة.
Kabartılmış dikim yatakları iyi akaçlamayı sağlamak için kullanılan geleneksel bir yöntemdir.لكن الأدلة الحالية ير كافية لتبرير الاستخدام الروتيني.
Hasta yatağı kavramı aynı zamanda, hastanelerin yatak kapasitesi için de kullanılmaktadır.كما يستخدم المصطلح في الاستخدامات السريرية مرادفاً لاستخدامات داخل المشفى كإشارة إلى سرير المرض.
Zeliş hizmetçisi ile Kudreti tesadüfen yatakta basmıştır onu o gece evden kapı dışarı eder.فرفضت النوم مع هذا الشخص المحتال مقفلةُ باب غرفتها ليلاً.
Babam bana yatakta kitap okumamamı söyledi.قال لي والدي، لا تقرأ الكتب في السرير.
O güzel ama yatakta çok iyi olduğunu sanmıyorum.انه جميل لكن لا اظن انه يكون مناسب للسرير
2010 yılında kocası, Belgravia, Londra'da altı yatak odalı bir ev satın aldı.Em 2010 o marido comprou seis casas em Belgravia, em Londres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod